⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 435
🕐 Son Güncelleme: 03.10.2026 17:18
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, İstanbul’da 2005 yılından bu yana devam eden bir iş yeri kira ilişkisiyle ilgili yerel mahkeme kararını bozdu.
- Yerel mahkemenin “sözleşmenin 2018’de yenilendiği ve 5 yılın geçmediği” yönündeki gerekçesini hukuka aykırı buldu.
- Karara göre, 5 yıllık sürenin hesabında sözleşmenin yenilenme tarihi değil, ilk kira sözleşmesinin başlangıç tarihi esas alınarak rayiç bedel araştırılacak.
Türkiye genelinde milyonlarca kiracı ve ev sahibini yakından ilgilendiren çok kritik bir yargı kararı açıklandı. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, uzun yıllardır süren bir iş yeri kira uyuşmazlığında, kira tespit davalarındaki hesaplama yöntemini kökten değiştirecek nitelikte bir karara imza attı. Gündemde geniş yankı uyandıran bu hukuki gelişme, özellikle son dönemde artan kira uyuşmazlıkları ve Google Unutmasa Bile Türkiye’de Unutulma Hakki Donemi Başladi! benzeri dijital hak arama süreçleri gibi adil yargılanma ve mülkiyet hakları dengesini yeniden gündeme taşıdı.
2005 Yılında Başlayan Kira İlişkisi Mahkemelik Oldu
İstanbul’da 2005 yılında başlayan bir iş yeri kira ilişkisi, taraflar arasında uzun süredir devam eden anlaşmazlıkların odağındaydı. İş yeri mülk sahibi, 2021 yılında aylık 22 bin lira olarak ödenen kiranın, güncel piyasa koşulları ve emsal bedellerin oldukça gerisinde kaldığını savunarak kira bedelinin 39 bin liraya çıkarılması talebiyle kira tespit davası açtı. Davacı taraf, rayiç bedellerin dikkate alınmasını talep ederken, dava süreci yerel mahkeme ve istinaf aşamalarından geçerek Yargıtay taşındı.
Yerel Mahkeme 2018 Sözleşmesini Esas Almıştı
Davaya bakan yerel sulh hukuk mahkemesi, taraflar arasındaki son kira sözleşmesinin 2018 yılında yenilendiğini tespit etti. Mahkeme, dava tarihi itibarıyla bu yenileme sözleşmesinden bu yana 5 yıllık sürenin henüz dolmadığı gerekçesiyle, kira bedelinin hak ve nesafet kurallarına göre belirlenemeyeceğine hükmetti. Bunun yerine, sözleşmedeki artış şartlarının uygulanması gerektiğine karar veren mahkemenin bu hükmü, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da hukuka uygun bulunarak istinaf başvurusu reddedilmişti. Mülk sahibinin kararı temyiz etmesi üzerine dosya Yargıtay’ın önüne geldi.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nden Hakkaniyet Vurgusu
Temyiz incelemesini tamamlayan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, yerel mahkeme kararını hukuka aykırı bularak bozdu. Yüksek Mahkeme kararında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine dikkat çekildi. Yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak artış oranlarının bir önceki kira yılındaki TÜFE 12 aylık ortalamalarını aşamayacağı hatırlatılırken, 5 yıldan uzun süreli veya 5 yıldan sonra yenilenen sözleşmelerde durumun farklı olduğuna vurgu yapıldı.
Kararda, 5 yılı aşan kira ilişkilerinde yeni dönem kira bedelinin belirlenmesinde üretici fiyat endeksindeki artış oranları, kiralananın durumu ve mutlaka emsal kira bedellerinin dikkate alınması gerektiği ifade edildi. Tıpkı ülkemizin stratejik yatırımları ve toplumsal projeleri yakından takip eden TEKNOFEST’ten Akkuyu Müjdesi: İlk Elektrik İçin Tarih Verildi! haberinde olduğu gibi, toplumsal hayatı doğrudan etkileyen bu tür kararlar ekonomik dengelerin kurulmasında kritik bir rol oynamaktadır. Yargıtay, sözleşmenin ara yıllarda yenilenmiş olmasının, ilk kira başlangıç tarihiyle kurulan 5 yıllık hukuki süreci sıfırlamayacağına hükmetti.



