Türkiye’nin tarihi ve kültürel zenginliklerini sanatla buluşturan Türkiye Kültür Yolu Festivali, on altıncı durağı olan Çanakkale’de beşinci kez kapılarını açtı. Dokuz gün sürecek bu büyük kültür, sanat ve gastronomi maratonu, 29 Ağustos 2026 tarihinde Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar Binası’nda düzenlenen görkemli bir açılış töreniyle başladı. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı’nın katılımıyla gerçekleşen tören, kentin eşsiz mirasını yüzlerce etkinlikle ziyaretçilere sunuyor.
Antik Troya’dan Çanakkale Savaşları’na uzanan derin tarihiyle bilinen Çanakkale, bu festivalle birlikte köklü geçmişini modern sanat ve kültürle harmanlıyor. Konserlerden sergilere, tiyatro gösterilerinden interaktif atölyelere kadar geniş bir yelpazede sunulan etkinlikler, her yaştan ve ilgi alanından ziyaretçiye hitap ediyor. Festival boyunca Türkiye’nin önde gelen sanatçıları sahne alarak müzik şölenleri yaşatacak. Ayrıca, 52 farklı Lezzet Noktası aracılığıyla Çanakkale’nin zengin mutfak kültürü de keşfe açılacak.
Açılış Törenine Yoğun İlgi
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından organize edilen bu önemli etkinliğin açılış programı, tarihi Anadolu Hamidiye Tabyası’nın Hangar Binası’nda gerçekleştirildi. Törene, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı’nın yanı sıra Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, Yeni Parti Çanakkale Milletvekili İsmet Güneşhan, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir ve Türkiye Kültür Yolu Festivali Genel Direktörü Selim Terzi gibi önemli isimler katıldı. Yerel protokol üyeleri ve çok sayıda sanatseverin yoğun ilgi gösterdiği açılış, festivalin coşkusunu zirveye taşıdı.
Çanakkale’nin Tarihi ve Kültürel Önemi Vurgulandı
Festivalin açılış konuşmasında söz alan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Çanakkale’nin binlerce yıl önce Troya Savaşları ile destanlara konu olduğunu, binlerce yıl sonra ise Çanakkale Savaşları ile dünya tarihinin en kritik mücadelelerinden birine sahne olduğunu vurguladı. Yazgı, Çanakkale’yi insanlık tarihinin farklı dönemlerini aynı coğrafyada ve ortak bir hafızada buluşturan eşsiz bir kültür şehri olarak tanımladı. “Bizler de bu eşsiz mirası korumayı, yaşatmayı ve dünyaya tanıtmayı en önemli sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz” diyen Yazgı, bu kapsamda yapılan uluslararası çalışmalara da değindi.
Bakan Yardımcısı Yazgı, 14 Haziran’da Roma’daki Kolezyum’da açılan ve 18 Ekim’e kadar ziyaret edilebilecek olan ‘Troya ve Roma: Antik Akdeniz Mitleri, Efsaneleri, Hikâyeleri’ sergisinin önemine dikkat çekti. Bu sergide, Türkiye’nin 19 müzesinden 200’ü aşkın eserin uluslararası izleyiciyle buluşturulduğunu belirtti. Yazgı, bir şehrin kültürel mirasını dünyaya tanıtmanın yanı sıra, bu mirası korumanın ve gelecek nesillere aktarmanın da büyük bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Bu tür etkinliklerin, kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasında kritik rol oynadığını ekledi.
Festival Programında Neler Var?
Dokuz gün boyunca sürecek olan Çanakkale Kültür Yolu Festivali, gelenekselden moderne birçok farklı sanatsal etkinliğe ev sahipliği yapacak. Müzikseverler için konserler, sanat galerilerinde özel sergiler, çocuklar ve yetişkinler için yaratıcı atölyeler ve çeşitli tiyatro performansları festival programının ana başlıklarını oluşturuyor. Ayrıca, Çanakkale’nin yöresel lezzetlerini deneyimlemek isteyenler için 52 farklı noktada gastronomi etkinlikleri düzenlenecek. Festival, Çanakkale’nin kültürel çeşitliliğini ve tarihsel derinliğini her yönüyle gözler önüne sermeyi hedefliyor. Bu festival, tıpkı 30 Ağustos Zafer Bayramı gibi önemli günlerde olduğu gibi, ulusal birlik ve beraberliği pekiştiren bir kültürel köprü görevi üstleniyor.
Festivalin sunduğu kültürel zenginlikler, ziyaretçilere unutulmaz anlar yaşatırken, aynı zamanda Çanakkale’nin ulusal ve uluslararası alanda tanıtımına da büyük katkı sağlıyor. Sanat ve tarih tutkunları için kaçırılmayacak bir fırsat sunan bu etkinlik, kentin turistik cazibesini daha da artırıyor. Festival, bölgesel kalkınmaya da önemli katkılar sağlayarak yerel ekonomiyi canlandırıyor. Etkinlikler, BES’te yaşanan tarihi eşik gibi ülke genelindeki olumlu gelişmelere paralel olarak, kültür ve turizm sektöründe de önemli bir ivme yaratıyor.



