Gündem

Nepal’deki selde nasıl ayakta kaldılar? Hasar görse de yükü dağıtıyor: ‘Kazık sistemi yetmeyebilir’

Türkiye: Nepal’deki selde nasıl ayakta kaldılar? Hasar görse de yükü dağıtıyor: ‘Kazık sistemi yetmeyebilir’ hakkında son dakika gelişmeleri, ayrıntılı analizler ve merak edilen tüm sorular.

OKUMA AYARLARI
Nepal’deki selde nasıl ayakta kaldılar? Hasar görse de yükü dağıtıyor: ‘Kazık sistemi yetmeyebilir’

📖 11 dk okuma süresi
📊 1989 kelime
🕒 Son Güncelleme: 11:59

⚡ 5N1K HIZLI BAKIŞ & ÖZET
📍 Türkiye | 🕒 01.09.2026 – 11:59

Nepal’deki selde nasıl ayakta kaldılar? Hasar görse de yükü dağıtıyor: ‘Kazık sistemi yetmeyebilir’ hakkında kamuoyuna yansıyan son detaylar netleşti. Türkiye merkezli gelişmede merak edilen tüm detaylar anbean takip ediliyor.

Odak Konum
📍 Türkiye
Gelişme Durumu
⚡ Doğrulandı
Kategori
📂 Gündem

Türkiye / Gündem — Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – Nepal ağustos ayının son haftasını, tarihin en büyük felaketini yaşayarak geçiriyor. Bir buz kütlesinin çöktüğü, aşırı yağışların kısa sürede toprağa düştüğü, depremlerin hissedildiği ve sonunda barajların çökmesiyle yeryüzünü büyük su kütlelerinin bastığı felakette yüzlerce insan hayatını kaybetti. Kayıpların sayısı ve felaketin maddi boyutu ise henüz heslanamıyor. Ancak tüm bu felaketler peş peşe gelirken dikkat çeken şey, bazı binaların tüm o su kütlesi ve taşınan kaya ile molozlara rağmen ayakta kalmayı başarmasıydı. Peki ama bu binalar sadece şanslı mıydı? Yoksa onları ayakta tutacak bir sistemle inşa edilip felakete meydan okuyabilmiş miydi? Kastamonu’daki felaketten Nepal’e uzanan ince ve hayati çizgideki yaşam mücadelesini ve inştla ilgili detayları masaya yatırıyoruz. Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşt Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Kemal Önder Çetin ve AFAD Kütle Hareketleri Bilim Kurulu Üyesi Özyeğin Üniversitesi İnşt Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Derya Deniz , Nepal’de ayakta kalan yıların sırrını ve Türkiye’deki kritik eşiği Milliyet.com.tr’ye anlattı. Infografik Görsel (Quality Image) KORİDORDAN KAÇMAK HAYAT KURTARIR! ‘BUNA KAZIKLI TEMEL BİLE DAYANAMAYABİLİR’ Nepal’de sel suları akmak için kendi yolunu bulmuştu yüksekten inen su, dağların arasında bulunan tüm yıları da söküp götürmüştü. Ancak bazıları şaşırtıcı şekilde kayaların ve molozun kolonlarını dövmesine rağmen ayakta kalmayı başarmıştı. Bunlar çok mu sağlamdı yoksa sadece yılması gerektiği gibi olan sıradan yılar mıydı? Bazen de ne kadar sağlam olursa olsun altındaki toprağın bir anda kaydığı yılar sel sularına karışıp dev enkazlar haline geliyordu. Peki ama en azından bu tür afetlere daha hazır ya da dayanıklı yılar inşa etmenin yolu ne? Derya Deniz, akış koridorundan kaçmakla başlayan kuralları ve teknikleri şöyle anlattı: Alıntı Metni Pek çok etki üst üste gelince yılar üzerindeki yıkıcı etki artıyordu. Üstelik Nepal’de yaşananlar sadece sel veya büyük toprak kaymalarının eseri değildi. Mühendislik hizmeti almamış yıların çokluğu da tabloyu kötüleştirmişti. Kemal Önder Çetin şöyle anlattı: “Netleşmemiş ilk bulgulara göre büyük bir buzul kütlesinin kopması ile oluşan heyelanın geçici bir sedde arkasında gölleşmesi ve bilahare yıkılan bu tür geçici sedde ve seddelerin tetiklediği katı madde oranı hacimce yüzde 40–60’a kadar çıkabilen bir molozlu sel, kısmen hiperkonsantre akım. Bölgede devam eden Muson yağmurlarının da bu süreci beslediği unutulmamalıdır. Sudan