📝 421 kelime
🕐 Son Güncelleme: 18:54
KKTC’nin Girne kentinden Mersin Taşucu’na seyir halindeyken alabora olarak sulara gömülen katamaran tipi yolcu gemisi, beraberinde büyük bir ihmaller zincirini de gün yüzüne çıkardı. 8 kişinin hayatını kaybettiği, 20 kişinin ise halen denizin karanlık sularında kayıp olduğu bu trajik olayda, facianın aslında “geliyorum” dediği ortaya çıktı. Kazadan sağ kurtulan yolcuların ifadeleri ve ortaya çıkan yeni görüntüler, denizcilik güvenliğinin nasıl hiçe sayıldığını gözler önüne seriyor.
“Su Alıyoruz” Uyarıları Görmezden Gelindi
Hayatını kaybedenlerin aileleri limanda çaresiz bir bekleyiş sürdürürken, kurtulan yolcular yaşadıkları dehşet anlarını anlattı. Bir kazazede, gemi batmadan hemen önce mürettebatın tutumunu şu sözlerle özetledi: “Su alıyoruz, sürati azaltın diye bağırdık. Ancak bize ‘Azalırsa daha kötü olur’ diyerek karşılık verdiler. Can yeleklerinin nasıl kullanılacağına dair hiçbir bilgilendirme yapılmadı.” Bu durum, Çanakkale Biga’da suç örgütü operasyonu gibi güvenlik zafiyetlerinin olduğu her alanda denetimin hayati önem taşıdığını bir kez daha kanıtlıyor.
3 Ay Önceki Görüntüler İhmali Belgeliyor
Faciaya ilişkin en sarsıcı gelişme, geminin 3 ay önceki seferine ait olduğu iddia edilen bir videonun ortaya çıkmasıyla yaşandı. KKTC’de öğrenim gören Alperen Çakır ve Sercan Ulutaş isimli öğrenciler, o dönemde de geminin ciddi miktarda su aldığını fark ettiklerini belirttiler. Çakır, “Mürettebata durumu bildirdik ancak gelen giden olmadı. Bize su gelmesinin normal olduğunu söyleyerek geçiştirdiler,” ifadelerini kullandı. Bu skandal ihmal, geminin teknik bakım süreçlerinin sorgulanmasına neden oldu.
Dünya genelinde ulaşım ve güvenlik protokolleri, Apple CarPlay’e Storm Radar desteği gibi teknolojik entegrasyonlarla dahi korunmaya çalışılırken, bu gemideki ilkel müdahale yöntemleri kabul edilemez bulundu. Öte yandan, benzer yapısal sorunların yaşanabileceği diğer ulaşım ağlarında da denetimlerin artırılması gerektiği uzmanlar tarafından vurgulanıyor. Örneğin, SGK borçlarında büyük kolaylık sağlanması gibi idari düzenlemelerin yanı sıra, insan hayatını doğrudan ilgilendiren deniz taşımacılığında da çok daha sıkı bir denetim mekanizması işletilmelidir.
Soruşturma Derinleşiyor
Şu an polis ekipleri, kazadan 3 ay önce bu durumu bildiren yolcuların ifadelerini kayıt altına alıyor. Geminin o tarihten bu yana herhangi bir onarımdan geçip geçmediği, geçmediyse neden sefere devam ettirildiği soruları, soruşturmanın merkezinde yer alıyor. Acılı aileler, “En azından cenazelerimize ulaşalım” diyerek yetkililerden acil bir açıklama bekliyor. Denizcilik otoriteleri, bu facianın bir kaza mı yoksa göz göre göre gelen bir ihmal mi olduğunu belirlemek için incelemelerini sürdürüyor.



