⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 392
🕐 Son Güncelleme: 04.09.2026 07:03
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Gazeteci Murat Ağırel, Gökçek ailesine yönelik yürütülen soruşturmada Türkiye ve Almanya arasındaki tapu kayıtlarında şüpheli bir zamanlama olduğunu iddia etti.
- İddiaya göre, Türkiye’deki taşınmaz satışı ile Almanya’daki 6,5 milyon avroluk teminat işlemi arasında sadece 2 gün fark bulunuyor.
- Melih Gökçek’in şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldığı soruşturma kapsamında, söz konusu para transferlerinin gerçekliği ve borç ilişkisi araştırılıyor.
Türkiye gündeminin merkezine oturan Gökçek ailesine yönelik soruşturma, yeni iddialarla derinleşiyor. Gazeteci Murat Ağırel, kaleme aldığı yazıda, aile üyeleri üzerine kayıtlı taşınmazların Türkiye ve Almanya hattındaki transfer süreçlerinde dikkat çeken bir “zamanlama” detayı paylaştı. Özellikle Melih Gökçek’in şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılması, olayın boyutunu farklı bir noktaya taşıdı.
İki Ülke, İki Taşınmaz ve Şüpheli İki Gün
Ağırel’in analizine göre, Ahmet Gökçek’in bacanağı tarafından kurulan AC Sportif şirketinin devir süreçleri ve taşınmaz satışları, bir ağın parçası gibi işliyor. 2019 yılında Hülya Gökçek’e geçen şirket hisseleri ve ardından 2022 sonunda 01 HLY Yapı bünyesine giren devasa taşınmaz, soruşturmanın temelini oluşturuyor. Ancak asıl çarpıcı olan, 2025 yılının Kasım ayında gerçekleşen işlemler.
24 Kasım 2025 tarihinde Almanya’da HAMAG GmbH’ye ait taşınmaz üzerinde 6,5 milyon avroluk bir “Grundschuld” (teminat hakkı) tescil edilirken, sadece iki gün sonra, 26 Kasım 2025 tarihinde Türkiye’de 01 HLY Yapı’ya ait taşınmaz Asuman Çil’e satıldı. Bu zamanlama tesadüf mü, yoksa planlı bir servet transferi mi sorusunu gündeme getirdi.
“Tesadüf Değil, Gazetecilik Gereği”
Ağırel, bu durumu sadece bir “tesadüf” olarak nitelendirmenin gazetecilik etiğiyle bağdaşmayacağını vurguladı. Almanya’daki teminatın, banka kayıtları ve temel borç ilişkisi belgeleriyle desteklenmedikçe tek başına bir ödeme kanıtı teşkil etmeyeceğini belirten kıdemli gazeteci, söz konusu işlemlerin yüzde 9 faiz oranı ve ağır icra hükümleri içermesine dikkat çekti. Türkiye’deki ekonomik gelişmeler ve ekonomik istikrar arayışı sürerken, bu ölçekteki bir para trafiğinin izahatı merakla bekleniyor.
Soruşturmada Neler Oluyor?
Melih Gökçek’in dosyada “şüpheli” sıfatıyla yer alması, savcılığın soruşturmayı sadece Ahmet ve Hülya Gökçek ile sınırlı tutmadığını gösteriyor. Kamuoyu, yargı süreçlerinin ciddiyeti çerçevesinde, benzer soruşturmalarda olduğu gibi varlıkların akıbetinin ne olacağını yakından takip ediyor. Hatırlanacağı üzere, geçmişteki hukuki süreçler kamu vicdanını derinden etkilemişti.
Şimdi gözler, ifade süreçlerine ve Almanya’daki 6,5 milyon avroluk teminatın gerçek bir borç ilişkisine dayanıp dayanmadığına çevrilmiş durumda. Soruşturma ilerledikçe, Gökçek ailesinin mal varlığı üzerindeki iddiaların nasıl netleşeceği merak konusu.



