⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 377
🕐 Son Güncelleme: 16.10.2026 22:35
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ermenistan’ın başkenti Erivan’da düzenlenen BM Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi 17. Taraflar Konferansı’na (COP17) katıldı.
- Bakan Yumaklı, Türkiye’nin biyolojik zenginliklerini korumanın ulusal bir sorumluluk olduğunu belirterek, doğa koruma çalışmalarının kalkınma politikalarının bir parçası olduğunu vurguladı.
- Türkiye’nin Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi ile uyumlu hareket ettiğini belirten Yumaklı, uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çekti.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ermenistan’ın başkenti Erivan’da gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi 17. Taraflar Konferansı (COP17) kapsamında kritik temaslarda bulundu. Zirvenin Liderler oturumunda söz alan Bakan Yumaklı, Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğin korunması konusundaki kararlılığını ve bu alandaki stratejik vizyonunu dünya kamuoyuyla paylaştı.
Küresel Biyoçeşitlilik İçin Ortak Yol Haritası
Konuşmasında Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi’nin kabulünün üzerinden geçen 4 yıllık süreci değerlendiren Yumaklı, bu çerçevenin doğanın korunması adına temel bir yol haritası sunduğunu ifade etti. Bakan, “Şimdi önümüzdeki asıl görev, bu ortak vizyonu somut uygulamalara ve kalıcı sonuçlara dönüştürmektir. Bunun için finansmana ve teknolojiye erişimin kolaylaştırılması, kapasite geliştirme imkanlarının artırılması, bilimsel ve teknik iş birliğinin güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır,” dedi.
Dünya genelinde gıda güvenliği ve ekosistem sağlığı üzerine yapılan tartışmalar, 2027 merkezi yönetim bütçesi planı gibi stratejik planlamaların önemini bir kez daha hatırlatıyor. Sürdürülebilir bir gelecek için kaynakların verimli kullanımı ve doğa dostu politikaların benimsenmesi, ülkelerin kalkınma ajandalarının ilk sırasında yer alıyor.
Türkiye’nin Stratejik Yaklaşımı
Türkiye’nin üç biyocoğrafik bölgenin kesişim noktasında yer alması nedeniyle eşsiz bir zenginliğe sahip olduğunu belirten Yumaklı, “Bu zenginliği korumayı gelecek nesillere karşı bir sorumluluk olarak görüyoruz. Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Stratejisi ve Eylem Planı’mızı, küresel hedeflerle uyumlu bir şekilde güncelliyoruz,” açıklamasında bulundu. Bakan, doğa koruma ile sürdürülebilir kalkınmanın birbirinin alternatifi değil, aksine birbirini tamamlayan süreçler olduğunun altını çizdi.
Öte yandan, küresel ölçekteki bu tür iş birlikleri, gıda arzı ve güvenliği gibi hassas konuları da doğrudan etkiliyor. Yakın zamanda yaşanan Siirt’in Kurtalan ilçesindeki gıda zehirlenmesi vakası gibi olaylar, gıda güvenliği ve denetim mekanizmalarının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
Uluslararası Destek ve Hakkaniyet Vurgusu
Bakan Yumaklı, özellikle gelişmekte olan ülkelerin hedeflerine ulaşabilmesi adına uluslararası desteğin artırılması gerektiğini savundu. Kalkınma önceliklerinin gözetilmesinin ve hakkaniyetli bir sorumluluk paylaşımının şart olduğunu belirten Yumaklı, iklim değişikliği ile biyolojik çeşitlilik kaybının birbirinden ayrılamayacak küresel tehditler olduğunu vurguladı. Bakan, Türkiye’nin Rio Sözleşmeleri arasındaki sinerjiyi güçlendirmeye ve küresel ekosistemi korumaya yönelik uluslararası çabaları desteklemeye devam edeceğini belirtti.



