⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 385
🕐 Son Güncelleme: 06.11.2026 14:35
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul’da yapılan ölçümlere göre, ekim ayında hava kalitesindeki partikül madde (PM10) konsantrasyonu geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 10 oranında artış gösterdi.
- Uzmanlar, artışın temel nedenini meteorolojik değişkenlere ve hava hareketlerinin azalmasına bağlarken, kirliliğin ana kaynağının araç emisyonları olduğunu vurguluyor.
- Şehir genelindeki 26 istasyondan 20’sinde kirlilik seviyeleri yükselirken, en yüksek değerler Sultangazi bölgesinde kaydedildi.
İstanbul’un hava kalitesi üzerine yapılan akademik çalışmalar, kentteki kirlilik oranlarında endişe verici bir artış yaşandığını gözler önüne serdi. İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros tarafından yürütülen çalışma, 2025 ve 2026 yıllarının ekim aylarına ait hava kirliliği verilerini karşılaştırmalı olarak analiz etti.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) ait hava kalitesi ölçüm istasyonlarından elde edilen veriler, partikül madde (PM10) konsantrasyonundaki yükselişi net bir şekilde ortaya koydu. Kentteki 26 farklı istasyonda yapılan ölçümlerde, ekim ayı PM10 ortalaması metreküp başına 35,2 mikrogram olarak hesaplandı. Geçen yılın aynı döneminde bu değerin 31,9 mikrogram olduğu göz önüne alındığında, hava kirliliğinde yüzde 10’luk bir artış gerçekleştiği tespit edildi.
Sultangazi’de Kirlilik Zirve Yaptı
Veriler, hava kirliliğinin şehir genelinde homojen bir dağılım göstermediğini kanıtladı. Çalışma kapsamında 20 istasyonda kirlilik değerlerinin arttığı, sadece 6 istasyonda ise azaldığı belirlendi. Kirliliğin en yoğun hissedildiği bölge metreküp başına 71,3 mikrogram ile “Sultangazi 3” istasyonu olurken, en temiz havanın ölçüldüğü nokta ise 18,1 mikrogram ile “Üsküdar 1” istasyonu olarak kaydedildi. Bu veriler, orman yangınlarıyla mücadele süreçlerinde olduğu gibi, kentsel hava kalitesi yönetiminde de teknolojik takip sistemlerinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Meteorolojik Faktörlerin Hava Kalitesine Etkisi
Prof. Dr. Hüseyin Toros, bu artışın arkasındaki ana faktörlerin meteorolojik değişkenler olduğunu belirtti. Toros, “Geçen yılın eylül ayı ile bu yılın aynı dönemini karşılaştırdığımızda, bu yıl eylülde yüzde 50 daha fazla yağış aldık. Ancak geçen yıl yağışların daha uzun süreli etkili olması ve alçak basınç alanlarının dağılımı, atmosferin temizlenmesine daha fazla katkı sağlamıştı. Bu yıl ise benzer bir temizlenme etkisi yaşanmadı,” ifadelerini kullandı. Uzmanlar, iklim kriziyle mücadele kapsamında yerel yönetimlerin daha sıkı önlemler alması gerektiğini savunuyor.
Hava kirliliğindeki artışın en büyük kaynağı olarak araç trafiği gösteriliyor. Özellikle rüzgarın azaldığı ve yüksek basınç sistemlerinin hakim olduğu dönemlerde, trafik kaynaklı emisyonların şehir üzerinde hapsolması kirliliği tırmandırıyor. İstanbul’da hava kalitesini iyileştirmek adına toplu taşıma kullanımının teşvik edilmesi ve emisyon denetimlerinin artırılması, çözüm yolları arasında öncelikli görülüyor.


