📝 461 kelime
🕐 Son Güncelleme: 19:00
İstanbul, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde anlamlı ve coşkulu bir protestoya ev sahipliği yaptı. Kentin dört bir yanından gelen sivil toplum kuruluşları, kitle örgütleri ve siyasi parti temsilcileri, artan küresel çatışmalara ve ekonomik krizlere dikkat çekmek amacıyla Kadıköy’de bir araya geldi. “Savaşa ve sömürüye karşı demokrasi ve barış kazanacak” şiarıyla organize edilen etkinlik, Boğa Heykeli önünden başlayarak Kadıköy İskelesi’ne kadar süren kitlesel bir yürüyüşle gerçekleştirildi.
Yürüyüş boyunca sık sık barış yanlısı sloganlar atılırken, çevredeki vatandaşlar da alkışlarla destek verdi. İskele meydanında düzenlenen mitingde yapılan ortak basın açıklamalarında, dünyada ve bölgede yaşanan çatışmaların faturasının yine emekçilere ve mazlum halklara kesildiği vurgulandı. Etkinlikte basın metninin Türkçe versiyonunu DİSK Marmara Bölge Temsilcisi Asalettin Arslanoğlu okurken, Kürtçe metni ise DEM Parti İstanbul İl Örgütünden Figen Yaşar seslendirdi.
Küresel Çatışmalar ve Savaşın Yıkıcı Faturası
Yapılan ortak açıklamada, dünyanın dört bir yanında emperyalist hegemonik güçlerin çıkarları uğruna halkların ateşe atıldığına dikkat çekildi. Özellikle Ortadoğu ve Afrika coğrafyasında yaşanan trajedilere vurgu yapılarak, Filistin’den Lübnan’a ve İran’a kadar milyonlarca insanın yaşamını yitirdiği ya da göç etmek zorunda kaldığı belirtildi. Benzer şekilde, Hürmüz Boğazı’nda Büyük Operasyon: ABD İran Hedeflerini Vurdu gelişmeleri de hatırlatılarak, uluslararası gerilimlerin nükleer ve bölgesel bir felakete dönüşme riskinin her geçen gün arttığı ifade edildi. NATO’nun yayılmacı politikalarının da Avrupa’da yeni savaş risklerini körüklediği kaydedildi.
Savaşların sadece cephelerdeki askerleri değil, toplumun tüm katmanlarını hedef aldığına işaret edilen açıklamada, ekolojik dengenin bozulduğu, kadınların ve çocukların bu süreçten en ağır şekilde etkilendiği dile getirildi. Savaş ekonomisinin toplumsal yaşamın bütün değerlerini tahrip ettiği savunuldu.
“Silah Tekelleri Kazanıyor, Emekçiler Yoksullaşıyor”
Mitingde dile getirilen en önemli başlıklardan biri de silahlanma harcamaları ile ekonomik kriz arasındaki doğrudan ilişki oldu. Açıklamada, silah tekellerinin kasaları devasa karlarla dolarken, halkın sofrasındaki ekmeğin her geçen gün küçüldüğüne dikkat çekildi. Eğitime, sağlığa ve sosyal güvenliğe ayrılması gereken kamu kaynaklarının silaha ve çatışmaya yatırıldığı belirtilerek, bu durumun faturasının vergi zamları, işsizlik ve yoksulluk olarak geri döndüğü ifade edildi.
Öte yandan, toplumun farklı kesimlerinde yaşanan hak arayışları ve hukuki süreçler de gündemdeki yerini koruyor. Türkiye genelinde son dönemde artan hak ihlalleri ve toplumsal olaylar, adalet mekanizmalarının ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösteriyor. Tıpkı Gülistan Doku Soruşturmasında Yeni Tutuklama Karari haberinde olduğu gibi, toplumsal adalet ve hukukun üstünlüğü talepleri, barış mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiriliyor.
İstanbul’daki 1 Eylül Barış Yürüyüşü, herhangi bir olguya meydan vermeden olaysız bir şekilde sona ererken; katılımcılar kalıcı barışın ancak eşitlikçi, özgürlükçü ve demokratik bir sistemle mümkün olabileceğini belirterek dağıldı.



