📝 438 kelime
🕐 Son Güncelleme: 18:11
Türkiye’nin yakın siyasi ve dini tarihi açısından önemli figürlerinden biri olan, eski Ulaştırma Bakanı ve kamuoyunda Süleymancılar olarak bilinen yapının eski lideri Arif Ahmet Denizolgun‘un şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada çok kritik bir eşik aşıldı. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen titiz çalışmalar neticesinde, dosyadaki ilk gözaltı işlemi gerçekleştirildi. Olayın üzerinden yaklaşık on yıllık bir zaman geçmesine rağmen derinleştirilen soruşturma, adli makamları yeni ve şaşırtıcı delillere ulaştırdı.
Edinilen bilgilere göre, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında daha önce tanık sıfatıyla ifade veren merhum Denizolgun’un özel doktoru Nurettin Demirkol, görev yaptığı hastanede gözaltına alındı. Savcılık tarafından “yalan tanıklık” yaptığı iddiasıyla hakkında arama ve el koyma kararı çıkarılan Demirkol, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosu’na sevk edildi. Burada soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcısına ifade vermesi beklenen doktorun dosyadaki konumu, soruşturmanın seyrini tamamen değiştirdi.
“İhbarı Bilmiyorum” Demişti, Resmî Kayıtlar Yalanladı
Soruşturmanın en dikkat çekici boyutu ise tanık Nurettin Demirkol’un ifadesi ile resmî emniyet kayıtları arasındaki açık çelişki oldu. 26 Ağustos tarihinde adliyeye gelerek tanık sıfatıyla ifade veren Demirkol, soruşturma savcısına verdiği ifadede, Arif Ahmet Denizolgun’un hayatını kaybettiği gece acil yardım ihbarını kimin gerçekleştirdiğini bilmediğini iddia etmişti. Ancak polisin ve savcılığın derinlemesine yürüttüğü dijital ve resmî arşiv incelemeleri, bu ifadenin gerçeği yansıtmadığını, aksine ihbarı bizzat Demirkol’un yaptığını ortaya koydu.
Dosyaya giren 155 Acil Çağrı İhbarı Çözüm Tutanağı’na göre; 8 Eylül 2016 gecesi saat 00.29’da polisin acil hattı arandı. Telefonu açan kişinin kendisini “Doktor Nurettin Demirkol” olarak tanıttığı ve aile hekimi olduğu bir hastanın ani ve şüpheli şekilde hayatını kaybettiğini bildirdiği tespit edildi. Tutanaklarda, Demirkol’un olay yerinin Beykoz Riva’daki Öğümce Köyü olduğunu söylediği, ancak bölgenin jandarma sınırları içerisinde kalma ihtimaline karşı yönlendirildiği yer aldı. Bu görüşmeden sadece dört dakika sonra, saat 00.33’te Demirkol’un 155’i bir kez daha arayarak durumu aktardığı ve yardım talep ettiği belgelendi.
Arif Ahmet Denizolgun Soruşturmasında Derinleşen Gizem
Gerçekleşen bu kritik gözaltı, kamuoyunda uzun süredir merakla takip edilen dosyanın geleceği açısından büyük bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Yargı mercileri, ölümün üzerinden geçen uzun yıla rağmen elde edilen yeni dijital veriler ve tanık çelişkileri doğrultusunda soruşturmayı çok yönlü olarak sürdürüyor. Gündemi meşgul eden bu adli gelişmenin yanı sıra, ülke genelinde Türkiye’de af beklentisi ve gündemdeki son gelişmeler de vatandaşlar tarafından yakından takip edilmeye devam ediyor. İstanbul merkezli bu hukuki sürecin nasıl ilerleyeceği ve savcılığın sorgu sonrası atacağı adımlar tüm kamuoyu tarafından büyük bir merakla bekleniyor.



