⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 371
🕐 Son Güncelleme: 12.10.2026 23:47
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul Kadıköy’de bir araya gelen öğretmenler ve öğrenciler, son dönemde okullarda artan şiddet olaylarını protesto etmek için basın açıklaması düzenledi.
- Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, şiddet olaylarının sadece güvenlik sorunu olmadığını; eğitimin özelleştirilmesi, ekonomik istikrarsızlık ve liyakatsizliğin temel nedenler olduğunu vurguladı.
- Eğitim emekçileri, sorumluluğun aileler ve öğretmenlere yıkılması yerine yetkililerin gerçek çözümler üretmesi gerektiğini talep etti.
İstanbul’un Kadıköy ilçesinde, son dönemde okullarda artan şiddet vakaları ve eğitim sistemindeki aksaklıklar, öğretmenler ve öğrenciler tarafından düzenlenen bir eylemle protesto edildi. Boğa Heykeli önünde başlayan ve İskele Meydanı’na kadar süren yürüyüşe, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası öncülüğünde Eğitim-İş üyeleri ve lise öğrencileri katıldı.
Eğitim Sistemindeki Yapısal Sorunlar Vurgulandı
Eylemde okunan basın açıklamasında, okullardaki şiddetin münferit bir olay olmadığı, sistemik bir çöküşün sonucu olduğu ifade edildi. Açıklamada, yetkililerin sorunu sadece güvenlik eksikliği veya ailevi nedenlere indirgemesinin, asıl sorumluluktan kaçma çabası olduğu belirtildi. Eğitim camiası, okullarda şiddet olaylarının temelinde ekonomik istikrarsızlığın, adaletsizliğin ve kamu eğitiminin hızla özelleştirilmesinin yattığına dikkat çekti.
Sendika temsilcileri, eğitimin kâr odaklı bir sektör haline getirilmesinin, öğretmen emeğinin değersizleştirilmesine ve öğrencilerin geleceksiz bırakılmasına neden olduğunu savundu. Benzer şekilde, ülkemizdeki farklı sektörlerde yaşanan toplumsal sorunlar da dikkat çekiyor; örneğin anaokullarında yaşanan şiddet iddiaları ve üniversite öğrencilerinin barınma sorunları, eğitim alanındaki genel huzursuzluğun birer yansıması olarak değerlendiriliyor.
“Sorumluluk Ailelerin Üzerine Atılamaz”
Basın açıklamasında, “Problemi dar bir vizyona sıkıştırmak sorunları çözmeyeceği gibi, sorumluların hatalarını görmezden gelmeye sebep olacaktır” ifadeleri kullanıldı. Öğretmenler, okullarda öğrencilerle beraber gelecek kaygısı taşımadan, güvenli bir ortamda eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürmek istediklerini belirtti. Ayrıca, çocukların organize sanayi bölgelerinde işçi olarak sömürülmesine değil, özgür bireyler olarak okullarda bulunmalarına vurgu yapıldı.
Öte yandan, toplumun farklı kesimlerinde yaşanan güvenlik tartışmaları sadece okullarla sınırlı değil. Modern dünyada dijitalleşen yaşamın getirdiği riskler de yakından takip ediliyor. Özellikle teknolojik altyapılardaki güvenlik açıkları, elektrikli araçlarda veri güvenliği gibi konularla gündeme gelirken, eğitim kurumlarında da benzer bir güvenlik hassasiyetinin oluşması gerektiği ifade ediliyor.
Eğitim Emekçilerinden Çağrı
Eylem sonunda yetkililere seslenen sendika, “Sorunların üzerini örtmek yerine, sorumluluklarınızı yerine getirin” mesajı verildi. Öğretmenler, eğitim hakkının temel bir insan hakkı olduğunu hatırlatarak, daha güvenli, demokratik ve nitelikli bir okul ortamı için mücadeleye devam edeceklerini duyurdu. Eylem, “Yaşamı savunacağız, eğitimi kurtaracağız” sloganlarıyla olaysız bir şekilde sona erdi.