çok daha yoğun ve yıkıcı bu molozlu akımının yoğunluğu suyun yoğunluğunun iki katına çıkabilir, hızı dik vadilerde 8–12 m/s’ye ulaşabilir; dinamik basıncı ise 60–150 kPa mertebesine erişerek depremler sırasında ortaya çıkan yatay yüklere eşdeğer hatta daha üzerinde seviyelere ulaşabilir. Bu yükler betonarme bir çerçevenin dolgu duvarlarını sökebilir, ancak iyi bir mühendislik hizmeti almış perdeli bir sistemi tek başına devirmesi veya temelinden sökmesi beklenmez. Yıların hasar görmesinin asıl sebebi üç etkinin üst üste binmesidir: birincisi akımın taşıdığı blokların noktasal darbesi taşıyıcı kolonları veya perdeleri kırabilir; ikincisi temel altındaki zeminin oyulması, üçüncüsü hidrostatik basınç ve kaldırma kuvvetidir.” Infografik Görsel (Quality Image) Zemin mi kötü bina mı? Yıların yıkılmadan sürüklendiği durumlarda ise sorun sadece binada olmayabilir. Peki binanın bulunduğu zeminden bir bütün olarak ayrılmasını önleyecek sistem nedir ve kesin olarak kurtuluş yolu mudur? Derya Deniz şöyle anlattı: “Ani taşkın veya moloz akışı altında bir yının büyük ölçüde bütünlüğünü koruyarak bir blok halinde hareket ettiğini görüyorsak, burada özellikle temel-zemin etkileşimi ve yının global stabilitesi sorgulanmalıdır. Bu durumda erozyon ve oyulma sonucu zemin taşıma gücü kaybı, yanal zemin kaybı gibi sebeplerle üst yının kayması, devrilmesi oluşabilir. Eğer ana problem temel çevresindeki erozyon veya oyulma ise yının zemine daha güvenli şekilde bağlanması ve temel çevresinin korunması önem kazanır. Bu amaçla fore kazıklar, kazıklı radye temel veya uygun şekilde tasarlanmış derin temel sistemleri kullanılabilir. Ancak Nepal’de gördüğümüz kadar yüksek enerjili bir taşkın/moloz akışı söz konusu olduğunda, kazıklı temel sistemi bile tek başına yeterli olmayabilir. Çünkü böyle bir olayda, yıkılan köprü ve ayaklarında gördüğümüz gibi, kazıkların kendisi de yanal moloz çarpması, oyulma ve çok yüksek hidrodinamik kuvvetlere maruz kalabilir.” NEPAL’DE SELE MEYDAN OKUYAN BİNALAR! ‘YIKILMAMASI SAĞLAM OLDUĞUNU GÖSTERMEZ’ Nepal’in her yeri çamur, moloz ve sel sularıyla klanmamıştı. Afet geniş bir bölgeye yayılmış da olsa bazı yerler daha az etkilenmişti. Bu da hasarın yer yer daha az olmasını açıklıyordu. Sel sularının akış yolunda olan yılar suyla taşınan dev kaya ve molozun etkisiyle yerle bir olmuştu. İnsanlar kaybolmuş, yüzlerce insan ve canlı hayatını kaybetmişti. Afetin boyutu öyle büyüktü ki belki de kurtulmak için tek çare kuş olup kanatlanmaktı. Peki ama içinde yaşayanların hayatta kaldığı binaların sırrı neydi? “Yıkılmamış olmak mutlaka yının sağlam olduğu anlamına gelmez. Bazı yılar gerçekten daha iyi tasarlanmış olabilir. Ancak bazıları da sadece daha düşük seviyede bir tehlikeye maruz kalmış veya şanslı olabilir. Burada yının nehir yatağına veya yüksek hızlı akış koridoruna olan mesafesi çok önemlidir. Genel olarak yı akıştan ne kadar uzaksa, maruz kaldığı hidrodinamik kuvvet ve moloz çarpma riski de o kadar azalır, erozyon etkisinden de uzaklaşmış olur. Dolayısıyla yalnızca binanın fotoğrafına bakarak ‘bu bina daha sağlam olduğu için ayakta kaldı’ demek doğru olmaz. Zemin koşulları, temel sistemi, bina kotu, nehre uzaklık, akış yönü, akış hızı ve yının geometrisi birlikte değerlendirilmelidir.” – Doç. Derya Deniz Infografik Görsel (Quality Image) Prof. Kemal Önder Çetin: “ Ayakta kalan her yı doğru yıldığı için değil, bazen sadece doğru yerde olduğu için ayakta kalmış olabilir.

