Kültür Sanat

Sardes Antik Kenti’nde Dev Sır: Pişmiş Tuğla Asurluları İşaret Ediyor

Manisa Sardes Antik Kenti'nde bulunan devasa sur duvarının sırrı, pişmiş tuğla teknolojisiyle çözülüyor. Tarihi değiştirecek Asurlu usta teorisi haberimizde.

OKUMA AYARLARI
Sardes Antik Kenti’nde Dev Sır: Pişmiş Tuğla Asurluları İşaret Ediyor
Sardes Antik Kenti’nde Dev Sır: Pişmiş Tuğla Asurluları İşaret Ediyor
📖 2 dk okuma süresi
📝 453 kelime
🕐 Son Güncelleme: 14:53

Manisa’nın Salihli ilçesinde yer alan ve tarihin akışını değiştiren parayı ilk kez basan uygarlık olarak bilinen Lidya Krallığı’nın başkenti Sardes Antik Kenti, arkeoloji dünyasını heyecanlandıran devasa bir keşfe sahne oluyor. Bölgede yürütülen kazı çalışmalarında gün yüzüne çıkarılan 20 metre genişliğindeki dev sur duvarı, sadece mimari bir yapı değil, aynı zamanda Anadolu tarihini yeniden yazdıracak bir gizemin anahtarı olarak değerlendiriliyor.

Antik kentte bulunan ve günümüze kadar ulaşan 12 metre yüksekliğindeki bu görkemli yapının, M.Ö. 600’lü yıllarda inşa edildiği tahmin ediliyor. Yapılan detaylı analizler, duvarın inşasında Anadolu coğrafyasında o dönem için oldukça sıra dışı olan “pişmiş tuğla” teknolojisinin kullanıldığını gösterdi. Uzmanlar, bu teknolojinin bölgeye dışarıdan gelen mühendisler tarafından taşındığı konusunda hemfikir.

“Kayıp Asurlular” Lidya’ya mı Sığındı?

Arkeologların üzerinde en çok durduğu teori ise oldukça çarpıcı: Mezopotamya’nın süper gücü Asur İmparatorluğu’nun yıkılış döneminde, hayatta kalan usta ve mühendislerin Sardes’e sığınmış olabileceği düşünülüyor. İskitler, Medler ve Babillerin saldırılarıyla başkentleri yerle bir edilen Asurlu ustaların, Lidya Krallığı himayesine girerek bu devasa surları inşa ettiği varsayılıyor. Bu durum, sanat ve arkeoloji dünyasında Erdağ Aksel: “Heykeltıraş Değil, Tesisatçıyım” başlıklı haberimizde ele aldığımız gibi, teknik bilginin farklı coğrafyalara nasıl transfer edildiğine dair önemli bir kanıt niteliği taşıyor.

Sardes’teki bu özel yapı tekniği, Anadolu’da eşi benzeri görülmemiş bir uygulama olarak kayıtlara geçti. Uzmanlar, surların korunması için özel bir yöntem uygulayarak yapının orijinaline sadık kopyalarını üretiyor. Bu çalışmalar, antik kentteki kültürel mirasın korunması adına atılan en kritik adımlardan biri olarak görülüyor. Bölgedeki arkeolojik hareketlilik, Manisa’da İmece Usulü Salça Hazırlığı: Geleneksel Lezzet Sırları haberimizde olduğu gibi, yörenin sadece tarihiyle değil, geleneksel kültürüyle de ne kadar köklü bir geçmişe sahip olduğunu kanıtlıyor.

Tarih Yeniden Şekilleniyor

Lidya Krallığı’nın neden böyle devasa bir savunma hattına ihtiyaç duyduğu sorusu, Asurlu ustaların varlığıyla anlam kazanıyor. Dünya imparatorluğu vizyonuna sahip olan Lidyalıların, Mezopotamya’nın en gelişmiş mimari teknolojisini kullanarak başkentlerini koruma altına almaları, dönemin jeopolitik dengelerini gözler önüne seriyor. Kazı alanı, sadece tarih meraklılarını değil, aynı zamanda Dünyanın En Kurak Çölü Atacama Beyaza Büründü! gibi doğa olaylarını takip eden bilim dünyasının da dikkatini çekmeye devam ediyor.

Sardes Antik Kenti’ndeki bu keşif, pişmiş tuğla teknolojisinin bölgedeki kökenini sorgulatırken, antik dönemin “mülteci” ustalarının tarihsel izlerini de ortaya çıkarmış oldu. Gelecek dönem kazılarında, duvarın alt katmanlarında bulunacak yeni bulguların, Asurlu ustaların Lidya üzerindeki etkisini çok daha net bir şekilde gözler önüne sermesi bekleniyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yapımcı: eritir.com.tr