⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 430
🕐 Son Güncelleme: 07.11.2026 13:35
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Türkiye, 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapacak.
- Zirvede, küresel işbirliğini güçlendirmek amacıyla “Döngüsellik Bilgi Paylaşım Ağı” ve “Atıktan Kaynaklanan Metan Emisyonlarına İlişkin Küresel Üst Düzey Diyalog” girişimleri başlatılacak.
- Sıfır Atık vizyonuyla hareket eden Türkiye, 2035 yılına kadar belediye atıklarındaki artışı dünya genelinde yarıya indirmeyi hedefliyor.
Dünyanın en geniş katılımlı iklim zirvesi olan Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31), 9-20 Kasım tarihleri arasında Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek. İklim diplomasisi açısından kritik bir dönemeç olarak görülen zirvede, Türkiye iki önemli girişimi küresel kamuoyuna duyurmaya hazırlanıyor.
İklim Diplomasisinde Türkiye’nin Yeni Hamlesi
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Hasar, zirve öncesinde yaptığı açıklamalarda, Türkiye’nin iklim diplomasisindeki rolünün coğrafi konumunun doğal bir yansıması olduğunu vurguladı. Bakanlık, zirvede ülkeler arası işbirliğini geliştirmeyi, hedefleri somut uygulamalara dönüştürmeyi ve Türkiye’nin 2017 yılından bu yana başarıyla yürüttüğü Sıfır Atık hareketini küresel ölçekte yaygınlaştırmayı hedefliyor.
Prof. Dr. Hasar, Sıfır Atık projesinin ekonomik verilerine dikkat çekerek, geçen sürede 90 milyon ton atığın geri kazanıldığını ve ülke ekonomisine 365 milyar lira katkı sağlandığını belirtti. Geri kazanım oranının yüzde 13’ten yüzde 37,53 seviyesine yükseldiğini ifade eden yetkililer, 2035 yılına kadar bu oranı yüzde 60’a çıkarma hedefinde kararlı.
COP31’de Öne Çıkan İki Girişim
Zirvenin en dikkat çekici bölümlerinden biri 11 Kasım’da gerçekleşecek. “Sıfır Atık Günü” kapsamında liderler düzeyinde iki yeni uluslararası mekanizma hayata geçirilecek:
- Döngüsellik Bilgi Paylaşım Ağı Girişimi: Ülkeler arasında döngüsel ekonomi alanında deneyim paylaşımını artırarak işbirliğini güçlendirmeyi amaçlıyor.
- Atıktan Kaynaklanan Metan Emisyonlarına İlişkin Küresel Üst Düzey Diyalog Girişimi: Atık sektöründen kaynaklanan metan gazı salınımını azaltmaya yönelik uluslararası bir mutabakat zemini sunuyor.
Bu girişimlerin temel amacı, 2035 yılına kadar dünya genelindeki belediye atığı artış hızını yarı yarıya düşürmek. Atık sahalarından kaynaklanan metan gazının, karbondioksitten kısa vadede 80 kat daha güçlü bir sera gazı olduğunu hatırlatan uzmanlar, atık yönetiminin iklim mücadelesindeki “en hızlı sonuç veren” alanlardan biri olduğunun altını çiziyor.
Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Yerel Adımlar
Türkiye, sadece uluslararası platformlarda değil, sosyal alanda da sürdürülebilirliği destekleyen projelerle adından söz ettiriyor. Toplumsal farkındalığı artırmaya yönelik çalışmalar, sosyal medya kullanımı ve kent kimliği üzerindeki etkileriyle de yakından takip ediliyor. Ayrıca, iklim değişikliğiyle mücadele süreçlerinde Türkiye’nin diplomatik güven temelli işbirlikleri, küresel çapta örnek teşkil ediyor.
Antalya’daki konferans alanı da “sıfır atık belgeli” olarak hazırlanarak, dünyaya anlattığımız modelin bizzat uygulayıcısı olduğumuzu kanıtlıyor. Türkiye’nin mesajı oldukça net: “Atık bir maliyet değil, doğru yönetildiğinde hem iklim hem ekonomi için değerli bir kaynaktır.”




