⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 364
🕐 Son Güncelleme: 09.10.2026 11:21
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Hatay’ın Arsuz ilçesinde etkili olan şiddetli dolu yağışı, hasat öncesi 100 dönümlük nar bahçesinde büyük çaplı maddi hasara yol açtı.
- Yaklaşık 20 dakika boyunca ceviz büyüklüğünde yağan dolu, meyvelerin %99’unu parçalayarak ürünleri sofralık değerinden mahrum bıraktı.
- Çiftçiler, bir yıllık emeklerinin bir anda yok olduğunu belirterek, ürünlerin artık sadece meyve suyu sanayisinde kullanılabileceğini ifade etti.
Türkiye’nin tarım merkezlerinden biri olan Hatay’ın Arsuz ilçesi, tarım tarihinin en zor günlerinden birini yaşadı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından sarı kodla uyarılan bölgede, sabah saatlerinde başlayan şiddetli yağış yerini yıkıcı bir dolu felaketine bıraktı. Özellikle Madenli, Akçalı ve Gözcüler mahallelerinde etkili olan ceviz büyüklüğündeki dolu, bölgedeki üreticilerin bir yıllık emeğini dakikalar içinde toprağa gömdü.
Hasat Öncesi Gelen Büyük Yıkım
Bölgedeki nar üreticileri, birkaç gün sonra gerçekleştirmeyi planladıkları hasat için hazırlıklarını tamamlamış, ihracat için gün sayıyordu. Ancak ceviz büyüklüğünde yağan dolu, 100 dönümlük nar bahçesini savaş alanına çevirdi. Üretici Mehmet Yıldırım, yaşadıkları felaketi “Daha önce böylesini görmedik” sözleriyle özetledi. Dolunun yaklaşık 20 dakika boyunca hiç durmadan yağdığını belirten Yıldırım, meyvelerin büyük bir kısmının parçalandığını ve dalından döküldüğünü ifade etti.
Yaşanan bu afet, bölgedeki ekonomik dengeleri de sarstı. Tarımsal üretimdeki bu tarz ani kayıplar, imalat sanayisinde çifte kayıp yaşandığı bir dönemde üreticinin üzerindeki mali yükü daha da artırıyor. Bahçedeki narların yüzde 99’unun fiziksel olarak zarar görmesi, ürünlerin taze meyve olarak pazarlanmasını imkansız hale getirdi.
Ürünler Sadece Meyve Suyu Olarak Değerlendirilebilecek
Felaketin ardından bahçede incelemelerde bulunan çiftçiler, meyvelerin artık hiçbir şekilde sofralık olarak satılamayacağını, tek kurtuluş yolunun ürünleri meyve suyu tesislerine göndermek olduğunu belirtti. Bir yıllık emeğin karşılığının bu şekilde kaybolması, bölgedeki çiftçiler arasında büyük bir üzüntüye neden oldu. Öte yandan, tarımsal faaliyetlerin zorlukları sadece doğal afetlerle sınırlı kalmıyor; akaryakıt fiyatlarında çifte tarife gibi ekonomik değişkenler de üreticinin maliyetlerini doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer alıyor.
Üretici Süleyman Yıldırım, “20 dakikada 1 yıllık emeğimiz yok oldu. Yüzümüzün gülmesini beklediğimiz hasat döneminde hüsrana uğradık,” diyerek yaşadıkları çaresizliği dile getirdi. Bölge halkı, şimdi devletin sağladığı tarımsal destekler ve sigorta süreçlerinin işletilmesini bekliyor.
Tarım sektöründeki bu üzücü olay, iklim değişikliğinin yerel tarım üzerindeki etkilerini bir kez daha gözler önüne sererken, çiftçiler için sigorta sisteminin önemi bir kez daha vurgulanmış oldu. Benzer felaketlerin yaşanmaması adına bölgedeki üreticiler, tarımsal tahmin sistemlerinin daha etkin kullanılması gerektiğinin altını çiziyor.