📌 Öne Çıkan Başlıklar ve Kilit Noktalar

  • Bölgesel Odak: Türkiye
  • Önem Derecesi: Gündem Gündemi — Kritik Detaylar
  • Öne Çıkan Gelişme: Nepal’deki selde nasıl ayakta kaldılar? Hasar görse de yükü dağıtıyor: ‘Kazık sistemi yetmeyebilir’
  • İnceleme Durumu: Resmi veriler ve değerlendirmeler doğrulanmıştır.

Birincisi ve en belirleyici husus konumdur. Ana akım hattının dışında, akarsu terasının bir üst kademesinde ya da membada bir kaya çıkıntısının gölgesinde kalan yılar sistematik olarak kurtulmuş olabilir. İkincisi temel sistemidir. Sağlam kayaya gömülü veya derin temelli (kazıklı) yılar. Üçüncüsü taşıyıcı sistemdir. Üç doğrultuda da perde sürekliliği sağlanmış, zemin veya bodrum katları rijit bir betonarme kutu gibi çalışabilen yıların bu tür yanal itkiler ve de temelde oluşabilecek farklı oturmalara direnebildiği biliniyor.” BOZKURT’TAKİ FELAKET ÇOK ŞEY ÖĞRETTİ! ‘TAŞKINLAR DA DEPREM KADAR ZARAR VERİYOR’ 11 Ağustos 2021 tarihinde Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde meydana gelen sel felaketinin ağır sonuçları olmuştu. Dere yatağına yılmış yıların bir bir çöktüğü, köprülerin sulara kılıp sürüklendiği büyük bir afetti. Batı Karadeniz tarihinin en ağır doğal ve mühendislik afetlerinden biri olmasıyla da ayrı bir boyutu olan Bozkurt Sel Felaketi, bölgeye 48 stte düşen aşırı yağışlar (metrekareye 300 kg üzeri) sonucunda Ezine Çayı’nın taşmasıyla yaşanmıştı. İlçe merkezini tamamen sular altında bırakan selde hayat kurtaracak pek çok kural da atlanmıştı. 72 kişiyi hayattan koparan felaket sonrası kimse o insanları geri getirmeyecekti. Maddi kayıplar ise bir miktar düzeltilebilirdi. Ancak ortaya çıkan fiziki ve altyısal mal kaybı boyutu ilçeyi adeta haritadan silecek seviyeye ulaşmıştı. Bu durum çok önemli bir detayı da ortaya koyuyordu: Sigorta! “Türkiye’nin afet risk yönetiminde yalnızca depremi değil;taşkın, sel, heyelan ve diğer doğal tehlikeleri birlikte ele alan çoklu afet yaklaşımınaihtiyacı var. Bu noktada DASK’ın ve ilgili kurumların attığı adımlar önemli. ÖzellikleZorunlu Afet Sigortası (ZAS)ksamında deprem yanında taşkın , heyelan ve diğer doğal tehlikelerin de değerlendirilmesi, sigorta sisteminin daha ksamlı bir risk yönetimi aracına dönüşmesi açısından çok önemli bir adım.” Doç. Derya Deniz sözlerine şöyle devam etti: Alıntı Metni Prof. Kemal Önder Çetin : “Türkiye’nin, geliştirmeye açık yanları olmakla birlikte, Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (2018) gibi ayrıntılı, yı ölçeğinde ve yük bazlı bir deprem yönetmeliği vardır. Taşkın için ise mlesef mühendislik tasarımına yönelik eşdeğeri seviyede bir yönetmeliğimiz yoktur. Mevzu bahis olan bu yönetmeliğin uluslararası karşılığı Amerika İnşt Mühendisleri Odası ASCE 7 yönetmeliğinin taşkın yükleri bölümü ile yine aynı odanın ASCE 24 taşkına dayanıklı tasarım standardıdır. Benzeri bir yönetmeliğin ülkemize de kazandırılmasını öneririm.” SEL OLMASINA GEREK YOK! SÜREKLİ NEMLİ VE SUYA MARUZ KALAN YILAR TEHLİKEDE Rutubet ve suya maruz kalan donatılar paslandıkça kalınlıklarını ve dayanımını kaybediyor. 