Gündem

TTB’den 12 Eylül Çıkışı: Sağlık ve Yaşam Hakkı Tehdit Altında!

Türk Tabipleri Birliği (TTB), 12 Eylül darbesinin 46. yıl dönümünde yaptığı açıklamada, neoliberal politikaların sağlık hakkını tehdit ettiğini vurguladı.

OKUMA AYARLARI
TTB'den 12 Eylül Çıkışı: Sağlık ve Yaşam Hakkı Tehdit Altında!
TTB'den 12 Eylül Çıkışı: Sağlık ve Yaşam Hakkı Tehdit Altında!
📍 Konum: Ankara, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 402
🕐 Son Güncelleme: 12.09.2026 16:02

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, 12 Eylül 1980 Darbesi’nin 46. yıl dönümünde Ankara’da kapsamlı bir basın açıklaması yayımladı.
  • Açıklamada, darbenin yarattığı antidemokratik ve neoliberal düzenin kamusal sağlık hizmetlerini tasfiye ettiği, hekimleri güvencesizleştirdiği ve sağlığı piyasalaştırdığı belirtildi.
  • TTB, gerçek bir hesaplaşmanın emeğin, örgütlenme özgürlüğünün güvence altına alınması ve nitelikli, ücretsiz kamusal sağlık hizmetiyle mümkün olacağını duyurdu.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, 12 Eylül 1980 Darbesi’nin 46’ncı yıl dönümünde dikkat çekici bir açıklamaya imza attı. Türkiye genelinde yankı uyandıran bu açıklamada, darbenin yarattığı antidemokratik ve neoliberal düzenin bugün de tüm hızıyla sürdüğü vurgulandı. Kamusal sağlık hizmetlerinin tasfiye edildiği, hekimlerin güvencesizleştirildiği ve sağlığın tamamen piyasalaştırıldığına dikkat çeken birlik, iktidara ve topluma gerçek bir hesaplaşma çağrısı yaptı.

12 Eylül döneminin; emeğin, özgürlüklerin, örgütlenme hakkının ve demokratik siyasetin sistematik olarak bastırıldığı karanlık bir dönem olduğu hatırlatılan açıklamada, dönemin baskı politikalarından meslek örgütlerinin de doğrudan nasibini aldığı ifade edildi. TTB’nin darbe sonrasında kapatıldığı, yöneticileri ve dönemin Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Nusret Fişek ile üyelerinin hekimlik değerleri gereği idam cezasına karşı çıktıkları için yargılandığı aktarıldı. Öte yandan, 1982 Anayasası ile meslek örgütü üyeliğinin zorunlu olmaktan çıkarılmasının, örgütsel yapıyı zayıflatmayı amaçlayan bilinçli düzenlemelerden biri olduğu bir kez daha hatırlatıldı.

Sağlıkta Piyasalaşma Politikaları ve Yapısal Krizler

Darbe döneminin zemin hazırladığı neoliberal dönüşümün sağlık alanındaki derin tahribatına dikkat çeken TTB, sağlığın ticari bir meta haline getirilmesinin bugünkü yapısal krizlerin temel kaynağı olduğunu kaydetti. Performans ve rekabet odaklı sağlık sisteminin hekim emeğini değersizleştirdiğini belirten birlik; sağlıkta şiddet, hekim göçü ve güvencesizleşmenin bu politikaların doğrudan sonuçları olduğunu ifade etti. Benzer toplumsal ve sistemsel krizlerin farklı sektörlerde de yaşandığı, örneğin ekonomik vurgunlar ve mali suçlar gibi olayların da denetimsizliğin bir başka yüzünü gösterdiği sıkça dile getirilmektedir.

Toplumsal yaşamın her alanında görülen bu tür krizler, sadece mali yapıyı değil, kamusal güvenliği de sarsmaktadır. Tıpkı sokaklardaki denetim açıklarında olduğu gibi, örneğin trafikteki güvenlik açıklarının önlenmesi için gösterilen çabaların kamusal alanın her dalında, özellikle de sağlıkta gösterilmesi gerektiği ifade ediliyor.

“Barış ve Demokrasi Temel Sağlık Koşuludur”

Bugün hukukun üstünlüğünün aşındığı, demokratik hakların daraltıldığı bir süreçten geçildiğine işaret edilen açıklamada, sağlık hakkının demokrasi ve barıştan ayrı görülemeyeceği vurgulandı. Savaşın, yoksulluğun ve eşitsizliğin insan sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekilerek, “Savaş bir halk sağlığı sorunudur; barış ve demokrasi de temel halk sağlığı koşullarıdır” denildi.

Darbenin yarattığı antidemokratik düzenle gerçek bir hesaplaşmanın; emeğin ve örgütlenme özgürlüğünün güvence altına alınması, laikliğin ve bilimin savunulmasıyla mümkün olacağı ifade edildi. TTB, nitelikli, ücretsiz ve ulaşılabilir kamusal sağlık hizmeti için mücadelenin kesintisiz bir şekilde süreceğini duyurdu.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir