⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 363
🕐 Son Güncelleme: 05.11.2026 14:51
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- NATO Parlamenter Asamblesi Başkanı Marcos Perestrello, Abu Dabi’de yaptığı açıklamada Avrupa ve Orta Doğu güvenliğinin karşılıklı bağımlılığına dikkat çekti.
- Perestrello, 2004 yılında başlatılan İstanbul İşbirliği Girişimi’nin mevcut tehditler karşısında güncellenerek güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
- Bölgesel güvenlik mimarisinin, özellikle İran ve Ukrayna savaşlarındaki benzer askeri yöntemler nedeniyle daha entegre bir yapıya kavuşması hedefleniyor.
NATO Parlamenter Asamblesi Başkanı Marcos Perestrello, Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de gerçekleştirdiği ziyarette, küresel güvenlik dengelerine dair kritik açıklamalarda bulundu. Perestrello, Avrupa ile Orta Doğu’nun güvenlik mimarisinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirterek, İttifak’ın Körfez ülkeleriyle olan stratejik işbirliğini derinleştirmesi gerektiğinin altını çizdi.
Güvenlikte Ortak Kader Vurgusu
Dünya genelinde yaşanan krizlerin artık sınır tanımadığını ifade eden Perestrello, “Kimsenin tek başına ayakta kalamayacağı bir dünyada yaşıyoruz. Orta Doğu’da yaşanan bir karışıklığın Avrupa üzerindeki etkileri kaçınılmaz olduğu gibi, Avrupa’daki krizler de Orta Doğu’yu doğrudan etkilemektedir” değerlendirmesinde bulundu. Bu durum, Donald Trump’ın seçim sonrası dış politika ve savaş stratejisi gibi küresel güçlerin yeni dönemdeki hamleleriyle de yakından ilişkili görülüyor.
İstanbul İşbirliği Girişimi Yeniden Gündemde
Perestrello’nun konuşmasında öne çıkan en önemli başlıklardan biri, 2004 yılında başlatılan İstanbul İşbirliği Girişimi oldu. Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar ve Bahreyn’in dahil olduğu bu mekanizmanın, mevcut bölgesel tehditler karşısında “yetersiz” kaldığını savunan Perestrello, girişimin daha aktif bir şekilde uygulanması ve kapasitesinin artırılması gerektiğini ifade etti. Bölgedeki güvenlik stratejileri, Milli Savunma Bakanlığı’ndan sınır güvenliği ve terörle mücadele açıklaması gibi ulusal savunma doktrinleriyle de benzerlik gösteren, çok katmanlı bir savunma ihtiyacını ortaya koyuyor.
İran Faktörü ve Savunma Teknolojileri
Başkan Perestrello, özellikle İran’ın bölgedeki balistik füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarının Körfez ülkeleri için yeni bir güvenlik gerçeği oluşturduğunu belirtti. Ukrayna savaşında Rusya tarafından kullanılan Shahed tipi İHA’ların, Orta Doğu’daki saldırılarda da tercih edilmesi, iki coğrafya arasındaki savunma yöntemlerinin ne kadar iç içe geçtiğini kanıtlıyor. Bu benzerlik, Körfez ülkelerinin savunma kapasitelerini artırma çabalarını hızlandırırken, Ukraynalı uzmanların bölge ülkelerine teknik danışmanlık sağlamasına kadar varan bir süreci tetikledi.
Perestrello’ya göre, yaşanan bu talihsiz süreçler aslında NATO ve Körfez ülkeleri arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi için ciddi bir teşvik oluşturabilir. Bölgedeki savunma kapasitesinin değerlendirilmesi ve ortak bir güvenlik dili geliştirilmesi, önümüzdeki dönemde NATO’nun Orta Doğu politikasının ana eksenini oluşturacak.




