⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 455
🕐 Son Güncelleme: 16.10.2026 16:45
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Türkiye ile Azerbaycan arasında son dönemde eğitim kurumlarındaki başörtüsü yasağı ve dış politika yaklaşımları nedeniyle farklılıklar yaşandı.
- Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bakü’de yaptığı temaslarda iki ülke arasındaki stratejik bağların sarsılmaz olduğunu ve sorunların medeni şekilde çözüleceğini vurguladı.
- Azerbaycan yönetimi laik eğitim adımlarını savunurken, Türkiye’den gelen bazı eleştiriler iki başkent arasında iç işlerine karışmama tartışmalarını beraberinde getirdi.
Ankara, Türkiye – “Tek millet, iki devlet” şiarıyla son 10 yılda ilişkilerini her alanda en üst seviyeye çıkaran Türkiye ve Azerbaycan, stratejik ortaklıklarını korurken son dönemde bazı dış politika ve yaşam tarzı konularında farklı yaklaşımlarla karşı karşıya kalıyor. İki ülke arasındaki bağların gücü her fırsatta vurgulanırken, özellikle eğitim kurumlarında atılan adımlar ve bölgesel gelişmeler yeni bir diplomatik gündem yarattı.
Eğitim Kurumlarında Başörtüsü Yasağı ve Laiklik Tartışması
İkili ilişkilerdeki en somut ayrışma noktalarından biri Azerbaycan’ın ilk ve orta dereceli okullarda hayata geçirdiği düzenlemeler oldu. Temmuzi ayında yasa değişikliği yaparak laik eğitim anlayışını güçlendiren Bakü yönetimi, eylül ayında Bakanlar Kurulu kararıyla öğrenci ve öğretmenlerin başörtüsü ile eğitim kurumlarında bulunmasını engelleyen kısıtlamaları yürürlüğe koydu.
Bu karar, Türkiye’de bazı siyasi çevreler ve milletvekilleri ile Cumhurbaşkanlığı danışmanları tarafından sosyal medya üzerinden eleştirildi. Türkiye’den gelen bu tepkiler Bakü’de rahatsızlık yaratırken, Yeni Azerbaycan Partisi (YAP) tarafından yapılan açıklamalarda “iç işlerine karışmama” vurgusu öne çıktı. Öte yandan, benzer siyasi ve ekonomik gelişmelerin takibi sürerken uluslararası stratejik iş birlikleri ve dış politika hamleleri de yakından izleniyor.
Dış Politikada Farklı Yaklaşımlar
Sadece yaşam tarzı ve iç düzenlemeler değil, aynı zamanda dış politika başlıkları da iki ülkenin farklı kulvarlarda hareket edebildiğini gösteriyor. İsrail-Filistin sorunu ve Ermenistan’la normalleşme süreçleri gibi kritik uluslararası meselelerde Ankara ve Bakü zaman zaman farklı taktiksel yaklaşımlar sergileyebiliyor. Bu bağlamda, Türkiye’deki gelişmeler ve siyasi parti temsilcilerinin mesajları iç ve dış kamuoyunda geniş yankı bulmaya devam ediyor.
“Sorunlar Aile Meclisinde Çözülür” Vurgusu
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ekim ayında uluslararası bir toplantı vesilesiyle gittiği Bakü’de, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile bir araya geldi. Görüşmelerin ardından yaptığı açıklamalarda, iki ülke arasındaki kardeşlik bağlarının sarsılmaz olduğunu belirten Fidan, stratejik ilişkilerin yıpratılmasına izin verilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Tarafların zaman zaman farklı yaklaşımlar içinde olabileceğini ifade eden Bakan Fidan, “Biz kadim bir milletiz. Kendi sorunlarımızı da bu kadim geçmişe yakışır bir şekilde, bize yaraşan bir şekilde oturup medeni bir şekilde konuşuruz” değerlendirmesinde bulundu. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Türk dünyasından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu da benzer bir yaklaşımla, farklılıkların olabileceğini ancak bu tür konuların “aile meclisinde” çözüleceğini ifade etti.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ise ekim başındaki parti kurultayında yaptığı sert konuşmada, “Herkes yerini bilsin, işlerimize karışmasın, yaşam tarzımıza burnunu sokmasın ve bize yol göstermesin” diyerek dışarıdan gelecek müdahalelere karşı net bir duruş sergilemişti. İki müttefik ülkenin bu süreci diplomatik kanallar üzerinden nasıl yöneteceği önümüzdeki dönemde merakla bekleniyor.



