⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 437
🕐 Son Güncelleme: 06.09.2026 11:44
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul’da yaşayan 2 çocuk annesi Seda Nur Atılkan, eşi U.A. tarafından 4 saat boyunca sistematik işkenceye maruz bırakıldı.
- Fail hakkında hazırlanan iddianamenin sadece “kasten yaralama” ve “silahla tehdit” suçlarını kapsaması, mağdurun ve kamuoyunun tepkisini çekti.
- Atılkan, “Canice öldürülmeye çalışıldım” diyerek, davanın “öldürmeye teşebbüs” kapsamında değerlendirilmesi için adalet çağrısında bulundu.
İstanbul’da yaşanan dehşet verici olay, kadına yönelik şiddet tartışmalarını bir kez daha gündemin merkezine taşıdı. İki çocuk annesi Seda Nur Atılkan, 21 Ağustos gecesi eşi U.A.’nın saatler süren fiziksel ve psikolojik şiddetine maruz kaldı. Komşularına sığınarak hayatta kalmayı başaran Atılkan, yaşadığı travmayı ve hukuk mücadelesini gözyaşları içinde anlattı.
4 Saatlik Kabus: Ölümle Burun Buruna
Olay gecesi eşinin madde etkisinde olduğunu belirten Atılkan, yaşadıklarını “üç kez öldürülmeye çalışıldım” sözleriyle özetledi. Failin şarj kablosuyla boğmaya çalıştığı, kemerle darbettiği ve bıçakla tehdit ettiği Atılkan, her uyandığında yeni bir şiddet dalgasıyla karşılaştığını ifade etti. Failin, “Bugün hayal ettiğim gün olacak” diyerek gerçekleştirdiği saldırı, sadece fiziksel bir zarar değil, aynı zamanda ağır bir psikolojik yıkım bıraktı.
Bu süreçte yaşanan toplumsal olaylar ve güvenlik sorunları sadece bireysel değil, kurumsal düzeyde de hassasiyet gerektiriyor. Tıpkı Denizli Yenişehir’de yaşanan silahlı çatışma gibi, toplumun genel huzurunu bozan şiddet olayları karşısında yargı mekanizmalarının caydırıcı kararlar alması bekleniyor.
İddianameye Tepki: ‘Kasten Yaralama’ Değil, ‘Öldürmeye Teşebbüs’
Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede U.A. hakkında ‘silahla tehdit’ ve ‘kasten yaralama’ suçlamalarıyla dava açılması, Seda Nur Atılkan’ı hayal kırıklığına uğrattı. Atılkan, “Canice öldürülmeye çalışıldım. Vücudumun her yerinde izler var, kafatasım ısırıldı. Bu sadece bir yaralama değil, hayatıma kastetme girişimidir” diyerek tepkisini dile getirdi.
Güvenlik kamerası kayıtlarına da yansıyan görüntülerde, failin otomobille kaçan Atılkan’ı takip ettiği görülüyor. Bu somut delillere rağmen suç vasfının düşük tutulması, mağdurun “Adalet istiyorum, ölmek istemiyorum” feryadını daha da anlamlı kılıyor. Şiddetin her türlüsüyle mücadele ederken, bazen teknolojik çözümler bile yetersiz kalabiliyor; tıpkı yapay zeka destekli yeni nesil kolye ODYSS N1 gibi hayatı kolaylaştıran teknolojiler gelişse de, temel insan hakları olan yaşam hakkının korunması yargının en öncelikli görevidir.
Devletten Koruma ve Adalet Beklentisi
Daha önce de sistematik şiddet gördüğünü belirten Atılkan, failin ailesi tarafından hastanede baskı gördüğünü iddia etti. Kadınların şiddet sarmalından kurtulabilmesi için devletin etkin koruma mekanizmalarını işletmesi gerektiğinin altını çizen mağdur, “Devlet bize sahip çıksın” mesajını verdi. Hukukçular ise, bu tür vakalarda suçun vasfının ‘öldürmeye teşebbüs’ olarak değiştirilmesinin, benzer suçların önlenmesi adına kritik bir emsal teşkil edeceğini belirtiyor.
Toplumsal huzurun sağlanması noktasında, OVP ile açıklanan ekonomik yol haritası kadar, sosyal adaletin sağlanması ve kadına yönelik şiddetle mücadele politikalarının da kararlılıkla uygulanması büyük önem taşıyor.



