⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 398
🕐 Son Güncelleme: 05.09.2026 12:12
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Uçak içi internet hizmeti almak isteyen bir yolcudan kişisel verilerinin işlenmesi için zorunlu “açık rıza” alınması üzerine KVKK inceleme başlattı.
- KVKK, internet servis sağlayıcısının verileri işlemek için tek yöntem olarak “açık rıza” dayatmasını, 6698 sayılı kanuna aykırı buldu.
- Kurum, hukuka ve dürüstlük kurallarına aykırı hareket eden ilgili servis sağlayıcıya 90 bin lira idari para cezası uygulanmasına karar verdi.
Dijitalleşen dünyada seyahat esnasında internet erişimi artık bir lüks değil, ihtiyaç haline geldi. Ancak bu hizmetin sunulması sırasında şirketlerin izlediği yöntemler, kişisel verilerin korunması noktasında ciddi soru işaretlerini beraberinde getiriyor. Ankara merkezli Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), bir havayolu şirketinin uçak içi internet hizmeti sunan alt yüklenicisi hakkında emsal niteliğinde bir karara imza attı.
“Açık Rıza” Dayatması Kanunla Çelişiyor
Olay, bir yolcunun uçuş esnasında internete bağlanmak istediğinde, kişisel verilerinin işlenmesine dair onay vermeye zorlanmasıyla başladı. Uygulamanın işleyişine itiraz eden ve verilerinin işlenmesini istemeyen yolcu, durumu KVKK’ya şikayet etti. Yapılan incelemeler sonucunda, internet servis sağlayıcısının kullanıcıyı hizmetten faydalanabilmesi için “açık rıza” vermeye mecbur bıraktığı tespit edildi. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), açık rızanın özgür iradeyle verilmesi gerektiğini şart koşarken, hizmete erişimi tek bir rıza şartına bağlamak hukuka aykırı bulundu.
KVKK’dan 90 Bin TL İdari Para Cezası
Kurumun yaptığı değerlendirmede, internet servis sağlayıcısının uygulamasının “hukuka ve dürüstlük kurallarına uygunluk” ilkesini ihlal ettiği vurgulandı. Özellikle, verilerin işlenmesi için açık rıza dışındaki diğer hukuki şartların göz ardı edilerek kullanıcının adeta köşeye sıkıştırılması, kurum tarafından ağır bir ihlal olarak nitelendirildi. Bu ihlal gerekçesiyle, ilgili firmaya 90 bin lira tutarında idari para cezası kesildi.
Teknoloji dünyasındaki bu tür gelişmeler, kullanıcı haklarının korunması açısından büyük önem taşıyor. Benzer şekilde, Windows 11’de devrim niteliğindeki yaş gruplandırma güncellemeleri gibi dijital gizlilik odaklı hamleler, şirketlerin veri işleme süreçlerini daha şeffaf hale getirmeye zorluyor.
Veri Mahremiyeti ve Sorumluluk
Günümüzde kişisel veriler, en değerli ticari meta haline gelmiş durumda. Ancak şirketler, bu verileri elde ederken kanunların çizdiği sınırların dışına çıkma eğiliminde olabiliyor. Tıpkı Apple’ın yapay zeka destekli güvenlik kamerası hamlesinde olduğu gibi, kullanıcı güvenliğini merkeze alan teknolojilerin geliştirilmesi, sektörde standartların yükselmesini sağlıyor. KVKK’nın bu son kararı, havayolu ve internet servis sağlayıcıları için bir uyarı niteliğinde: Kullanıcının onayını almak, veriyi sınırsızca işleme hakkı vermez.
Hukuk uzmanları, bu tür kararların dijital hizmet sağlayıcılarını, kullanıcı sözleşmelerini daha adil ve yasalara uygun bir zemine taşımaya zorlayacağını belirtiyor. Kullanıcıların ise kendi verileri üzerindeki haklarını bilmeleri ve bu tür “dayatma” içeren sözleşmelere karşı şikayet haklarını kullanmaları, veri güvenliği bilincinin artmasında kritik bir rol oynuyor.



