⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 426
🕐 Son Güncelleme: 07.11.2026 22:23
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Ermenistan Güvenlik Konseyi Sekreteri Alen Simonyan, Erivan’da düzenlenen 2026 Dünya Ermeni Zirvesi’nde konuştu.
- Simonyan, ülkenin güvenliğinin tamamen Rusya’ya bağlı olduğu yönündeki “yanılsamanın” terk edilmesi gerektiğini belirtti.
- Bölgesel barış için Türkiye ve Azerbaycan ile ilişkilerin geliştirilmesinin şart olduğunu vurguladı.
Ermenistan Güvenlik Konseyi Sekreteri Alen Simonyan, ülkesinin dış politika ve savunma stratejilerine yönelik dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Erivan’da gerçekleştirilen 2026 Dünya Ermeni Zirvesi kapsamındaki ‘Barış ve Güvenlik: Bölgesel Değişen Gerçekler’ başlıklı panelde konuşan Simonyan, Erivan yönetiminin izlediği geleneksel güvenlik politikalarını masaya yatırdı.
Ülkenin savunma kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini ancak komşularıyla olan ilişkilerin yalnızca bir savaş beklentisi üzerine kurulamayacağını belirten Simonyan, kalıcı barış için diplomatik adımların atılması gerektiğinin altını çizdi. Türkiye ve Azerbaycan ile ilişkilerin normalleşmesi adına yeni bir perspektif geliştirilmesinin elzem olduğunu ifade eden Simonyan, bölgede tansiyonu düşürecek politikaların önemine değindi.
“Savaşmak İçin Hiçbir Neden Kalmamasını Sağlamalıyız”
Ermenistan’ın yeni çatışmaları önlemek adına komşularıyla yapıcı bir diyalog kurması gerektiğini savunan Alen Simonyan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Kim söyledi Türklerin veya Azerbaycanlıların oturup bizim büyümemizi, büyük bir Ermenistan olmamızı, ardından onlara saldırıp onları yok etmemizi bekleyeceklerini? Neden bu mantığın içinde olmalıyız? Bence Ermenistan Cumhuriyeti’ne yapılacak bir saldırıyı düşmanın saldırı başlatma ihtiyacı duymayacağı kadar acı verici hale getirecek bir orduya sahip olmalıyız. Ancak daha da önemlisi, birbirimizle savaşmak için hiçbir neden kalmamasını sağlamamız gerektiğine inanıyorum.”
Uluslararası ilişkilerde ve bölgesel diplomasi süreçlerinde zaman zaman stratejik hedefler ve kalkınma planlarının ön planda tutulması gerektiğini belirten uzmanlar, Simonyan’ın bu açıklamalarının Ermenistan siyasetinde yeni bir dönemin sinyali olabileceğini ifade ediyor. Benzer şekilde, küresel ölçekte yaşanan gelişmeler ve uluslararası zirveler de ülkelerin dış politika stratejilerini doğrudan etkiliyor.
Rusya’ya Bağımlı Güvenlik Anlayışına Eleştiri
Ermenistan’ın güvenliğinin öncelikli olarak Rusya’ya ve onun askeri desteğine dayandığı yönündeki yaygın kabule de karşı çıkan Simonyan, Erivan’ın yıllardır bu konuda yanlış bir algı ile hareket ettiğini savundu. Rusya’nın koruması olmadan Türkiye’nin Ermenistan’a kaçınılmaz olarak saldıracağı iddialarının gerçek dışı olduğunu vurgulayan Güvenlik Konseyi Sekreteri, şu ifadeleri kullandı:
“Türkler saldırmaya karar verirse, güçlenmek için zamanımız olmayacak; hiçbir şey yapmak için zamanımız olmayacak. Bizi 70 yıl boyunca besledikleri o yanılsama var ya, ‘Gelin Rus’un kuyruğunu tutalım, yoksa Türk bizi yer’ düşüncesinin gerçekle hiçbir ilgisi yoktur, hiçbir ilgisi yoktur. Türkiye isterse ne Rus üssü ne de başka bir şey bizi kurtarabilir.”
Savaşa zemin hazırlayacak politikalardan kaçınılması gerektiğini yineleyen Simonyan, demografik dengelere de dikkat çekti. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Ermenistan’ın nüfusunun artış göstermediğini, buna karşılık Azerbaycan nüfusunun yaklaşık 10 milyona ulaştığını hatırlatarak gerçekçi politikaların izlenmesi gerektiğine işaret etti.




