Gündem

Kreş Krizi: İktidarın “Kapatın” Dediği Kurumları Yeniden Keşfi

İktidarın belediye kreşlerine yönelik tutumu tartışma yarattı. Sultan Özer, yıllar önce kapatılan kreşleri hatırlatarak "Bugün yeni mi keşfettiniz?" diye sordu.

OKUMA AYARLARI
Kreş Krizi: İktidarın "Kapatın" Dediği Kurumları Yeniden Keşfi
Kreş Krizi: İktidarın "Kapatın" Dediği Kurumları Yeniden Keşfi
📍 Konum: Ankara, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 401
🕐 Son Güncelleme: 05.09.2026 08:20

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Türkiye genelinde belediyeler tarafından işletilen kreşler, iktidarın mevzuat değişikliği ve “kreş açamazlar” çıkışıyla gündemdeki yerini koruyor.
  • Gazeteci Sultan Özer, geçmişte kamu eliyle yürütülen çocuk bakımı hizmetlerinin daraltılmasını ve kapatılan kreşleri eleştirdi.
  • İktidarın tepkiler üzerine mevzuat değişikliğine giderek kamu kreşlerini kolaylaştırması, “geçmişle çelişki” tartışmalarını beraberinde getirdi.

Türkiye’de yerel yönetimlerin sunduğu sosyal hizmetler arasında en kritik yere sahip olan belediye kreşleri, son günlerde siyasetin ve kamuoyunun ana gündem maddesi haline geldi. İktidarın önce belediyelerin kreş ve bakımevi açamayacağına dair yaptığı sert çıkışlar, gelen yoğun tepkiler ve kamuoyundaki baskı üzerine yerini yeni bir mevzuat düzenlemesine bıraktı. Ancak bu süreç, akıllara geçmişte kapatılan kamu kreşlerini ve izlenen çelişkili politikaları getirdi.

Geçmişten Bugüne Kreş Politikaları

Gazeteci Sultan Özer, kaleme aldığı yazısında iktidarın tutumunu sert bir dille eleştirerek, “Dün kreşler vardı, kapattınız, bugün yeni mi keşfettiniz?” sorusunu gündeme taşıdı. Bir zamanlar Türkiye’nin hemen her kamu kurumunda yer alan kreşlerin nasıl daraltıldığını ve bu hizmetlerin neden tasfiye edildiğini sorgulayan Özer, mevcut durumun bir ‘yeniden keşif’ değil, mecburiyetten doğan bir geri adım olduğunu vurguluyor.

Dünyada ve Türkiye’de yaşanan sosyal krizler, sadece eğitimde değil, sosyal hizmetlerde de ciddi aksamalara yol açıyor. Örneğin, Nepal’de sel felaketi gibi küresel krizler toplumsal dayanışmanın önemini artırırken, yerel yönetimlerin çocuk bakımı gibi temel hizmetlerdeki rolü daha da hayati hale geliyor.

Neden Şimdi Gündeme Geldi?

İktidarın, belediyelere yönelik “kreş açamazsınız” söylemini yumuşatıp kamu kreşlerini teşvik etmeye başlaması, büyük oranda kendi seçmen tabanından gelen taleplerle ilişkili. Özellikle sağlık çalışanları başta olmak üzere, mesai saatleri düzensiz olan kamu personeli için kreşlerin önemi yadsınamaz bir gerçek. Öte yandan, 2026-2027 KYK yurt ücretleri gibi öğrencileri ilgilendiren diğer sosyal haklar da benzer şekilde, devletin sosyal bir yükümlülük olarak hangi hizmetleri üstlenmesi gerektiği sorusunu gündemde tutuyor.

Sultan Özer, açıklamasında sadece hastanelerde değil, tüm kamu kurumlarında kreşlerin yaygınlaştırılmasının bir hak olduğunu belirtiyor. Ancak bu hak teslim edilirken, geçmişte kapatılan kreşlerin akıbetinin de hesap sorulması gereken bir konu olduğunu ekliyor. İktidarın bugün “yeni bir hizmet” gibi sunduğu kreşleşme hamlesinin, aslında yıllar önce var olan ve bilinçli olarak yok edilen bir sistemin telafisi olduğu görüşü hakim.

Sonuç: Hizmetin Sürekliliği Esas Olmalı

Belediyelerin sunduğu kreş hizmetleri, özellikle dar gelirli aileler için hayati bir destek mekanizmasıdır. İktidarın bu hizmetleri kısıtlama yerine, daha erişilebilir ve ücretsiz hale getirecek politikalar üretmesi gerektiği ifade ediliyor. Sosyal devlet ilkesi gereği, çocukların bakım ve eğitim hakkı, siyasi konjonktürden bağımsız bir şekilde korunmalıdır.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir