Kültür Sanat

Ali Ulvi Kurucu İstanbul’da Yad-ı Cemil Programıyla Anıldı

Türk İslam dünyasının mümtaz şahsiyetlerinden şair ve yazar Ali Ulvi Kurucu, İstanbul Sultanahmet'te düzenlenen özel bir programla yad edildi.

OKUMA AYARLARI
Ali Ulvi Kurucu İstanbul'da Yad-ı Cemil Programıyla Anıldı
Ali Ulvi Kurucu İstanbul'da Yad-ı Cemil Programıyla Anıldı
📖 3 dk okuma süresi
📝 596 kelime
🕐 Son Güncelleme: 00:06

Türk-İslam düşünce dünyasının ve edebiyatının en önemli isimlerinden, hafız, şair ve yazar Ali Ulvi Kurucu, vefatının ardından İstanbul’da düzenlenen anlamlı bir törenle yad edildi. Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul Şubesi öncülüğünde gerçekleştirilen “Yad-ı Cemil” etkinlikleri kapsamında, Fatih Sultanahmet’teki tarihi Kızlarağası Mehmed Ağa Medresesi’nde özel bir anma programı düzenlendi.

Sultanahmet’te Maneviyat Dolu Buluşma

İlim ve irfan dünyasına kazandırdığı eşsiz eserlerle tanınan merhum Ali Ulvi Kurucu’nun hayatı, düşünceleri ve geride bıraktığı manevi miras, düzenlenen panel ve konuşmalarla katılımcılara aktarıldı. Yoğun bir katılımla gerçekleşen anma merasimi, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından merhumun ruhuna ithafen dualar edildi ve onun kaleme aldığı şiirlerden bestelenen ilahiler seslendirildi. Katılımcılar, Kurucu’nun İslam coğrafyasındaki birleştirici rolünü ve ilmi kişiliğini bir kez daha derinlemesine idrak etme fırsatı buldu.

“Babam Uçaktı Ama Annem Kanattı”

Programın en duygu yüklü anlarından biri, Ali Ulvi Kurucu’nun kızı Sare Kurucu’nun kürsüye çıkmasıyla yaşandı. Babasının hayat mücadelesini ve aile yaşantısını anlatan Sare Kurucu, anne ve babasının arasındaki güçlü bağa dikkat çekti. Annesinin, babasının ilmi çalışmalarındaki en büyük destekçisi olduğunu vurgulayan Kurucu, “Babam bir uçaktı ama annem onun kanadıydı. Eğer o kanat, yani annem olmasaydı, babamın o yüksek ufuklara uçabilmesi, bu kadar eseri insanlığa kazandırabilmesi mümkün olamazdı” ifadelerini kullanarak salondakilere duygusal anlar yaşattı.

Kültürel Miras ve Küresel Gelişmeler

Gelişen dünya düzeninde kültürel değerlerin korunması ve genç nesillere aktarılması büyük önem taşıyor. Kültür ve sanat alanındaki bu tür vefa buluşmaları, milli kimliğin inşasında kritik bir rol oynamaktadır. Sanat ve kültür dünyasındaki bu köklü mirasın yanı sıra, Türkiye’nin teknolojik ve küresel vizyonu da hızla gelişmektedir. Nitekim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı da bu vizyonu desteklemekte; Bakan Kacır: Teknoloji girişimlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz açıklamasıyla yerli ve milli üretimin her alanda destekleneceğini belirtmektedir.

Aynı zamanda Türkiye, sadece kültürel değerlerine sahip çıkmakla kalmayıp, uluslararası arenadaki diplomatik ve tarihi bağlarını da güçlendirmektedir. Tıpkı Türk dünyasının köklü ülkelerinden birinin dönüm noktasında olduğu gibi; Özbekistan bağımsızlığının 35. yılını kutluyor: Mirziyoyev’den 10 yıllık plan başlığıyla duyurulan vizyoner adımlar, coğrafyamızın ortak geleceğine ışık tutmaktadır. Kültürel diplomasi ile siyasi ve ekonomik adımlar, Türkiye’nin küresel ölçekteki duruşunu pekiştirmektedir.

Öte yandan, Türkiye’nin bölgesel barış ve güvenlik konularındaki hassasiyeti de en üst düzeyde seyretmektedir. Son günlerde Karadeniz’de yaşanan sıcak gelişmeler kapsamında Türk gemisi vurulmuştu: Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Dışişleri’ne çağrıldı haberiyle gündeme gelen diplomatik adımlar, ülkenin hem içeride hem dışarıda haklarını koruma kararlılığını göstermektedir. Bu kararlı duruş, kültürel ve siyasi bağımsızlığın bir bütün olduğunu kanıtlar niteliktedir.

Ali Ulvi Kurucu Kimdir?

Genç yaşta Kur’an-ı Kerim’i ezberleyerek hafızlık mertebesine ulaşan ve hayatı boyunca ilim tahsilini sürdüren Ali Ulvi Kurucu, sadece Türkiye’de değil, uzun yıllar yaşadığı Medine-i Münevvere’de de önemli hizmetlerde bulunmuştur. Ardında yüzlerce şiir, makale ve hatırat bırakan Kurucu, modern dönemin en önemli İslam alimlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Onun yazdığı hatıralar, yakın tarihin sosyal ve dini yapısına ışık tutan en önemli kaynaklar arasında yer almaktadır.

Sultanahmet’in manevi atmosferinde gerçekleştirilen bu özel anma töreni, katılımcıların duaları eşliğinde son buldu. Ali Ulvi Kurucu’nun mirası, geride bıraktığı talebeleri ve eserleri vasıtasıyla gelecek nesillere aktarılmaya devam edecektir.

Kaynak: Yeni Şafak

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yapımcı: eritir.com.tr