⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 414
🕐 Son Güncelleme: 07.10.2026 02:13
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Van’ın dağlık kesimlerinde tamamen doğal ve bakımsız olarak yetişen alıç meyvesi, kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte yöre halkı tarafından toplanarak seyyar tezgahlarda satışa çıkarıldı.
- Fındık büyüklüğündeki ekşimsi lezzeti ve sarı-kırmızı renkleriyle dikkat çeken yabani alıç, kilosu 400 liradan alıcı bulurken, vatandaşlar daha ekonomik olduğu için bardağı 50 liradan almayı tercih ediyor.
- Yılın sadece bir döneminde, dağdaki sınırlı sayıdaki ağaçtan toplanabilen bu şifalı meyve; taze tüketiminin yanı sıra reçel ve marmelat yapımında da yoğun olarak kullanılıyor.
Türkiye’nin doğu illerinde sonbaharın kendini hissettirmesiyle birlikte dağlarda doğal olarak yetişen endemik lezzetler de tezgahlardaki yerini almaya başladı. Özellikle ekonomi ve gıda enflasyonunun konuşulduğu bu dönemde, doğanın insanlara sunduğu mucizevi ürünler vatandaşların bütçesini zorlamayacak alternatifler sunuyor. Van’da kış mevsiminin resmi habercisi olarak kabul edilen alıç, yüksek dağlık alanlardan toplanarak şehir merkezinde seyyar satıcılar aracılığıyla satışa sunuluyor.
Hiçbir tarımsal bakıma, sulamaya veya gübrelemeye ihtiyaç duymadan tamamen doğal yollarla yetişen alıç, eylül ayının sonlarına doğru olgunlaşıyor. Fındık büyüklüğündeki yapısıyla sarı, kırmızı ve turuncu tonlarında parlayan bu ekşimsi meyve, halk arasında “yumuşan” olarak da biliniyor. Sağlığa olan sayısız faydasıyla bilinen alıç, sadece taze bir meyve olarak tüketilmiyor; aynı zamanda ev yapımı marmelat ve reçellerin de vazgeçilmez hammaddesini oluşturuyor.
Dağların Şifa Deposu Tezgahlarda
Ülkemizde gıda fiyatlarındaki dalgalanmalar sürerken, yabani meyve pazarındaki rakamlar da dikkat çekiyor. Yılda sadece bir kez hasat edilebilen ve her dağda ortalama 3 ila 4 adet bulunan bu ağaçlardan toplanan alıçlar, satıcılar tarafından büyük bir emekle şehre getiriliyor. Tezgahların gözdesi olan alıcın kilosu 400 liradan alıcı buluyor. Ancak yüksek kilogram fiyatı karşısında vatandaşlar pratik bir çözüm geliştirmiş durumda.
Cebini düşünen ve bu şifalı meyveyi tatmak isteyen tüketiciler, ürünü su bardağı ölçüsüyle 50 liradan satın almayı tercih ediyor. Esnaf Erkan Güldağ, dağlardan zahmetle topladıkları ürünleri halkla buluşturduklarını belirterek, “Her dağda sınırlı sayıda ağaç var. Oralardan 20 ila 40 kilo kadar toplayıp getiriyoruz. Kilosu 400 lira ancak bardakla alanlara 50 liradan veriyoruz. Öğrenci kardeşlerimiz geldiğinde ise onlara ücretsiz ikram ediyor, tatmalarını sağlıyoruz” diyerek dayanışma örneği serpiyor.
Doğal Ürünlere İlgi Artıyor
Pazardan alıç satın alan vatandaşlardan Cengiz Demir ise ürünün fiyatından ziyade sağlığa olan katkısına odaklanılması gerektiğini vurguladı. Demir, “Dağda kendiliğinden yetişen bu meyve aslında ucuz bile sayılır. Bu bir doğa meyvesidir ve adeta ilaçtır. Parayı değil, sağlığımızı düşünmeliyiz” diyerek doğal beslenmenin önemine dikkat çekti. Uzmanlar da bu tür yabani meyvelerin bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve kış aylarına hazırlık sürecinde vücut direncini artırdığını belirtiyor.
Öte yandan gündemi meşgul eden diğer gelişmeler arasında, tıpkı ekonomik piyasalardaki dalgalanmalar gibi spor dünyasındaki mücadeleler ve uluslararası gelişmeler de vatandaşlar tarafından yakından takip ediliyor. Ancak yerel pazarlarda esnafın yüzünü güldüren bu geleneksel ticaret, Van halkının kışa hazırlık ritüellerinin en renkli parçasını oluşturmaya devam ediyor.



