⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 350
🕐 Son Güncelleme: 05.09.2026 07:47
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Karayolları Genel Müdürlüğü’ne bağlı 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve 8 otoyol, 30 yıllık süreyle özelleştirme kapsamına alındı.
- Niğde-Pozantı, Gaziantep ve Bursa çevre otoyolları da sürece dahil edilerek, işletme hakkı devri, kiralama veya gelir ortaklığı gibi yöntemlerle devredilecek.
- Mülkiyet devrinin söz konusu olmadığı özelleştirme işlemlerinin 31 Aralık 2031 tarihine kadar tamamlanması hedefleniyor.
Türkiye’nin ulaşım ağındaki stratejik öneme sahip varlıkları için yeni bir dönem başlıyor. Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararı ile 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü başta olmak üzere, Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) sorumluluğundaki çok sayıda otoyolun 30 yıllığına özelleştirilmesi süreci resmen başlatıldı.
Stratejik Ulaşım Ağında 30 Yıllık Dönem
Hükümet, ulaşım altyapısının verimliliğini artırmak amacıyla kapsamlı bir özelleştirme hamlesine imza attı. Daha önce otoyol ve köprülerde 30 yıllık devir süreciyle gündeme gelen bu varlıklar, artık daha geniş bir yelpazede özel sektörün işletme yetkisine bırakılacak. Yapılan açıklamaya göre, mülkiyet devri kesinlikle söz konusu olmayacak; sadece işletme hakları belirli modellerle devredilecek.
Özelleştirme Kapsamına Alınan Yeni Hatlar
Mevcut köprü ve otoyollara ek olarak; Niğde-Pozantı Otoyolu, Gaziantep Çevre Otoyolu ve Bursa Çevre Otoyolu’nun Çağlayan-Yenişehir bağlantı yolları da özelleştirme kapsamına dahil edildi. Bu hatlar üzerindeki bakım, işletme ve hizmet tesisleri ile yük aktarma merkezleri de ihale sürecinin bir parçası olacak.
Süreçle ilgili detayları takip eden uzmanlar, bu adımın ekonomik denetim ve şeffaflık mekanizmaları açısından büyük bir önem taşıdığını vurguluyor. Özelleştirme işlemleri, 31 Aralık 2031 tarihine kadar tamamlanacak.
İşletme Modelleri ve Denetim Süreci
Varlıkların özelleştirilmesi sürecinde; işletme hakkı devri, kiralama, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve gelir ortaklığı gibi çeşitli modeller uygulanabilecek. Bu yöntemler, bir bütün halinde veya parçalar halinde tercih edilebilecek. Özelleştirme tamamlanana kadar bakım ve onarım işleri Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmeye devam edecek.
Özelleştirme tamamlandıktan sonra ise KGM, işletmeyi devralan özel şirketlerin performansını, bakım-onarım yükümlülüklerini ve hizmet kalitesini denetleyen “düzenleyici kurum” rolünü üstlenecek. Böylece vatandaşların hizmet alımında aksama yaşanmaması hedefleniyor.
Bu büyük ölçekli altyapı değişikliği, lojistik maliyetlerinden kamu gelirlerine kadar birçok alanda önümüzdeki yıllarda belirleyici rol oynayacak. Türkiye’nin ulaşım vizyonunda köklü bir değişikliğe işaret eden bu karar, sektör temsilcileri tarafından yakından takip ediliyor.



