⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 414
🕐 Son Güncelleme: 21.10.2026 20:20
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 2027 yılı bütçe kanunu teklifini sundu.
- Enflasyonla mücadele kapsamında konut arzını artırmak amacıyla sosyal ve kiralık konut projelerine ağırlık verilecek.
- 2026 yılı sonunda milli gelirin 1,8 trilyon doların, kişi başına gelirin ise 20 bin doların üzerine çıkması hedefleniyor.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda gerçekleştirilen oturumda, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’ne ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Ekonomik istikrarın korunması ve büyüme hedeflerinin sürdürülebilirliği üzerine odaklanan Yılmaz, bütçe disiplini ve arz yönlü politikaların önemine dikkat çekti.
Enflasyonla Mücadelede Konut Arzı ve Sosyal Projeler
Ekonomik dengelerin yeniden tesisi sürecinde barınma maliyetlerinin enflasyon üzerindeki etkisine değinen Yılmaz, hükümetin bu alandaki stratejisini paylaştı. Konut arzının artırılmasının fiyat istikrarı için kritik bir rol oynadığını belirten Yılmaz, sosyal konut ve kiralık sosyal konut projeleriyle barınma imkânlarını geliştirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Bu projelerin, arz yönlü politikalar aracılığıyla enflasyonla mücadeleyi doğrudan destekleyeceğini vurguladı.
Yılmaz, kamu harcamalarının yönetiminde de kararlı bir duruş sergileyeceklerini belirtti. Deprem harcamaları dışındaki tüm kamu harcamalarının sıkı bir şekilde kontrol altında tutulacağını ve bütçe açığının kademeli olarak azaltılarak ekonominin dayanıklılığının artırılacağını sözlerine ekledi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz 2027 Yılı Bütçesini Meclis’e Sundu açıklamasıyla birlikte, mali disiplinin öncelikli gündem maddesi olduğu bir kez daha teyit edildi.
Milli Gelir ve Büyüme Hedeflerinde Yeni Dönem
Türkiye ekonomisinin orta ve uzun vadeli projeksiyonlarına ilişkin önemli veriler paylaşan Cevdet Yılmaz, 2026 yılına dair iyimser beklentilerini sıraladı. Yılmaz’ın açıklamalarına göre, 2026 yılı sonunda Türkiye’nin milli gelirinin ilk kez 1,8 trilyon dolar seviyesini aşması öngörülüyor. Ayrıca, kişi başına düşen gelirin de 20 bin dolar eşiğini geçerek Türkiye’nin yüksek gelir grubu kategorisinde yer alması bekleniyor.
Enflasyon hedefleri konusunda da net bir yol haritası çizen Yılmaz, 2026 sonunda yüzde 28,4 olarak tahmin edilen tüketici fiyat artışının, 2027 yılı sonu itibarıyla yüzde 21’e gerilemesini amaçladıklarını belirtti. Tek haneli enflasyon oranlarına kalıcı olarak ulaşılana dek mevcut ekonomik politikaların kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi. Bu süreçte ekonomik göstergelerin iyileşmesi, S&P Türkiye’nin kredi notu artışı gibi uluslararası değerlendirmeler için de belirleyici bir unsur olarak görülüyor.
Rezervler ve Sermaye Piyasalarının Güvenliği
Küresel jeopolitik risklere rağmen Türkiye’nin rezerv seviyelerinin güçlü seyrini koruduğunu belirten Yılmaz, brüt rezervlerin 9 Ekim itibarıyla 171,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini açıkladı. Sermaye piyasalarındaki manipülasyonlara karşı da uyarıda bulunan Yılmaz, yatırımcıların haklarını korumak adına adli ve idari süreçlerin titizlikle yürütüldüğünü, manipülatörler ile gerçek yatırımcıların birbirinden ayrıştırıldığını vurguladı.



