⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 402
🕐 Son Güncelleme: 04.09.2026 13:52
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Srebrenitsa Soykırımı’nın baş sorumlularından Ratko Mladiç, Lahey’deki cezaevinde hayatını kaybetti.
- Soykırımdan sağ kurtulan Selma Jahic, Mladiç’in ölümünün adaleti tam olarak sağlamadığını ve Sırbistan’ın onu onurlandırmasının suç ortaklığı anlamına geldiğini belirtti.
- Sırbistan hükümetinin 7 Eylül’de Mladiç için devlet töreni düzenleme kararı uluslararası kamuoyunda büyük tepki topluyor.
Bosna Hersek’te 1995 yılında yaşanan ve insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak kabul edilen Srebrenitsa Soykırımı‘nın baş sorumlularından biri olan “Bosna Kasabı” lakaplı Ratko Mladiç, tutuklu bulunduğu Hollanda’nın Lahey şehrindeki cezaevinde hayatını kaybetti. Mladiç’in ölümü dünya gündemine bomba gibi düşerken, soykırımın canlı tanıklarından Selma Jahic, çarpıcı açıklamalarda bulundu.
“Huzur İçinde Ölme Hakkı Yoktu”
CNN Türk ekranlarında Serdar Korucu’nun sorularını yanıtlayan Selma Jahic, Mladiç’in ölüm haberini aldığında karmaşık duygular yaşadığını ifade etti. Jahic, “Bu canavarın öldüğünü duyduğumda bir an mutlu oldum ancak hemen ardından daha uzun süre acı çekmesini istediğimi fark ettim. Çocuklarının kemiklerinden tek bir parça bile bulamayan anneleri düşündüm. Bizim aile üyelerimiz huzur içinde ölmedi; onun da böyle bir hakkı yoktu,” şeklinde konuştu.
Dünya genelinde yaşanan ekonomik ve sosyal krizler toplumsal hafızayı zorlarken, Volkswagen’de büyük deprem yaşanarak 100 bin kişinin işten çıkarılması gibi küresel haberler gündemi meşgul etse de, Balkanlar’daki adalet arayışı hala tazeliğini koruyor.
Sırbistan’ın Devlet Töreni Kararına Sert Tepki
Sırbistan hükümetinin, 7 Eylül tarihinde Ratko Mladiç için bir devlet töreni hazırlığı yapması, soykırım mağdurları tarafından “suç ortaklığının ilanı” olarak yorumlanıyor. Jahic, bu kararın Sırbistan’ın geçmişiyle yüzleşmek yerine, soykırım suçlusunu kahraman gibi onurlandırarak faillerle saf tuttuğunu kanıtladığını vurguladı.
Jahic, “Sırbistan bugüne kadar sorumluluklarını reddediyordu. Ancak bir soykırım suçlusunu devlet töreniyle uğurlamak, ‘Biz de bu soykırımın suç ortağıyız’ demektir,” ifadelerini kullandı. Bu durum, bölgedeki diplomatik gerilimi de tırmandırırken, benzer şekilde Türk gençlerden dijital hamle haberlerinde olduğu gibi, dijital dünyada da tarihsel gerçeklerin ifşa edilmesi süreci hız kazanıyor.
Adalet Mekanizması Yeterli mi?
Selma Jahic, Mladiç’in tek başına hareket etmediğini, arkasında devasa bir infaz mekanizması olduğunu hatırlattı. Toplu mezarları kazanlardan, insanları infaz alanlarına taşıyanlara kadar geniş bir ağın varlığına dikkat çeken Jahic, gerçek adaletin sadece bir kişinin ölümüyle sağlanamayacağını, soykırımın tüm faillerinin yargılanması gerektiğini belirtti. 1992-1995 yılları arasında Srebrenitsa’da hayatta kalma mücadelesi veren Jahic, “Çocuklarımızı kurtarmaya çalışırken katledilen akrabalarımızın hesabını kim verecek?” diye sordu.
Mladiç’in yaptıklarını bir suç olarak değil, Sırp halkı için “iyi bir şey” olarak gördüğünü savunan Jahic, ideolojik körlüğün hala bölgede bir tehdit unsuru olduğunu ifade etti.



