⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 403
🕐 Son Güncelleme: 13.09.2026 17:54
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de düzenlenen 18. BRICS Zirvesi’nde bölgesel güvenlik ve devletlerin egemenliği konusunda çok sert mesajlar verdi.
- Bin Ferhan, Hürmüz Boğazı ve çevresindeki seyrüsefer özgürlüğünün küresel ekonominin geleceği için şart olduğunu belirterek, Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğünün tehlikeye atılmasına asla izin vermeyeceklerini vurguladı.
- Yapılan sert açıklamalar, Yemen’deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan’ın Cazan bölgesine bağlı Et-Tıval kentine düzenlediği ve sivillerin yaralandığı füze saldırısının hemen ardından geldi.
Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de gerçekleştirilen 18. BRICS Liderler Zirvesi, Orta Doğu’daki tırmanan askeri gerilimin gölgesinde kritik görüşmelere ev sahipliği yapıyor. Zirvede Suudi Arabistan adına söz alan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, bölgesel güvenlik, seyrüsefer serbestisi ve ulusal egemenlik başlıklarında uluslararası kamuoyuna net uyarılarda bulundu.
Orta Doğu’da sürekli yükselen tansiyonun çatışmaların coğrafi alanını genişlettiğine dikkati çeken Bin Ferhan, mevcut tablo karşısında ana hedefin askeri gerilimi düşürmek ve diplomasinin önünü açmak olması gerektiğini ifade etti. Bakan, bölgesel barışın ancak devletlerin iç işlerine karışılmaması ve egemenlik haklarına tam saygı gösterilmesiyle mümkün olacağını belirtti.
“Diplomasinin Önü Açılmalı, Egemenliğe Saygı Duyulmalı”
Körfez bölgesindeki istikrarın küresel dengeler açısından hayati önem taşıdığını hatırlatan Bin Ferhan, uluslararası toplumun sorumluluk alması gerektiğini vurguladı. Son dönemde Orta Doğu’da barış ve istikrar arayışlarının arttığı bir dönemde yaşanan sıcak çatışmaların süreci olumsuz etkilediğine işaret eden Dışişleri Bakanı, anlaşmazlıkların yalnızca barışçıl ve diplomatik yollarla çözüme kavuşturulabileceğinin altını çizdi.
Diğer yandan, İsrail-Filistin hattı başta olmak üzere bölgede yaşanan insani ve askeri krizler derinleşirken, Körfez ülkelerinin güvenliğinin komşu devletlerin tutumlarıyla doğrudan ilintili olduğu ifade edildi. Bin Ferhan, müdahaleci politikaların ve vekalet savaşlarının bölgedeki tüm aktörlere zarar verdiğini dile getirdi.
Hürmüz Boğazı ve Küresel Ticaret Uyarısı
Konuşmasında uluslararası deniz ticareti ve enerji hatlarının güvenliğine geniş yer ayıran Suudi Bakan, Hürmüz Boğazı başta olmak üzere kritik su yollarındaki seyrüsefer özgürlüğünün korunmasının şart olduğunu söyledi. Ticari gemilerin hedeflenmesinin veya deniz yollarının tıkatılmasının doğrudan küresel pazarları, gıda ve enerji tedarik zincirlerini ve dünya ekonomik büyümesini vuracağını belirtti.
Cazan Saldırısı Sonrası Sert Çıkış
Suudi Arabistan’ın kendi sınır güvenliği ve ekonomik kaynaklarını koruma konusunda tavizsiz davranacağını ilan eden Bin Ferhan, “Suudi Arabistan, toprak bütünlüğünün ve ulusal kaynaklarının tehlikeye atılmasına asla izin vermez” ifadelerini kullandı.
Bu sert açıklamaların, Suudi Arabistan sınırında yaşanan sıcak gelişmenin hemen ardından gelmesi dikkat çekti. Yemen’deki İran destekli Husiler tarafından Suudi Arabistan’ın güneyinde yer alan Cazan bölgesindeki Et-Tıval kentine düzenlenen füze saldırısında 2 kişinin yaralandığı, bir ibadethane ile çevredeki ev ve araçlarda ciddi maddi hasar meydana geldiği bildirilmişti. Riyad yönetiminin bu saldırı sonrası BRICS platformunda verdiği mesajlar, bölgedeki caydırıcılık politikalarının sertleşeceğinin işareti olarak yorumlandı.



