⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 381
🕐 Son Güncelleme: 06.09.2026 10:23
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ı (OVP) Ankara’da kamuoyuyla paylaştı.
- Programda büyüme, enflasyon, cari açık ve bütçe dengesine dair güncellenmiş hedefler ile gelecek 3 yılın makroekonomik yol haritası çizildi.
- Ekonomide istikrarı korumak amacıyla 2,1 milyon ilave istihdam ve enflasyonun kademeli olarak düşürülmesi temel öncelikler olarak belirlendi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen basın toplantısında Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık yol haritasını oluşturan 2027-2029 Orta Vadeli Program‘ı (OVP) açıkladı. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığı koordinasyonunda hazırlanan program, küresel belirsizliklerin gölgesinde Türkiye’nin makroekonomik dengelerini güçlendirmeyi hedefliyor.
Büyüme ve İstihdamda Yeni Vizyon
Küresel ticaretteki yavaşlama ve jeopolitik risklerin etkilerine rağmen Türkiye ekonomisinde “istikrarlı büyüme” vurgusu öne çıktı. 2026 yılı büyüme tahmini yüzde 3,3 olarak revize edilirken, bu büyümenin temel motorunun toplam faktör verimliliği olacağı belirtildi. Program dönemi boyunca ekonomiye toplam 2,1 milyon ilave istihdam sağlanması hedefleniyor. Bu süreçte Mehmet Şimşek’ten küçük şirketler iddialarına net yanıt gelmesi ve ekonomik reformların desteklenmesi beklentileri artırıyor.
Enflasyonla Mücadele ve Cari Denge
Enflasyonun Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 31,5 seviyesine gerilediği, yıl sonu beklentisinin ise yüzde 28,4 olduğu açıklandı. Savaş koşullarının enflasyona yaklaşık 7 puanlık ek yük getirdiği ifade edilirken, izlenecek sıkı para politikası ile bu oranın program sonunda tek hanelere indirilmesi temel hedef. Öte yandan, dış ticaret tahminlerinde yukarı yönlü revizyonlar yapılırken, cari işlemler açığının milli gelire oranının 2029 yılı itibarıyla yüzde 1,6’ya kadar gerilemesi öngörülüyor. Bu süreçte Türkiye’nin dış dünyayla olan ekonomik entegrasyonu da OECD’den Türkiye’nin eğitim projelerine tam destek gibi uluslararası iş birlikleriyle güçlenmeye devam ediyor.
Bütçe Disiplini ve Mali Hedefler
Mali disiplin, OVP’nin en kritik ayaklarından birini oluşturuyor. Bütçe açığının milli gelire oranının 2026 yılı için yüzde 3,1 olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Strateji ve Bütçe Başkanlığı, 2027 için yüzde 3,5, 2029 yılı sonunda ise yüzde 2,8 bütçe açığı hedefi koyarak kamu maliyesinde rasyonel bir duruş sergilenmesini amaçlıyor. Milli gelirin 2026 sonunda 1,8 trilyon doları, kişi başına düşen milli gelirin ise 20 bin doları aşması hedefleniyor.
Hükümet yetkilileri, bu programın sadece rakamlardan ibaret olmadığını, Türkiye’nin üretim kapasitesini artıran ve yapısal dönüşümü destekleyen bir “güven belgesi” olduğunu ifade ediyor. Küresel jeopolitik risklerin minimize edilmesi ve yerli üretimin teşvik edilmesi, önümüzdeki üç yılın en önemli gündem maddeleri arasında yer alacak.



