⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 444
🕐 Son Güncelleme: 05.09.2026 18:16
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Üniversitesi Cemil Bilsel Konferans Salonu’nda düzenlenen İstanbul 2 Nolu Barosu adli yıl açılış programına katıldı.
- Gürlek konuşmasında, sivil anayasanın inşası konusunda kararlılıkla yürümeye devam edeceklerini vurguladı ve barolarla istişare kültürüne dikkat çekti.
- Batılı ülkelerin Gazze ve Filistin’deki insan hakları ihlallerine sessiz kaldığını belirten Bakan, Türkiye’nin mazlumların umudu olmaya devam edeceğini söyledi.
İSTANBUL, TÜRKİYE — Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul 2 Nolu Barosu tarafından İstanbul Üniversitesi Cemil Bilsel Konferans Salonu’nda düzenlenen adli yıl açılış programında önemli açıklamalarda bulundu. Yargı teşkilatının sahadaki sorunlarına ve küresel adalet krizine değinen Gürlek, sivil anayasa vurgusuyla dikkat çekti. Programda avukatları temsil eden barolarla Bakanlık arasındaki köprülerin her daim güçlü tutulduğunu belirten Bakan, istişare kültürünün önemine işaret etti.
Merkez teşkilatının yanı sıra gerçekleştirilen il programlarında ve adliye ziyaretlerinde baro yönetimleriyle bir araya geldiklerini hatırlatan Gürlek, hukukçuların tecrübelerinden istifade ettiklerini kaydetti. İstanbul 2 Nolu Barosu’nun “meslek odaklı baroculuk” anlayışıyla yürüttüğü genç avukatları destekleme, ihtisaslaşma ve adli yardım gibi faaliyetlerini son derece kıymetli bulduğunu ifade eden Gürlek, bu vizyonun Türk yargısına katkı sunduğunu belirtti.
“Sivil Anayasanın İnşası Konusunda Kararlıyız”
Türkiye’nin hukuk sistemi ve demokratik geleceği açısından en temel hedeflerden birinin sivil anayasa olduğunu dile getiren Adalet Bakanı Akın Gürlek, bu süreçteki kararlılıklarını şu sözlerle yineledi: “Güçlü siyasi yapımız, gelişmiş hukuk sistemimiz, milli birlik ve kardeşlik ortamımızla birlikte sivil anayasanın inşa edilmesi konusunda kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz.” Gürlek, bu hedefin ülkenin demokratik standartlarını daha da yukarı taşıyacağını vurguladı.
Dünya genelindeki gelişmeler, tıpkı İsrail Batı Şeria’da Oslo Anlaşması’nı İhlal Ediyor haberinde de ele alındığı üzere uluslararası hukukun açıkça çiğnendiği krizleri beraberinde getiriyor. Bu durum, küresel barışın ve insan haklarının ne denli büyük bir tehdit altında olduğunu gözler önüne seriyor.
Batı’nın Gazze Sessizliğine Sert Tepki
Küresel hukuk düzeninin ciddi bir sınavdan geçtiğini belirten Gürlek, Batılı ülkelerin çifte standartlarına sert tepki gösterdi. Evrensel hukuk değerlerini savunduğunu iddia eden Batı’nın son yıllarda büyük bir güven kaybına uğradığını söyleyen Bakan, “Orta Doğu coğrafyamızda çok sayıda insan hakkı ihlalinin yaşandığı, güçlünün zayıfı ezdiği, katliamların sıradanlaştırıldığı ağır bir tabloyla karşı karşıyayız. Başta Filistin ve Gazze’de yaşananlar olmak üzere, Batılı ülkelerin hukuk ve insan hakları söylemlerindeki çifte standartlara hepimiz şahidiz” dedi.
Uluslararası alanda yaşanan bu insanlık dramları, dünyadaki diğer krizleri ve diplomatik gerilimleri de tetikliyor. Tıpkı Doğu Avrupa’daki çatışma ortamlarında olduğu gibi tarafların zaman zaman Rusya ve Ukraynadan Üç Günlük Geçici Ateşkes Kararı! gibi adımlar atmasına rağmen, Orta Doğu’daki kalıcı zulüm karşısında küresel aktörlerin sessizliği tarihe kara bir leke olarak geçmektedir.
Türkiye’nin her zaman mazlumların yanında yer aldığını belirten Gürlek, İstanbul 2 Nolu Barosu bünyesinde kurulan Filistin Komisyonu’nun çalışmalarını takdirle karşıladığını ifade ederek, Türkiye’nin tarihten aldığı mirasla adaletin ve hakkaniyetin savunucusu olmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.



