📝 557 kelime
🕐 Son Güncelleme: 00:40
Türkiye genelinde milyonlarca vatandaşın merakla beklediği deniz avcılığı sezonu büyük bir coşkuyla başlarken, Karadeniz’in sert ve bereketli sularında da hareketlilik doruk noktaya ulaştı. Doğu Karadeniz’in incisi Rize ilinin Pazar ilçesine bağlı Balıkçı Köyü’nde, av yasağının kalkmasıyla birlikte limanda renkli ve bir o kadar da anlamlı görüntülere sahne olan bir sezon açılış töreni gerçekleştirildi. Yöre halkı ve emektar balıkçılar, yeni sezona “Bismillah, vira” diyerek başlarken, Karadeniz kültürünün vazgeçilmez simgeleri olan tulum sesleri ve horon halkaları eşliğinde denize uğurlandı.
Geleneksel balıkçılığın yaşatılması ve deniz ekosisteminin korunması adına büyük bir mücadele veren bölge halkı, açılış coşkusunu yaşarken aynı zamanda kararlı duruşlarını da bir kez daha gözler önüne serdi. Gözlerini Karadeniz’in mavi sularına çeviren balıkçılar, bol ve kazasız bir av dönemi dilerken, son dönemde artan çevresel tehlikelere karşı da ses yükseltti. Uzmanların ve sahil sakinlerinin raporlarına göre denizcilik sektöründe yaşanan tehlikeler yalnızca avlanma ile sınırlı kalmıyor; nitekim Türkiye’de Deniz Kazaları Can Aldı: 5 Yılda 151 Kişi Öldü istatistikleri de denizde güvenliğin ve kurallara riayet etmenin ne denli hayati bir önem taşıdığını her fırsatta gözler önüne seriyor.
Kuzuoğlu Grubu Projesine Karşı Hukuk ve Yaşam Mücadelesi
Rize Pazar’daki Balıkçı Köyü sakinleri, sadece ekonomik bir geçim mücadelesi değil, aynı zamanda coğrafi ve ekolojik bir yaşam savaşı veriyor. Köy sahilinde Kuzuoğlu Grubu tarafından kurulması planlanan tartışmalı kafes balıkçılığı projesi, yöre halkının huzurunu kaçırmış durumda. Balıkçılar ve köy sakinleri, bu tür endüstriyel girişimlerin bölgedeki doğal yaşam dengesini tamamen altüst edeceğini, deniz kirliliğini artıracağını ve nesillerdir sürdürülen geleneksel kıyı balıkçılığını bitme noktasına getireceğini savunuyor. Sezon açılışında bir araya gelen binlerce kişi, yetkililere seslenerek bu projeden derhal vazgeçilmesi çağrısını yineledi.
Denizin ve kıyıların korunması konusundaki hassasiyet, sadece yerel düzeyde değil, aynı zamanda ulusal ve uluslararası arenadaki gelişmelerle de yakından takip ediliyor. Tıpkı ülkemizin geleceğini teknolojik anlamda şekillendiren Şanlıurfa’da TEKNOFEST Güneydoğu Heyecanı: Hazırlıklar Sürüyor haberinde olduğu gibi, yerel kalkınmanın ve modern girişimlerin çevreye duyarlı, insan odaklı ve sürdürülebilir bir çizgide ilerlemesi gerektiği vurgulanıyor. Karadenizli balıkçılar da modern dünyanın getirdiği bu tür endüstriyel yatırımların doğayı katletmesine karşı hukuki ve demokratik haklarını sonuna kadar savunacaklarını ifade ediyor.
Geleneksel Balıkçılık Can Çekişmesin
Av sezonunun resmen başlamasıyla birlikte tezgahların şenlenmesi beklenirken, balıkçılar geleceğe dair kaygılarının da giderilmesini istiyor. Doğal balık türlerinin koruma altına alınması gerektiğini belirten emektar kaptanlar, kafes balıkçılığı gibi kontrolsüz projelerin hem balık populasyonuna hem de küçük ölçekli balıkçılıkla geçinen ailelere çok büyük darbe vurduğunu dile getiriyor. Tulumun coşkulu nağmeleri ve horonun enerjisiyle moral depolayan köy halkı, haklı davalarından asla vazgeçmeyeceklerini bir kez daha haykırdı.
Öte yandan, bölgedeki ekonomik dengelerin korunması ve ticari faaliyetlerin şeffaf bir şekilde yürütülmesi de köy halkının öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor. İşletmelerin ve girişimcilerin finansal yapılarını incelerken Dönen Varlıklar Nedir, Nelerdir? Bilanço Kalemleri gibi temel ekonomik göstergelerin dikkate alınması ne kadar önemliyse, yerel halkın geçim kaynaklarının da aynı titizlikle korunması o kadar elzemdir. Rize’nin hırçın dalgalarına karşı ekmek mücadelesi veren Balıkçı Köyü sakinleri, hem denizin bereketine ortak olmak hem de doğasını korumak için kararlılıkla yola devam ediyor.



