📝 492 kelime
🕐 Son Güncelleme: 18:12
İstanbul 2 Nolu Barosu, İsrailli yetkililerin Gazze’de gerçekleştirdiği insanlık dışı katliamlar ve savaş suçlarıyla ilgili uluslararası hukuk mücadelesini kararlılıkla sürdürüyor. Hollanda’nın idari başkenti Lahey’de bulunan Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) çıkarma yapan Türk hukuk heyeti, bölgede işlenen suçları gözler önüne serecek kritik nitelikteki ek delil dosyalarını resmi makamlara teslim etti. Gerçekleştirilen bu kritik ziyaret, dünya genelinde adalet arayan milyonlarca insan için umut ışığı olurken, uluslararası basında da geniş yankı uyandırdı. Dünyadaki gelişmeler yakından takip edilirken, küresel ölçekteki bu tür tarihi adımlar tıpkı Belçika’daki adalet arayışları gibi uluslararası toplumun vicdanını temsil ediyor.
Lahey’deki UCM binası önünde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan İstanbul 2 Nolu Barosu Başkanı Avukat Yasin Şamlı, sürecin hukuki seyrine ilişkin önemli detaylar paylaştı. Şamlı, daha önce 5 Aralık 2023 tarihinde UCM’ye resmi başvuruda bulunduklarını hatırlatarak, bu müracaatın 12 farklı ülkeden tam 3 bin 61 avukatın imzasıyla güçlü bir destek gördüğünü vurguladı. Sadece hukukçuların değil, küresel kamuoyundan da yaklaşık 700 bin kişinin bu haklı davaya imza vererek destek olduğunu belirten Şamlı, adaletin tecelli etmesi için bu mücadelenin sonuna kadar sürdürüleceğinin altını çizdi.
Kadın ve Çocuklara Yönelik Soykırım İçin 6 Klasörlük Delil
Hazırlanan yeni dosyanın kapsamına değinen Yasin Şamlı, özellikle savunmasız kadın ve çocukların hedef alındığı soykırım fiillerini kanıtlayan 6 klasörlük devasa bir delil arşivinin mahkemeye sunulduğunu açıkladı. Sunulan bu kapsamlı dosyanın içerisinde mağdur beyanlarının yanı sıra, uluslararası haber ajanslarının Filistin sahasından elde ettiği sarsıcı fotoğraf ve videolar, uzmanlık raporları ve konuyla ilgili yazılmış kitaplar yer alıyor. Katledilen masum çocukların ve kadınların acı gerçekliğini gözler önüne seren görsel materyallerin, sorumluların uluslararası mahkemelerde yargılanmasında kilit rol oynaması bekleniyor. Küresel boyuttaki gelişmeler ve uluslararası diplomasideki hareketlilik, tıpkı Bakan Bayraktar’ın Lübnan hamlesi gibi stratejik ve kararlı adımlarla destekleniyor.
Türkiye’deki yerel mahkemelerde de katliamın sorumluları hakkında suç duyurularında bulunulduğunu ve haklarında yakalama kararları çıkarıldığını aktaran Şamlı, şu ifadeleri kullandı: “Soykırımcılar ve insanlığa karşı suç işleyenler uluslararası hukuk önünde hesap verip cezalandırılıncaya kadar bu davanın takipçisi olmaktan vazgeçmeyeceğiz. Adalet mücadelemiz yalnızca ülkemiz sınırları içinde değil, tüm dünya genelinde kararlılıkla devam edecektir.”
Uluslararası Vicdan ve Türkiye’nin Kararlı Duruşu
Lahey ziyaretinde hazır bulunan AK Parti Denizli Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Cahit Özkan da yürütülen hukuki süreçlerin önemine dikkat çekti. Özkan, Uluslararası Adalet Divanı ile UCM’de görülen davalardaki en büyük ve somut delil kaynağının, sahadaki sarsıcı gerçekliği kaydeden ajans görüntüleri ve toplanan belgeler olduğunu belirtti. Türkiye Cumhuriyeti’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Filistin davasının ve mazlum halkın her daim yanında durduğunu hatırlatan Özkan, sivil toplum kuruluşlarının ve baroların bu haklı mücadelesine devlet olarak her türlü desteğin verilmeye devam edeceğini ifade etti. Türkiye’nin attığı bu adımlar, uluslararası alanda mazlumların sesi olma misyonunu bir kez daha tescilledi.



