⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 542
🕐 Son Güncelleme: 15.10.2026 12:59
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul’un kuzey ilçelerinde etkili olan aşırı yağışta Beykoz’a 24 saatte metrekareye 230,3 kilogram su düştü; bu değer ekim ayı ortalamasının 3,5 katı oldu.
- İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, afeti Karadeniz su sıcaklığı, Balkanlar’dan gelen soğuk hava ve poyrazın birleşmesinin tetiklediğini belirtti.
- Afetin boyutunu artıran temel unsurların betonlaşma, dere yatağındaki yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri olduğu vurgulandı.
İstanbul’un kuzey kesimlerinde etkili olan şiddetli sağanak yağış, kentin birçok noktasında su baskınlarına ve sele yol açtı. Özellikle Beykoz ilçesinde son 24 saatlik verilere göre metrekareye 230,3 kilogram yağış kaydedildi. Söz konusu miktar, mega kentin 66,3 kilogram olan ekim ayı genel yağış ortalamasının yaklaşık 3,5 katına ulaştı. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, kenti etkisi altına alan olağanüstü hava olayının bilimsel dinamiklerini ve afete dönüşme sürecini değerlendirdi.
Rekor Yağışı Oluşturan 3 Kritik Faktör
Kuzey ilçelerinde hayatı olumsuz etkileyen meteorolojik tablonun üç temel bileşenin bir araya gelmesiyle tetiklendiğini ifade eden Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Karadeniz yüzey sıcaklığının yaklaşık 19,5 ila 20 dereceye ulaşmasının kritik bir zemin hazırladığını vurguladı. Kadıoğlu, Balkanlar üzerinden inen soğuk hava dalgasının deniz üzerinden yoğun nem taşıyan sert poyraz rüzgarlarıyla temas etmesi sonucunda konvektif ve son derece şiddetli yağış kütlelerinin meydana geldiğini kaydetti.
Sıcak denizlerin atmosfere taşıdığı yüksek nem miktarının yağışları kuvvetlendirdiğine dikkat çeken uzman isim, son dönemde ülke genelinde hissedilen Türkiye’de meteorolojik zıtlık ve sel olaylarının bilimsel olarak doğru analiz edilmesi gerektiğini ifade etti. Tekil hava olaylarının doğrudan küresel iklim krizine veya El Nino etkisine bağlanmasının yanıltıcı olabileceğini belirten Kadıoğlu, bu tür kesin yargılar için detaylı bilimsel ilişkilendirme çalışmalarının şart olduğunu aktardı.
“Metrekareye Düşen Su Çatılarda Tonlarca Yük Oluşturuyor”
Meteorolojik ölçümlerdeki teknik parametrelere değinen Kadıoğlu, “1 milimetre yağış, metrekareye 1 litre su düşmesi demektir. Beykoz’da ölçülen değer dikkate alındığında, 100 metrekarelik bir çatı yüzeyine yalnızca bir günde yaklaşık 24 ton su bindiği görülmektedir” dedi. Kent genelinde tek bir “sarı kodlu” meteorolojik uyarı yapılmasının riskin lokal büyüklüğünü tarif etmekte yetersiz kaldığına işaret eden deneyimli akademisyen, mikroklima özellikleri taşıyan kuzey hattına özel uyarı mekanizmalarının işletilmesi gerektiğini savundu.
Şiddetli yağışlar sonrasında mega kentte su temini ve şebeke durumları da merak konusu olurken, yetkililer baraj havzalarına akan debileri yakından takip ediyor. Nitekim benzer süreçlerde kentin çeşitli noktalarındaki dağıtım hatlarında bakım çalışmaları gündeme gelebiliyor ve İstanbul’da ilçe su kesintisi listesi düzenli olarak güncelleniyor.
Doğal Olayı Afete Dönüştüren İnsan Faktörü
Kadıoğlu, aşırı yağışların birer doğa olayı ve tehlike unsuru olduğunu, ancak bu durumun bir yıkıma dönüşmesinde beşeri ihmallerin başrol oynadığını vurguladı. Asfalt ve beton yüzeylerin toprağın su emme kapasitesini tamamen ortadan kaldırdığını hatırlatan uzman isim, yerçekimi etkisiyle hızla en çukur alanlara inen yüzey akışının dere yataklarına kurulan binaları, bodrum katlarını ve alt geçitleri su altında bıraktığını ifade etti.
Aşırı hava olaylarının sadece doğa bilimlerinin değil çok disiplinli mühendislik ve planlama çalışmalarının konusu olması gerektiğini hatırlatan gelişmeler, akademi dünyasındaki iş birliklerinin önemini de artırıyor. Nitekim çevre ve afet odaklı teknolojilerin geliştirilmesinde Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi projeleri gibi uluslararası akademik iş birlikleri de hayati bir rol üstleniyor. Kadıoğlu, “İklim değişikliği olmasa dahi dere yatağındaki konut su alacak, alt geçitler dolacaktı. İklim değişikliği tehlikeyi büyütüyor, fakat afeti bizzat hazırlıksız kentleşme modelimizle biz üretiyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.



