Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul’da önemli bir kültürel etkinliğe katılarak, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi tarafından “555 Yıllık Bilim ve Eğitim Yolculuğu” temasıyla hazırlanan 555. Yıl İnteraktif Müzesi’ni ziyaret etti. Ayasofya Medresesi’nde gerçekleşen bu anlamlı ziyaret, Fatih Sultan Mehmet Han’ın fethettiği topraklarda yeşeren bilim ve eğitim geleneğinin günümüzle ve gelecekle buluşmasını temsil ediyor. Bakan Ersoy, ziyaret sırasında yaptığı değerlendirmelerde, köklü medeniyet birikiminin çağın imkanlarıyla geleceğe taşınmasının önemine dikkat çekti.
Fatih’in Bilim ve Eğitim Mirası: Geçmişten Geleceğe Köprü
Bakan Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Fatih Sultan Mehmet’in 1453’teki İstanbul fethinin açtığı ufuktan başlayarak, 1471’de temelleri atılan bilim ve eğitim mirasının günümüze ve hatta 2453 vizyonuna uzanan bu özel çalışmanın, kadim bir medeniyetin modern teknolojilerle buluştuğunu belirtti. Bu interaktif müze, sadece bir sergi olmaktan öte, Fatih Sultan Mehmet’in ilim ve sanata verdiği önemi, kurduğu vakıflar aracılığıyla yaşattığı eğitim geleneğini gözler önüne seriyor. Müze, ziyaretçilerine 1453’ten 2453’e uzanan, zamanın ötesinde bir köprü kurarak, Osmanlı İmparatorluğu’nun altın çağındaki bilimsel gelişmeleri ve bu gelişmelerin günümüzdeki yansımalarını deneyimleme fırsatı sunuyor. Bu tür kültürel mirasın korunması ve tanıtılması, “Farklı Kategorilerden Kitap Tavsiyeleri” gibi bilgilendirici içeriklerle de desteklenerek, genç nesillerin tarihimizle bağ kurması sağlanabilir.
Ayasofya Medresesi’nde Bilim ve Sanatın İzleri
Ziyaret sırasında, Prof. Dr. Turan Gökçe ve Prof. Dr. Mustafa Kaçar, Bakan Ersoy’a müze hakkında detaylı bilgiler sundu. Bakan Ersoy, emekleri ve kıymetli katkıları için kendilerine teşekkürlerini iletti. Ayasofya Medresesi’nin tarihi atmosferinde, fethin izlerinden Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı’nın 1471’de başlattığı bilim ve eğitim mirasına, Ayasofya’nın ilim atmosferinden Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nin bugününe ve geleceğe yönelik vizyonuna uzanan bu deneyim, ziyaretçileri adeta bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Müzenin sunduğu bu derinlemesine bakış, yalnızca geçmişi değil, aynı zamanda geleceğe dair ilham verici perspektifler sunuyor. Kültür, bilim ve eğitim mirasımızın geleceğe taşınması, ülkemizin kalkınması ve uluslararası alandaki konumu için büyük önem taşıyor. Bu bağlamda, “Türkiye yapay zekada dünyaya açılıyor! 5 ülke, 3 uluslararası kurum, 3 hedef pazar” gibi teknolojik ve bilimsel ilerlemeler, geçmişten gelen bu birikimin günümüzdeki yansımaları olarak görülebilir.
Geçmişten Güç Alarak Geleceğe Yürüyüş
Bakan Ersoy, açıklamalarında, “Geçmişten aldığımız güçle kültür, bilim ve eğitim mirasımızı geleceğe taşımayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullanarak, bu tür çalışmaların devamlılığının altını çizdi. Müze, muhayyile ile gerçekliğin zıtlığından, medrese avlularının yankılarından ve Ayasofya’nın maneviyatından beslenerek, 1453’ün fethinden 1471’de başlayan eğitim geleneğine, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nin 2010’daki kuruluşundan 2026’nın dijital dünyasına ve 2453’ün gelecek vizyonuna uzanan kapsamlı bir yolculuk sunuyor. Bu yolculuk, Türk medeniyetinin bilim ve eğitim alanındaki kesintisiz ilerleyişini ve geleceğe yönelik iddialı hedeflerini gözler önüne seriyor. Türkiye’nin kültürel ve bilimsel mirasının korunması ve geliştirilmesi, ulusal kimliğimizin önemli bir parçasıdır. Bu mirasın, interaktif ve modern yöntemlerle gelecek nesillere aktarılması, ülkemizin kültürel zenginliğini pekiştirecektir.



