Dünya

ABD Büyükelçisi Huckabee’den Batı Şeria’da Tartışmalı Açıklamalar

ABD Büyükelçisi Huckabee, Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşimleri savundu. Filistin topraklarını gasbeden İsraillileri "barışçıl" olarak nitelendirmesi tepki çekti.

OKUMA AYARLARI
ABD Büyükelçisi Huckabee’den Batı Şeria’da Tartışmalı Açıklamalar
ABD Büyükelçisi Huckabee’den Batı Şeria’da Tartışmalı Açıklamalar
📍 Konum: Kudüs, İsrail
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 390
🕐 Son Güncelleme: 04.09.2026 13:16

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı yerleşim inşa etme hakkını savunan tartışmalı açıklamalarda bulundu.
  • Huckabee, Filistin topraklarını gasbeden İsraillileri “barışçıl” olarak tanımlarken, saldırganları ise “küçük bir azınlık” olarak nitelendirerek ayrıştırdı.
  • Büyükelçi, Oslo Anlaşmaları’na atıfta bulunarak C Bölgesi’ndeki yerleşimlerin meşru olduğunu iddia etti, ancak bu tutumu dünya genelinde İsrail’in itibarı konusunda ciddi tartışmalara yol açtı.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, işgal altındaki Batı Şeria’da yaşanan gerilime dair yaptığı açıklamalarla uluslararası kamuoyunda yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Bölgedeki mevcut durumu ve İsrail’in yasa dışı yerleşim politikalarını değerlendiren Huckabee, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilere yönelik “barışçıl” nitelemesiyle dikkat çekti.

“Yahudiye ve Samarya” Vurgusu ve Tartışmalı Savunma

The Jerusalem Post’a verdiği demeçte, işgal altındaki Batı Şeria’yı İsrail’in kullandığı dini ve tarihi terminoloji olan “Yahudiye ve Samarya” olarak adlandıran Huckabee, bölgedeki yasa dışı yerleşimlerin hukuki zeminini Oslo Anlaşmaları’na dayandırdı. Büyükelçi, İsraillilerin C Bölgesi’nde yerleşim inşa etme hakkı olduğunu öne sürerek, bu durumun 1993 tarihli anlaşma şartlarını ihlal etmediğini savundu.

Bu açıklamalar, bölgedeki artan şiddet olayları ve hak ihlalleri göz önüne alındığında, diplomatik çevrelerde “taraflı” olarak yorumlandı. Özellikle hukuki süreçlerin ve uluslararası hukukun hiçe sayıldığı iddialarının yükseldiği bir dönemde, bir büyükelçinin bu denli kesin bir dille taraf tutması tepkileri artırdı.

Saldırganları “Küçük Bir Azınlık” Olarak Tanımladı

Huckabee, Filistinlilere yönelik saldırılar gerçekleştiren İsrailli grupları, “500 bin kişilik barışçıl ve iyi vatandaşlardan oluşan” yerleşimci nüfusun dışında tutarak, şiddet olaylarına karışanları “çok küçük bir azınlık” olarak tanımladı. Büyükelçi, şiddetin kimden gelirse gelsin kınanması gerektiğini savunsa da, İsrailli saldırganlara karşı takındığı bu “ayrıştırıcı” yaklaşım, Filistinli sivillerin yaşadığı mağduriyeti göz ardı etmekle eleştiriliyor.

Hatırlanacağı üzere, Nablus’un Kusra beldesinde Filistinli bir ailenin evini kuşatan ve bölgedeki bir camiyi yakmaya çalışan fanatik gruplar, duvarlara bizzat Huckabee’ye ithafen “Teröristlerden selam” yazmıştı. Geçmişte bu grupları “İsrailli teröristler” olarak nitelendiren Huckabee’nin, şimdi bu yerleşimcileri savunması, bölgedeki siyasi dengelerin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

İsrail’in İtibarı Tehlikede mi?

Büyükelçi, maskeli gençlerin Filistinlilere saldırırken çekilen görüntülerinin hem ABD’deki Cumhuriyetçi Parti içinde hem de küresel çapta İsrail’in itibarını zedelediğini kabul etti. Ancak bu itibar kaybını düzeltmek için yerleşim politikalarını eleştirmek yerine, durumu “azınlık sorunu” olarak tanımlamayı tercih etti. Etnik kimlik temelli gerilimlerin tırmandığı coğrafyada, bu tür açıklamaların sahadaki şiddeti körükleyebileceği endişesi hakim.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir