⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 415
🕐 Son Güncelleme: 06.09.2026 12:05
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde açıklanan 2027-2029 dönemine ilişkin Orta Vadeli Program (OVP), Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık yol haritasını çizdi.
- Program kapsamında 2026 yılı için büyüme tahmini yüzde 3,3, enflasyon hedefi ise yüzde 28,4 olarak belirlendi; 2029 yılına kadar enflasyonun tek haneye düşürülmesi hedefleniyor.
- Küresel risklere rağmen Türkiye ekonomisinin üretim ve istihdam odaklı büyüme stratejisini sürdüreceği vurgulandı.
Ankara’da gerçekleştirilen kritik toplantıda, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yılına yön verecek olan Orta Vadeli Program (OVP), Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından kamuoyuna duyuruldu. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen toplantıya Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TCMB Başkanı Fatih Karahan ve üst düzey bürokratlar katılım sağladı.
Ekonomide Yeni Dönem: 2027-2029 Hedefleri
Hükümetin temel politika belgesi niteliğinde olan OVP, makroekonomik istikrarı güçlendirmeyi ve enflasyonu kalıcı olarak düşürmeyi amaçlıyor. Cevdet Yılmaz’ın paylaştığı verilere göre, 2026 yılında yüzde 3,3 olarak öngörülen büyüme oranının, kademeli bir ivme ile 2027’de yüzde 4,2’ye, 2028’de yüzde 4,6’ya ve nihayetinde 2029 yılında yüzde 5 seviyesine çıkarılması hedefleniyor.
Ekonomi yönetiminin en büyük önceliği olan enflasyon ile mücadelede ise oldukça iddialı bir takvim belirlendi. 2026 yılı için yüzde 28,4 olarak tahmin edilen enflasyonun, 2027’de yüzde 21, 2028’de yüzde 13,5 ve 2029 yılında yüzde 9 seviyesine gerilemesi öngörülüyor. Bu durum, Türkiye’nin uzun süredir mücadele ettiği yüksek enflasyon sürecinden çıkış stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Küresel Riskler ve Türkiye’nin Stratejisi
Dünya ekonomisindeki belirsizliklerin altını çizen Yılmaz, jeopolitik gerilimlerin enerji ve emtia fiyatları üzerindeki baskısına dikkat çekti. Türkiye’nin bu süreçten bağımsız hareket edemeyeceğini belirten Yılmaz, “Bölgemizdeki savaşın etkileri, küresel ticaret ve enflasyon üzerinde doğrudan hissedilmektedir,” dedi. Bu noktada, doların küresel piyasalardaki etkisi gibi dışsal faktörlerin de yakından takip edildiğini belirtti.
Programın içeriğinde sadece rakamlar değil, yapısal reformlar da geniş yer tutuyor. Bütçe sürecinin temel çerçevesini oluşturan bu belge, kamu mali disiplinini korurken, üretken yatırımları desteklemeyi vadediyor. Özellikle teknolojik dönüşüm ve yapay zeka gibi alanlarda verimliliği artıracak reformların, büyüme rakamlarını desteklemesi bekleniyor.
Sürdürülebilir Büyüme ve İstihdam
Türkiye ekonomisinin her şeye rağmen üretmeye ve istihdam oluşturmaya devam ettiğini vurgulayan ekonomi yönetimi, 2029 yılına kadar kişi başına düşen milli geliri artırmayı hedefliyor. Reform gündeminin kararlılıkla uygulanacağını belirten yetkililer, turizm ve hizmet sektörleri gibi döviz kazandırıcı faaliyetlerin de bu büyüme modelinde kritik rol oynayacağını ifade etti.
Önümüzdeki süreçte bütçe disiplininden taviz verilmeden, enflasyonun tek haneye indirilmesi ve büyümenin potansiyel seviyesine ulaştırılması için atılacak adımlar piyasalar tarafından yakından izlenmeye devam edecek.



