⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 583
🕐 Son Güncelleme: 06.09.2026 17:55
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletinde yerel saatle 18.00’de sona eren seçimlerde aşırı sağcı AfD yüzde 44,5 oy oranıyla birinci oldu.
- Bu tarihi sonuç, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ve 1949’dan bu yana ilk kez aşırı sağ bir partinin bir eyalette iktidar ortağı olabilmesinin önünü açtı.
- Diğer siyasi partiler AfD ile koalisyon kurmayı reddederken, kesin seçim sonuçlarının bu gece veya yarın netleşmesi bekleniyor.
Almanya siyasetinde son yılların en büyük depremi Saksonya-Anhalt eyaletinde gerçekleşti. 1,7 milyon seçmenin oy kullanma hakkına sahip olduğu kritik seçimlerde, sandıkların kapanmasının ardından paylaşılan ilk veriler adeta siyasi tarihe geçti. Almanya’da Aşırı Sağ Parti Tarih Yazdı: Seçimi Kazandılar! başlıklarıyla yankı bulan gelişmeler, ülkenin yakın siyasi tarihindeki tüm ezberleri bozacak nitelikte karşımıza çıkıyor.
Alman Birinci Televizyonu ARD tarafından paylaşılan ilk sandık çıkış anketlerine göre, aşırı sağcı parti oylarını 23,7 puan gibi devasa bir oranla artırarak yüzde 44,5 ile yarışın galibi oldu. Daha önceki 2021 seçimlerinde yüzde 20,8 oy alan parti, 2016 yılından bu yana eyalet meclisinde aktif olarak varlık gösteriyordu. Ancak elde edilen bu son zafer, yalnızca yerel bir başarıdan öte anlamlar taşıyor.
İkinci Dünya Savaşı’ndan Sonra Bir İlk
Gerçekleşen bu seçim zaferi, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Almanya’da aşırı sağ çizgideki bir siyasi hareketin ilk kez bir eyalette hükümet ortağı olabilme ihtimalini doğurdu. 1949 yılından bu yana ülkenin kurumsal siyasi düzeninde bugüne kadar görülmemiş bir kırılmaya işaret eden bu sonuç, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, Avrupa genelindeki aşırı sağ yükselişin artık Almanya’nın kalbinde en üst düzeyde kurumsal karşılık bulduğuna dikkat çekiyor.
Benzer siyasi ve toplumsal kırılmaların farklı coğrafyalarda da farklı dinamiklerle incelendiği görülmektedir; tıpkı İzmir Barometresi Raporu: Yoksulluk ve Siyasi Kırılma Büyüyor analizinde ele alınan toplumsal memnuniyetsizliklerin siyaset kurumuna yansıması gibi, Alman seçmeni de değişim arayışını sandığa yansıttı.
Partiler Arasında “Tecrit” Stratejisi Sürüyor
Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından diğer ana akım partilerin tavrı merak konusu oldu. Elde edilen yüzde 44,5’lik tarihi oy oranına rağmen, diğer siyasi partilerin AfD ile herhangi bir koalisyon hükümeti kurmaya sıcak bakmadığı biliniyor. Geleneksel partilerin bu dışlayıcı tutumunun eyalette nasıl bir hükümet krizine yol açacağı ise önümüzdeki günlerin en sıcak başlığı olacak.
Seçim yarışında diğer partilerin durumu da büyük düşüşlere sahne oldu:
- CDU (Hristiyan Demokrat Birlik Partisi): 2021 yılına kıyasla 18,6 puanlık sert bir düşüş yaşayarak yüzde 18,5 ile ikinci sırada yer aldı.
- Sol Parti: Oylarını 1,5 puan kaybederek yüzde 9,5 oranında oy aldı ve üçüncü parti oldu.
- Yeşiller: Yüzde 9 oy oranıyla sandıktan dördüncü parti olarak çıktı.
- SPD (Sosyal Demokrat Parti): 0,4 puanlık küçük bir kayıpla yüzde 8’de kalarak beşinci sırada yer aldı.
- BSW (Sosyal Adalet ve Ekonomik Anlayış İttifakı): Yüzde 5 barajını kıl payı akarak meclise girmeyi başardı.
- FDP (Hür Demokrat Parti): 4,4 puanlık kayıpla yüzde 2’de kaldı ve eyalet meclisindeki barajın altında kalarak dışarıda kaldı.
Seçimlere dair tüm bu siyasi hareketlilik yaşanırken, Almanya’daki bu gelişmeler dış politika ve uluslararası ilişkiler kulislerinde de yoğun şekilde tartışılıyor. Bu dönemeçte ülkede yaşayan vatandaşların güvenliği, sosyal hakları ve günlük yaşam dinamikleri de en az siyaset kadar önem arz ediyor; nitekim dünyada ve Türkiye’de yaşanan ani değişimler, Şanlıurfa’da Tarım İşçisi Faciası: Minibüs Kanalda! gibi acı olaylarda olduğu gibi hayatınher alanında radikal tedbirlerin alınması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.
Saksonya-Anhalt genelinde sandıkların kapanmasıyla birlikte gözler resmi ve kesin seçim sonuçlarına çevrildi. Seçim kurulunun nihai verileri bu gece ya da en geç yarın sabah saatlerinde kamuoyuyla paylaşması bekleniyor.



