📝 580 kelime
🕐 Son Güncelleme: 16:36
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Akdeniz’de meydana gelen ve 267 yolcunun hayatını tehlikeye atan büyük bir deniz faciasıyla sarsıldı. Yüzlerce kişiyi taşıyan “Filo Jet” isimli yolcu gemisinin sulara gömülmesi, ülkede derin bir yasa yol açarken siyaset arenasında da deprem etkisi yarattı. Yaşanan felaketin ardından kamuoyunda yükselen ihmal iddiaları ve artan tepkiler, hükümet kanadında sert kararların alınmasını tetikledi. Başbakanlık, arama kurtarma çalışmaları tüm hızıyla sürerken, kamu vicdanını rahatlatmak ve soruşturmanın selameti açısından en üst düzey siyasi sorumluluk adımı atarak kabinede operasyona gitti.
Denizcilik tarihine kara bir leke olarak geçen olay sonrasında muhalefet kanadından ve sivil toplum kuruluşlarından gelen sert eleştiriler dikkat çekerken, konuya ilişkin Ali Mahir Başarır’dan KKTC Gemi Kazası Açıklaması: Hesap Verilmeli şeklindeki değerlendirmeler de sürecin ulusal boyutta yakından takip edildiğini gözler önüne serdi. Soruşturmanın şeffaf bir şekilde yürütülebilmesi adına atılan adımlar, adadaki tansiyonu bir nebze olsun düşürmeyi amaçlıyor.
Başbakan Ünal Üstel’den Kritik Karar
Yaşanan felaketin ardından Başbakan Ünal Üstel, Polis Genel Müdürlüğü ve adli makamların yürüttüğü tahkikatın hiçbir gölge altında kalmaması için radikal bir karar aldı. Daha önce devreye sokulan idari uzaklaştırma kararlarının kapsamını genişleten Üstel, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın görevden alındığını bizzat kendisine tebliğ etti. Yürütmenin başı olarak gerekli idari tedbirleri almakla yükümlü olduğunu vurgulayan Başbakan, soruşturma sürecinde hiçbir şaibeye yer verilmeyeceğinin altını çizdi. Koalisyon ortağı Yeniden Doğuş Partisi’ne (YDP) yönelik herhangi bir siyasi kasıt taşımadığını belirten Üstel, 4,5 yıldır uyum içinde çalıştıkları Arıklı ile ilgili kararın tamamen hukuki süreçlerin sağlıklı işleyişi için alındığını ifade etti.
Görevden alma kararından hemen önce Bakan Arıklı cephesinden gelen hamleler ise dikkat çekmişti. Türkiye’den bölgeye intikal eden kaza kırım uzmanlarının Ada’da incelemelere başladığını duyuran Arıklı, soruşturma sonuçlanana kadar Limanlar Dairesi’nin yetkilerinin Başbakanlığa devredilmesini talep edeceğini açıklamıştı. Ayrıca yargı önünde tamamen aklanabilmek amacıyla Cumhuriyet Meclisi’ne başvurarak dokunulmazlığının kaldırılmasını isteyeceğini belirtmişti. Ancak bu hukuki ve siyasi savunma hamleleri, Başbakanlık nezdindeki idari tasarrufun önüne geçemedi ve Üstel olağanüstü meclis sürecini beklemeksizin yetkisini kullandı.
Arama Kurtarma Çalışmalarında Acı Haberler Gelmeye Devam Ediyor
Lefkoşa merkezli yürütülen siyasi krizin yankıları sürerken, Girne’de Son Dakika: Liman ve Marinalardan Çıkışlar Yasaklandı kararıyla birlikte deniz trafiğinde denetimler en üst seviyeye çıkarıldı. Bölgede faaliyet gösteren güvenlik güçleri ve uzman ekipler, benzer felaketlerin önüne geçmek için limanlarda sıkı tedbirler uyguluyor.
Diğer taraftan, Türkiye’nin güçlü desteğiyle Akdeniz’in serin sularında aralıksız sürdürülen arama kurtarma operasyonlarında, TCG Işın ve TCG Alemdar gemilerinin enkaz sahasındaki titiz çalışmaları devam ediyor. Enkaz bölgesinden gelen son dakika bilgilerine göre, bir kazazedenin daha cansız bedenine ulaşıldı. Bu acı bulguyla birlikte resmi kayıtlara geçen toplam can kaybı sayısı 9’a yükselirken, karanlık sularda hâlen kayıp olan yolcu sayısının ise 19 olduğu bildirildi. Yetkililer, hem kazanın kesin nedenini ortaya çıkarmak hem de kayıp kişilere ulaşmak için çalışmaların aralıksız süreceğini belirtti.
Kazanın ardından ortaya atılan ihmal zinciri, geçmişte yaşanan benzer olayları da akıllara getirdi. Deniz ticareti ve yolcu taşımacılığındaki güvenlik standartlarının yeniden masaya yatırıldığı bu süreçte, Silivri Gemi Kazasi Son Durum: 10 Kayip Denizci Araniyor haberinde de görüldüğü üzere denizcilik emniyetinin önemi bir kez daha acı tecrübelerle hatırlandı. KKTC’deki adli ve idari soruşturmanın derinleşerek devam etmesi bekleniyor.



