⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 326
🕐 Son Güncelleme: 05.09.2026 08:44
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 10 yıl önceki şüpheli ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada, olay gecesi çiftlikte bulunan Doktor Nurettin Demirkol tutuklandı.
- Demirkol’un 155 ihbar kaydı, HTS verileri ve olay yeri tutanaklarıyla çelişen ifadeleri, “yalan tanıklık” suçlamasını beraberinde getirdi.
- Mahkeme, kuvvetli suç şüphesini dikkate alarak şüphelinin tutuklu yargılanmasına karar verdi; soruşturmada düğüm çözülmeye başlandı.
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun‘un 10 yıl önce gerçekleşen ve kamuoyunda “şüpheli ölüm” olarak kayıtlara geçen vefatıyla ilgili yürütülen soruşturmada kritik bir eşik aşıldı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından derinleştirilen dosyada, olay gecesi çiftlikte bulunan ve daha önce tanık sıfatıyla dinlenen Doktor Nurettin Demirkol hakkında tutuklama kararı çıktı.
Çelişkili İfadeler Başını Yaktı
Soruşturma sürecinde elde edilen 155 ihbar kayıtları, HTS verileri ve görgü tanıklarının anlatımları, Demirkol’un daha önceki beyanlarıyla ciddi uyuşmazlıklar gösterdi. Bakırköy 3. Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen şüpheli, kendisine yöneltilen yalan tanıklık suçlamalarına karşı savunma yapmaya çalışsa da mahkeme ikna olmadı.
Olay gecesi 155 Acil Çağrı hattına yapılan ihbarın Demirkol’un telefonundan yapıldığı, ancak şüphelinin bunu hatırlamadığını öne sürmesi soruşturmanın seyrini değiştirdi. Demirkol ifadesinde, “Olay günü polis benim telefonumdan aranmış; ben telefonu birkaç kez açtığımı hatırlıyorum ancak ihbarı benim yapıp yapmadığımı hatırlamıyorum” diyerek durumu geçiştirmeye çalıştı. Bu tutarsızlık, dünya genelinde yaşanan Berlin’de Büyük Siber Felaket gibi karmaşık olayların çözümlenmesinde kullanılan dijital izlerin, hukuki süreçlerde ne kadar hayati olduğunu bir kez daha kanıtladı.
“Aile Doktoru Değilim” Demişti Ama…
Demirkol’un bir diğer çelişkili beyanı ise Denizolgun ile olan ilişkisi üzerine oldu. Daha önceki ifadesinde “özel doktoru değilim” diyen Demirkol’a, olay yeri inceleme tutanakları hatırlatıldı. Görevlilerin tutanaklarında, şüphelinin olay yerinde kendisini bizzat “aile doktoru” olarak tanıttığı net bir şekilde yer alıyor. Bu durum, Gıda Denetimlerinde Büyük Operasyon süreçlerinde olduğu gibi, resmi kayıtların ve tutanakların gerçeği ortaya çıkarmada en büyük delil olduğunu gösteriyor.
Demirkol, “1 hafta önceki hastamı dahi hatırlamıyorum” diyerek hafıza kaybı iddiasında bulunsa da, mahkeme heyeti kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ışığında tutuklama kararı verdi. Soruşturma, olayın üzerindeki sır perdesini aralamak adına genişletilerek devam ediyor.



