📝 469 kelime
🕐 Son Güncelleme: 19:36
Adana, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde önemli bir yürüyüşe ve kitlesel basın açıklamasına ev sahipliği yaptı. Dünyanın dört bir yanında, özellikle Ortadoğu, Ukrayna, Gazze, Suriye ve İran gibi çatışma bölgelerinde devam eden yıkıcı savaşlara karşı, Adana’daki sivil toplum kuruluşları ve yurttaşlar sokaklara döküldü. İnönü Parkı’nda toplanan kalabalık, ellerinde dövizler ve dillerinde sloganlarla Atatürk Parkı’na kadar yürüdü. Yürüyüş boyunca sık sık “Yaşasın barış, yaşasın halkların kardeşliği”, “Bijî aşîtî” ve “Savaşa hayır, barış hemen şimdi” sloganları atıldı.
Atatürk Parkı’nda gerçekleştirilen ortak basın açıklaması, bölgedeki güvenlik politikaları ve toplumsal barışın inşası üzerine odaklandı. Türkiye genelinde son dönemde konuşulan barış süreçlerine dikkat çeken katılımcılar, bu dönemin sadece silahsızlanma adımlarından ibaret kalmaması gerektiğini vurguladı. Öte yandan gündemdeki diğer gelişmeler de yakından takip edilirken, örneğin Cem Yılmaz sağlık sorunlarını atlatarak taburcu oldu haberi gibi magazin ve kültür-sanat gündemi de Türkiye’nin farklı renklerini oluşturmaya devam ediyor. Ancak Adana’daki ana gündem maddesi tamamen insan hakları ve evrensel barış çağrıları oldu.
“Barış Yalnızca Silahsızlanma Değildir”
Ortak açıklamayı okuyan İHD Adana Şube Başkanı Yasemin Dora, Ortadoğu’da yaşanan çatışmaların mazlum halklara çok ağır bedeller ödettiğini dile getirdi. Kürt meselesinin onlarca yıldır uygulanan güvenlikçi politikalarla çözülemediğinin altını çizen Dora, önlerinde yeni ve tarihi bir fırsat penceresinin açıldığını ifade etti. Sürecin demokratikleşme, hukukun üstünlüğü, eşit yurttaşlık ilkesi ve toplumsal uzlaşı ile taçlandırılması gerektiğini belirten Dora, “Barış ertelenemez bir insan hakikatidir ve bu toprakların en temel ihtiyacıdır” dedi. Açıklamanın ardından eyleme katılan yurttaşlar, beyaz bir pankart üzerine barışa dair umutlarını ve temennilerini yazdılar.
Müzakere Masası ve Toplumsal Uzlaşı Vurgusu
Eylemde söz alan DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Av. Yakup Ataş ise 1945 yılından bu yana kurulan uluslararası barış mekanizmalarının küresel çatışmaları önlemede yetersiz kaldığını belirtti. Türkiye’deki mücadele tarihine atıfta bulunan Ataş, Kürt halkının dili, kimliği ve kültürüyle özgürce yaşama mücadelesinin büyük bedellerle yürütüldüğünü ifade etti. Yaşar Kemal’in “İnsanoğlu umutsuzluktan umut yaratandır” sözünü hatırlatan Ataş, bu coğrafyada kalıcı barış tesis edilene kadar alanlarda olacaklarını vurguladı. Ülke genelinde farklı olaylar da yaşanmaya devam ediyor; nitekim uluslararası alanda yaşanan gelişmeler arasında Almanya’dan Rusya’ya yönelik şok suçlamalar dış politika gündemini meşgul ederken, Türkiye’nin iç siyasetinde ise barış ve insan hakları talepleri hız kesmeden sürdürülüyor.
Yeşil Sol Parti MYK Üyelerinden Münir Korkmaz da yaptığı konuşmada, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nün bu yıl çok daha kritik bir döneme denk geldiğini belirtti. KHK mağduriyetlerinin 10. yılına değinen Korkmaz, barış ve müzakere süreçlerinin samimi bir demokratikleşme hamlesiyle desteklenmesi, düşünce suçlularının ve siyasi tutsakların serbest bırakılması gerektiğini söyledi. Etkinlik, katılımcıların barış şarkıları ve sloganları eşliğinde olaysız bir şekilde sona erdi.



