⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 412
🕐 Son Güncelleme: 04.09.2026 08:36
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- 18 Haziran’da TBMM Genel Kurulu’nda yapılan oylamalarda, salonda bulunmayan bazı milletvekilleri adına sahte pusula ile oy kullanıldığı tespit edildi.
- CHP’li vekil Hasan Öztürkmen’in soru önergesine yanıt veren TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, mevcut içtüzükte bu duruma özel bir yaptırım düzenlemesi olmadığını belirtti.
- TBMM Başkanlığı, pusula gönderen vekillerin salonda olup olmadığının tespiti ile pusula gönderimi arasında zaman farkı olduğunu ifade ederek herhangi bir disiplin işlemi uygulamayacağını açıkladı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda geçtiğimiz Haziran ayında yaşanan ve siyasetin gündemine bomba gibi düşen “sahte pusula” tartışmalarında yeni bir perde aralandı. Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki anlaşmaların görüşüldüğü sırada ortaya çıkan usulsüzlük iddiaları, TBMM Başkanlığı’nın verdiği yanıtla farklı bir boyuta taşındı.
Oylamalarda Pusula Krizi Nasıl Başladı?
18 Haziran tarihinde gerçekleştirilen oylama sırasında, elektronik sisteme giriş yapamayan milletvekillerinin kullandığı “yoklama pusulaları” üzerinden büyük bir skandal patlak vermişti. Yapılan incelemeler sonucunda, pusula ile oy kullanan 60 milletvekilinden 4’ünün o an Genel Kurul salonunda fiziken bulunmadığı, buna rağmen adlarına pusula gönderildiği ortaya çıktı. Söz konusu durum, Meclis’in itibarını ve oylama güvenliğini tartışmaya açtı. Güncel siyasi gelişmelerin yanı sıra, Türk Lirası ile dış ticaret hacmi gibi ekonomik verilerin konuşulduğu bir dönemde, Meclis’teki bu disiplin zafiyeti kamuoyunda tepkiyle karşılandı.
TBMM Başkanlığı’ndan “Düzenleme Yok” Savunması
CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, konuyu bir soru önergesiyle Meclis gündemine taşıyarak, “Sahte pusulaları kimler imzaladı? Sorumlular hakkında hangi yaptırımlar uygulanacak?” sorularını yöneltti. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş adına yanıt veren TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Bozdağ, elektronik sistemin çalışmadığı durumlarda pusula kullanımının bir gelenek olduğunu hatırlatarak, mevcut TBMM İçtüzüğü’nde “sahte pusula” veya “başkası yerine imza atılması” durumunda uygulanacak bir disiplin cezası veya yaptırım düzenlemesi bulunmadığını vurguladı. Bu durum, YÖK’ten 23 vakıf üniversitesine fahiş zam incelemesi gibi idari denetimlerin önemsendiği bir ortamda, yasama organındaki denetim boşluğunu gözler önüne serdi.
İdari Boşluk mu, İhmal mi?
Başkanlık tarafından yapılan açıklamada, pusulaların gönderilmesi ile vekillerin salonda olup olmadığının kontrolü arasında bir zaman farkı olduğu belirtildi. Ancak bu açıklama, sahte imza ve oylamaya teşebbüs eylemlerinin cezasız kalacağı algısını güçlendirdi. Hukukçular, imza taklidinin Türk Ceza Kanunu kapsamında “belgede sahtecilik” suçunu oluşturabileceğine dikkat çekerken, TBMM’nin kendi iç mekanizmasında bu tür bir eyleme “yaptırım yok” demesi, ilerleyen dönemlerde benzer olayların yaşanabileceği endişesini doğurdu.
Öte yandan, Meclis’teki bu tartışmalar sürerken gündemdeki diğer önemli başlıklar da takip edilmeye devam ediyor. Örneğin, Mauro Icardi’de şok ayrılık haberi spor camiasında geniş yankı uyandırırken, siyasi kulislerdeki “sahte pusula” tartışmasının önümüzdeki günlerde daha sert bir dille Meclis kürsüsüne taşınması bekleniyor.



