📝 404 kelime
🕐 Son Güncelleme: 07:12
Türkiye genelinde tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarını doğrudan etkileyen indirimli satış reklamları, Ticaret Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan yeni düzenlemelerle sıkı bir denetim sürecine girdi. 1 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği, özellikle dijital platformlarda sıkça karşılaşılan “suni indirim” algısına son vermeyi hedefliyor. Artık firmalar, tüketicinin satın alma kararını manipüle eden yanıltıcı fiyat politikaları uygulayamayacak.
Ekonomik piyasalardaki hareketlilik, sadece Dolar/TL kuru yükselişi gibi makroekonomik verilerle değil, aynı zamanda doğrudan vatandaşın cebini ilgilendiren perakende fiyatlandırmalarıyla da takip ediliyor. Bakanlık, tüketicinin korunması amacıyla yaptığı açıklamada, indirim reklamlarının gerçek, açık ve doğrulanabilir olması gerektiğini vurguladı. Vatandaşın “indirim” adı altında yanıltılmasının önüne geçmek için hem geleneksel mecralar hem de e-ticaret platformları yakın takibe alındı.
“Suni Zam” Dönemi Kapandı: 10 Gün Kuralı
Yeni yönetmeliğin en dikkat çekici maddesi, indirimli fiyat hesaplamasında baz alınacak süreyi netleştirdi. Artık bir ürün için “eski fiyat” belirlenirken, indirimin başlangıç tarihinden önceki son 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyat esas alınacak. Bu sayede, fiyatı bir günlüğüne yükseltip ertesi gün büyük bir indirim yapılmış gibi gösteren “suni zam üstüne indirim” oyunları tamamen yasaklandı. Piyasada yaşanan bu tür manipülatif hamleler, Borsa İstanbul’daki dalgalanmalar gibi doğrudan tüketici güvenini zedeleyen unsurlar arasında görülüyor.
Bakanlık, bu kuralın istisnalarını da belirledi. Meyve ve sebze gibi çabuk bozulabilen ürünlerde, indirimden hemen önceki fiyat baz alınmaya devam edilecek. Ayrıca, sadece doğrudan fiyat indirimleri değil, “şartlı satışlar” da denetim kapsamına alındı. Bir fayda sağlamayı belirli bir şarta bağlayan tüm reklamlar, artık indirimli satış hükümlerine tabi tutulacak.
40 Milyon TL’ye Varan Cezalar Yolda
Reklam Kurulu tarafından yürütülen incelemeler sonucunda, tüketiciyi yanıltan ve gerçek dışı indirim algısı oluşturan firmalara ağır yaptırımlar uygulanacak. İhlalin boyutuna göre ceza miktarları 40 milyon TL seviyelerine kadar çıkabiliyor. Bakanlık yetkilileri, tüketicinin gerçek niteliği anlamasını engelleyen her türlü “avantajlı teklif” izleniminin mercek altında olduğunu belirterek, firmaları şeffaf olmaya çağırdı.
Özellikle iş dünyasındaki rekabetin yarattığı baskıyı tüketicinin üzerine yıkmaya çalışan işletmeler için artık geri sayım başladı. Bakanlık, denetimlerin kararlılıkla süreceğini ve tüketicinin doğru bilgiye dayalı alışveriş yapma hakkının korunacağını bir kez daha yineledi.



