Gündem

Antalya’da Dünya Barış Günü’nde Ortak Mücadele Vurgusu

Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü'nde Attalos Meydanı'nda açıklama yaparak barışın halkların ortak mücadelesiyle geleceğini vurguladı.

OKUMA AYARLARI
Antalya'da Dünya Barış Günü'nde Ortak Mücadele Vurgusu
Antalya'da Dünya Barış Günü'nde Ortak Mücadele Vurgusu
📖 2 dk okuma süresi
📝 466 kelime
🕐 Son Güncelleme: 20:23

Antalya, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında önemli bir basın açıklamasına ev sahipliği yaptı. Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri öncülüğünde kentin merkezi noktalarından biri olan Attalos Meydanı’nda bir araya gelen sivil toplum kuruluşları, sendikalar ve siyasi parti temsilcileri, küresel çapta yaşanan çatışmalara dikkat çekti. Yapılan ortak açıklamada, barışın ancak işçilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin ve ezilen tüm halkların omuz omuza vereceği ortak mücadeleyle tesis edilebileceğinin altı çizildi.

Dünyanın dört bir yanında masum sivillerin yaşam hakkının ihlal edildiğine ve coğrafyaların savaşlar nedeniyle adeta kana bulandığına dikkat çekilen açıklamada, emperyalist politikaların yıkıcı sonuçlarına değinildi. Gazze’den Ukrayna’ya, Lübnan’dan İran’a kadar geniş bir coğrafyada milyonlarca insanın yerinden edildiği, çocukların geleceğinin karartıldığı ifade edildi. Özellikle uluslararası savaş hukukunun dahi hiçe sayıldığı, okulların ve hastanelerin hedef alındığı bu karanlık tablonun insanlık suçu olduğuna vurgu yapıldı.

Savaşın Faturası Emekçilere Kesiliyor

Savaşların arkasında halkların çıkarlarının bulunmadığı, aksine emperyalist güçlerin enerji kaynakları, ticaret yolları ve paylaşım savaşlarının yattığı belirtildi. Silah sanayi tekellerinin ve uluslararası sermayenin kâr hırsı uğruna milyarlarca kaynağın silaha yatırıldığına dikkat çekilen basın metninde, bu durumun kamusal hizmetlerden çalındığı ifade edildi. Ülke genelinde ekonomi politikaları tartışılırken, benzer şekilde tarım ve üretim alanındaki dengesizlikler de gündeme gelmektedir; nitekim uzmanlar Bakan Bolat: Türkiye Dünyanın 7. Büyük Tarım Ülkesi açıklamalarıyla ülkenin ekonomik potansiyeline dikkat çekse de, savaş ekonomisinin getirdiği yükler her geçen gün halkın sırtındaki bütçeyi ezmektedir. Silahlanmaya ayrılan her bütçe kalemi, eğitimden sağlığa, sosyal güvenlikten temel gıdaya erişime kadar halkın hak ettiği kaynakların gasp edilmesi anlamına gelmektedir.

Cephelerde hayatını kaybedenlerin yoksul emekçi çocukları olduğuna işaret eden katılımcılar, krizlerin ve çatışmaların faturasının yine vergi zamları, düşük ücretler ve kemer sıkma politikalarıyla çalışanlara kesildiğini dile getirdi. Toplumsal yaşamın her alanında hissedilen bu sömürü düzenine karşı, dayanışmanın ve hak arama mücadelesinin önemine dikkat çekildi.

Kalıcı Barış Demokratikleşmeyle Mümkün

Çatışmasızlıktan kalıcı ve adil bir barışa giden yolun ancak demokratikleşmeden, adaletten, eşit yurttaşlıktan ve halkların kendi kimlikleriyle özgürce yaşayabilmesinden geçtiği yinelendi. Emek ve demokrasi güçleri, hak arama mücadelesini ve barış savunuculuğunu hiçbir zaman birbirinden ayırmadıklarını belirtti. Öte yandan, ülkede eğitim ve gençlik alanındaki gelişmeler de yakından takip edilmekte olup, yakın zamanda alınan kararlar doğrultusunda 2026 Kapatılacak Fakülteler: Hangi Üniversiteler Kapatıldı? sorusu kamuoyunu meşgul ederken, gençlerin nitelikli eğitime erişim hakkı da barış ve adalet mücadelesinin temel yapı taşları arasında yer almaktadır.

Antalya’daki eylemde, savaşa karşı barışı savunmanın aynı zamanda sermayenin sömürü ve talan düzenine karşı emeği savunmak anlamına geldiği vurgulandı. Kadın ve çocuk haklarının korunması, doğanın ve çevrenin yağmalanmasına karşı yaşam alanlarının savunulması gerektiği belirtilerek, “Savaşa karşı barışı, emperyalizme karşı bağımsızlığı savunmaya devam edeceğiz” mesajı verildi.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yapımcı: eritir.com.tr