⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 460
🕐 Son Güncelleme: 05.09.2026 15:45
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Gazze Şeridi’ndeki Nusayrat Mülteci Kampı’nda 31 Ekim 2023’te İsrail saldırısıyla yıkılan 6 katlı Mühendisler Kulesi’nin enkazında arama çalışmaları yıllar sonra, çok kısıtlı imkanlarla ve tek bir iş makinesiyle yeniden başladı.
- Sivil Savunma yetkilileri, binada hâlâ yaklaşık 150 kişiye ait cenaze veya naaş kalıntısı bulunduğunu, genel olarak ise Gazze genelinde enkaz altında 8 binden fazla cenaze olduğunu tahmin ediyor.
- Yerel imkanların yetersizliği nedeniyle uluslararası topluma acil çağrı yapılırken, “Şehitlerin Cenazelerini Kurtarma” projesiyle binlerce kayıp insana ulaşılması hedefleniyor.
Gazze Şeridi‘nin orta kesiminde yer alan Nusayrat Mülteci Kampı, aylar süren ve büyük yıkımlara yol açan çatışmaların ardından acı bir gerçekle yeniden gündeme geldi. 31 Ekim 2023 tarihinde İsrail ordusu tarafından önceden hiçbir uyarı yapılmaksızın bombalanan 6 katlı Mühendisler Kulesi’nin enkazında, kayıp yakınlarının naaşlarına ulaşabilmek için dramatik bir mücadele veriliyor. Bölgede neredeyse taş üstünde taş kalmazken, aradan geçen zamana rağmen enkaz kaldırma ve arama çalışmalarının henüz yeni başlamış olması yaşanan insani krizin boyutlarını gözler önüne seriyor.
Saldırı anında binada 350’den fazla sivilin ve yerinden edilmiş kişinin bulunduğu belirtilirken, bugüne kadar yalnızca 160 kişinin cenazesine ulaşılabildiği bildirildi. Filistin Sivil Savunma Müdürlüğü ekipleri, ellerindeki imkansızlıklar ve ağır iş makinesi eksikliği nedeniyle devasa moloz yığınlarının altında kalan yaklaşık 150 kişiye ulaşmakta büyük güçlük çekiyor. Uzmanlar, dünyadan yükselen sessizliğin ve lojistik destek yetersizliğinin yerel halkın acılarını katbekat artırdığına dikkat çekiyor.
Tek İş Makinesiyle Yürütülen Zamana Karşı Yarış
Arama çalışmalarının sahadaki en büyük engeli, akaryakıt ve ağır iş makinesi kıtlığı. Sivil Savunma Sözcüsü Mahmud Basal, devasa beton yığınlarını kaldırmak için bölgede sadece tek bir iş makinesi kullanılabildiğini ifade etti. Bu durum, çalışmaların hızını neredeyse sıfıra indirirken, ailelerin bekleyişini de işkenceye dönüştürüyor.
Mühendisler Kulesi yöneticisi Abdülmecid Ramadan Nassar, saldırıda kızı, damadı ve iki torununu kaybettiğini belirterek, cenazelerin uzun süredir enkaz altında kalmasının vicdani ve psikolojik tahribat yarattığını vurguladı. Benzer şekilde, Türkiye ve dünya gündemindeki İstanbul Valisi Gül’ün Silivri’deki arama çalışmaları incelemeleri gibi felaket anı koordinasyonlarının önemi, Gazze’deki bu imkansız tablo karşısında çok daha net anlaşılıyor. Uluslararası arenada yankı uyandıran bu gibi operasyonel süreçlerin aksine, Gazze’de insani yardımların ve teknik ekipmanların bölgeye girişine izin verilmemesi durumu çıkmaza sokuyor.
Genel Tablo: Gazze Genelinde 8 Binden Fazla Kayıp Var
Yalnızca Mühendisler Kulesi değil, Gazze Şeridi genelindeki binlerce yıkık binanın altında binlerce sivilin naaşı kurtarılmayı bekliyor. Filistinli yetkililer, genel olarak yıkılan binaların enkazı altında 8 binden fazla cenaze bulunduğunu tahmin ediyor. Öte yandan, bölgedeki trajik olayların yanı sıra dünyada farklı krizler de dikkat çekiyor. Örneğin, denizlerde yaşanan kazalar sonrasında başlatılan Silivri açıklarında batan geminin ilk deniz altı görüntüleri gibi teknolojik ve operasyonel gelişmeler paylaşılırken, Gazze’deki ekipler en temel kazma ve kürek gibi malzemelerden dahi mahrum bırakılıyor.
Gazze’deki Medya Ofisi Genel Müdürü İsmail Sevabite, bu durumun eşi benzeri görülmemiş bir insani felaket olduğunu yineleyerek uluslararası insan hakları örgütlerine acil müdahale çağrısında bulundu. Sivil Savunma Müdürlüğü’nün başlattığı “Şehitlerin Cenazelerini Kurtarma” projesinin ikinci aşaması kapsamında yüzlerce binada arama yapılması planlansa da, sahadaki somut engeller projenin hedeflerine ulaşmasını zorlaştırıyor.



