Dünya

İran’da Yeni Yasa: Yabancılarla İletişime 30 Yıl Hapis Tehlikesi!

İran'da hazırlanan yeni yasa tasarısı, yabancı kişi ve kurumlarla iletişimi suç kapsamına alıyor. Gazeteci ve aktivistlere 30 yıl hapis yolu açılabilir.

OKUMA AYARLARI
İran’da Yeni Yasa: Yabancılarla İletişime 30 Yıl Hapis Tehlikesi!
İran’da Yeni Yasa: Yabancılarla İletişime 30 Yıl Hapis Tehlikesi!
📍 Konum: Tahran, İran
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 380
🕐 Son Güncelleme: 05.09.2026 08:19

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • İran yönetimi, yabancı kişi ve kurumlarla iletişimi “ulusal güvenlik suçu” saymayı hedefleyen tartışmalı bir yasa tasarısı hazırlıyor.
  • BM uzmanları, tasarının gazeteciler ve akademisyenler için 30 yıla varan hapis cezaları getirebileceği uyarısında bulunarak tasarının geri çekilmesini istedi.
  • Düzenleme, İran toplumunu dış dünyadan tamamen izole ederek temel insan hakları ve ifade özgürlüğü üzerinde ağır kısıtlamalar yaratma riski taşıyor.

İran, dış dünya ile olan bağlarını koparabilecek radikal bir adım atmaya hazırlanıyor. Tahran yönetiminin gündemine aldığı yeni yasa tasarısı, vatandaşların yabancı kişi, kurum ve kuruluşlarla kuracağı her türlü iletişimi “ulusal güvenlik suçu” kapsamına alma tehlikesi taşıyor. Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, bu düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde İran’ın uluslararası toplumdan tamamen izole olabileceği konusunda sert uyarılarda bulundu.

“Sessizlik Duvarı” Örülebilir

BM’nin İran’a ilişkin Bağımsız Uluslararası Gerçekleri Araştırma Misyonu, perşembe günü yaptığı açıklamada, henüz yasalaşma aşamasında olan tasarıya karşı “derin endişe” duyduklarını belirtti. Uzmanlar, tasarının içeriğinin son derece muğlak ifadelerle dolu olduğuna ve bu durumun keyfi uygulamalara kapı araladığına dikkat çekiyor. Tıpkı dünyanın farklı bölgelerindeki doğal afetlerin yarattığı trajedi gibi, bu yasa tasarısının da İran toplumunda sosyal ve kültürel bir yıkıma yol açabileceği öngörülüyor.

Gazeteci ve Akademisyenlere 30 Yıl Hapis

Tasarı, özellikle bilgi alışverişini hedef alıyor. Eğer düzenleme bu haliyle kabul edilirse; gazeteciler, araştırmacılar, akademisyenler ve insan hakları savunucuları, yabancı bir kurumla sadece e-postaleşmeleri veya bir konferansa katılmaları nedeniyle “ulusal güvenliği tehdit” suçlamasıyla yargılanabilecek. Uzmanlar, bu suçun cezasının 30 yıla kadar hapis cezasına varabileceğini vurguluyor. Bu durum, ülkede Türkiye’nin cehennem çukuru gibi keşfedilmesi gereken bilimsel alanlarda bile işbirliğini imkânsız kılabilir.

Geniş ve Yoruma Açık Tanımlar

Tasarıyı savunan Tahran yönetimi, bu düzenlemenin amacının ülkenin bağımsızlığını, dini değerlerini ve toprak bütünlüğünü korumak olduğunu iddia ediyor. Ancak hukukçular, tasarıdaki “ulusal birliğe zarar vermek” gibi ifadelerin ucu açık olduğunu belirtiyor. Bu durum, sivil toplum örgütleri ile kurulan en küçük bağın dahi “casusluk” veya “yabancı devlet ajanı” olarak nitelendirilmesine yol açabilir.

Ülkedeki mevcut ekonomik ve sosyal krizler devam ederken, vatandaşlar benzeri görülmemiş bir baskı rejimiyle karşı karşıya kalabilir. Daha önce seçim krizleri ve toplumsal hareketliliklerle gündeme gelen İran, bu tasarıyla birlikte dijital ve fiziksel olarak sınırlarını kapatmayı amaçlayan “sessizlik duvarı” stratejisini devreye sokuyor. BM uzmanları, uluslararası toplumun bu tasarıya karşı sesini yükseltmesi gerektiğini belirterek, İran hükümetine bu düzenlemeden derhal vazgeçmesi çağrısında bulundu.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir