⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 355
🕐 Son Güncelleme: 22.09.2026 13:12
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- 15 Eylül’de Pusula Portföy fonlarında başlayan ödeme ve likidite sorunları, kısa sürede Tera Portföy’e sıçrayarak sermaye piyasalarında geniş çaplı bir krize dönüştü.
- SPK’nın 7 portföy yönetim şirketine yönelik tasfiye kararları almasıyla hızlanan süreç, MASAK incelemeleri ve 2 milyar liralık şüpheli banka transferleriyle derinleşti.
- 22 Eylül itibarıyla soruşturma kapsamında gözaltı sayıları artarken, devlet kurumları piyasa güvenliğini sağlamak adına operasyonel süreci kararlılıkla yürütmeye devam ediyor.
Türkiye finans piyasaları, 15 Eylül 2026 tarihinde başlayan ve kısa sürede derinleşen bir yatırım fonu krizi ile sarsıldı. Pusula Portföy’ün bazı fonlarında katılma payı iadelerinde temerrüde düşülmesiyle fitili ateşlenen süreç, bir hafta içinde SPK’nın müdahalesi, tasfiye kararları ve adli soruşturmalarla bambaşka bir boyuta taşındı.
Süreç Nasıl Başladı?
Krizin ilk sinyalleri, Pusula Portföy’ün likidite yönetimi sorunları nedeniyle ödemeleri durdurmasıyla geldi. Piyasalarda şok etkisi yaratan bu gelişmeyi, Tera Portföy’ün de benzer şekilde iki fonunda temerrüt yaşandığını açıklaması izledi. Yatırımcıların güvenini sarsan bu hamlelerin ardından Beşiktaş’ta Tera krizi etkileri de konuşulmaya başlandı.
SPK Müdahalesi ve Tasfiye Kararları
17 Eylül tarihinde Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), piyasadaki istikrarı korumak adına devreye girdi. Kurul, 7 portföy yönetim şirketinin fonlarına yönelik tasfiye kararı alarak süreci hukuki bir zemine taşıdı. Bu müdahale, piyasalardaki belirsizliği bir nebze hafifletse de, MASAK’ın (Mali Suçları Araştırma Kurulu) devreye girmesiyle soruşturma çok daha geniş bir alana yayıldı.
Soruşturma derinleşirken, şirket yöneticilerinin ve yakınlarının mali hareketleri, yurt dışı para transferleri ve özellikle Hedef Yatırım Bankası üzerinden gerçekleştirildiği iddia edilen 2 milyar liralık işlem mercek altına alındı. İstanbul’da operasyon dalgalarının ardından, 21 ve 22 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilen yeni gözaltılarla birlikte süreç, finansal bir skandalın ötesine geçerek ceza hukuku kapsamına girdi.
Yatırımcılar İçin Ne Anlama Geliyor?
Yaşanan bu süreç, yatırımcıların fon seçimlerinde daha dikkatli olması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Sonbaharın sakin ritmi içerisinde piyasalarda böyle bir türbülans yaşanması, yatırımcıların risk algısını da kökten değiştirdi. SPK, yatırımcı mağduriyetini en aza indirmek için çalışmalarını sürdürürken, tasfiye edilen fonların varlık değerlerinin korunması için titiz bir inceleme yürütülüyor.
Piyasalar, önümüzdeki günlerde MASAK’ın raporları ve mahkemeden çıkacak kararlara kilitlenmiş durumda. Finansal sistemin şeffaflığı ve yatırımcı güveninin tesisi için bu operasyonların sonucu büyük önem taşıyor.