6 Şubat depremlerinden sonra yayınlanan rorlarda, 16 mm’lik nervürlü demirlerin korozyon nedeniyle incelerek 8 ila 10 mm seviyesine kadar düştüğü ve çekme kasitesini tamamen yitirdiği tespit edilmişti. Temel ve bodrum katlarında su yalıtımı yılmayan veya yıllarca biriken yeraltı ve sızıntı sularının tahliye edilmediği binalarda, özellikle kolon ve perde ayaklarındaki demirlerin adeta eridiği gözlemlenmiştir. Deprem anında binaların ilk olarak bu korozyona uğramış bölümlerden yani bodrum/zemin kat kolonlarından kırılarak göçtüğü belirlenmişti. Malatya Baydoğan artmanı ve Özelif Sitesi de bu şekilde adım adım yıkıma gitmişti. Peki Türkiye’de bu risk var mı? Derya Deniz: “Hâlzırda dere yatağında veya taşkın riski yüksek bölgelerde bulunan yılar açısından uzun süreli veya sıkı sık suya maruz kalma kesinlikle dikkate alınması gereken bir durum. Bunun için yının doğrudan dere yatağında veya suda olması da gerekmiyor. Uzun süreli nem etkisi de özellikle donatı korozyonu açısından önemli. Korozyon sonucunda beton çatlayıp dökülebilir, donatı kesitinde kayıp oluşabilir ve beton-donatı aderansı azalabilir. Bunların tamamı taşıyıcı sistemin uzun dönem performansını olumsuz etkileyebilir. Özellikle Türkiye gibi deprem tehlikesi yüksek bir ülkede, bu durum yının deprem performansı açısından da önemli bir dezavantaj oluşturabilir. Burada dere yatağında bulunmanın bir başka önemli dezavantajı da, sadece taşkın açısından değil, zemin koşulları nedeniyle deprem açısından da ek riskler oluşturabilmesi. Özellikle dere yataklarında bulunan alüvyon zeminler, deprem sırasında zemin davranışı ve yer hareketinin büyütülmesi açısından ayrıca dikkate alınmalı. Daha yumuşak ve gevşek alüvyon zeminler, bazı koşullarda deprem dalgalarının büyütülmesine neden olabilir ve yının maruz kalacağı deprem talebini artırabilir. Bunun yanında suya doygunluk, zeminin davranışını ve taşıma kasitesini etkileyebilir.” Infografik Görsel (Quality Image) ‘Uygun zemine doğru yı’ ilkesi 4 kelimeden ibaret değil. Burada insanların ve canlıların güvenliğine dair çok şey yatıyor. Çünkü gerçekten yısal olarak doğru ve sağlam bir bina inşa edilmiş olsa da, uygun zemine yılmazsa yıkım kaçınılmaz olabilir. Bu nedenle yıyı inşa etmek için zemin özellikleri incelikle değerlendirilmeli ve yıyı ayakta tutacak detaylar buna göre belirlenmeliydi. Ayrıca dere yataklarındaki yılar için de risk azımsanamazdı. Kemal Önder Çetin bu noktada dere yataklarında bulunan yılara dikkat çekerek, “Uzun süre suya maruz kalan ve yalıtımı olmayan betonarme sistemlerde donatı korozyonu yaşanabiliyor. Islanma ve kuruma çevrimleri betonun kılcal boşluklarına klorür ve oksijen taşırken korozyon hızlanarak önce paspayını çatlatarak koruyucu beton kabuğu döker, sonra iki kritik şeyi birden azaltır: Donatının kesit alanını azaltır, yani çekme dayanımını ve daha da tehlikelisi, beton-donatı kenetlenmesini yani aderansı. Aderans kaybı bir betonarme elemanın sünek davranıştan gevrek davranışa geçmesi demektir ki ülkemizde yakın dönem depremlerinde hiçbir uyarı vermeden toptan göçen yıların yeterli süneklik gösteremeyen yılar olduğunu da üzülerek hatırlatmak isterim. Temel tarafında ise sızma zemin içinde borulanmayı yaratıp temel altında boşluklar oluşturabilir, doygun gevşek kumlarda sıvılaşma potansiyelini artırır, farklı oturmalara yol açar. Dere yataklarındaki mevcut yılar için söyleyeceğim şudur: Bugüne kadar bir yıkımın olmaması bir güvence olmayıp, sadece o yının benzer bir tehlike ile henüz test edilmediğini belirtir” diye konuştu. Derya Deniz de bu konuya da değinerek sözlerini noktaladı. Alıntı Metni

🔍 Olayın Geçmişi ve Perde Arkası

Geçmiş dönemlerde benzer konularda kamuoyuna yansıyan raporlar ve uzman değerlendirmeleri göz önüne alındığında, Türkiye merkezli bu gelişmenin sektörde önemli etkiler doğurabileceği belirtiliyor.

⏳ Olayın Kronolojik Gelişimi

Adım 1

Nepal’deki selde nasıl ayakta kaldılar? Hasar görse de yükü dağıtıyor: ‘Kazık sistemi yetmeyebilir’ başlığıyla ilgili ilk bilgiler ajanslara ulaştı.

Adım 2

İlgili kurumlar ve yetkili mercilerden ilk resmi açıklamalar yapıldı.

Son Durum

Süreç anlık olarak takip edilmekte olup yeni ayrıntılar aktarılmaktadır.

“Gelişmeler doğrultusunda resmi makamların yapacağı yeni açıklamalar ve sürecin seyri yakından takip ediliyor.”

❓ Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

🔹 Nepal’deki selde nasıl ayakta kaldılar? Hasar görse de yükü dağıtıyor: ‘Kazık sistemi yetmeyebilir’ konusunda son durum nedir?

Türkiye kaynaklı son bilgilere göre olayla ilgili inceleme ve değerlendirmeler ilgili birimlerce titizlikle sürdürülmektedir.

🔹 Yeni bir açıklama yapıldı mı?

Resmi makamlar tarafından yapılan bilgilendirmeler geldikçe içeriğimiz anlık olarak güncellenmektedir.

Haber Masası Özel Yayını | Doğrulanmış İçerik | Coğrafi Odak: Türkiye

🗳️ Okuyucu Anketi: Bu Gelişmeyi Nasıl Değerlendiriyorsunuz?

GÜNCEL ANKET

Nepal’deki selde nasıl ayakta kaldılar? Hasar görse de yükü dağıtıyor: ‘Kaz… konusu hakkındaki görüşünüzü belirtin:



Bu habere tepkiniz:

🔥 2.4k
👏 1.8k
💡 920
😮 640

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yapımcı: eritir.com.tr