⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 402
🕐 Son Güncelleme: 06.09.2026 09:41
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Türk voleybolunun efsane ismi Aysun Ayhan, 31 yaşında kariyerinin zirvesindeyken voleybolu bırakıp başörtüsü takma kararının perde arkasını paylaştı.
- Ayhan, aldığı radikal kararın ardından medyada çıkan haberlerin ailesini, özellikle de annesini derinden sarstığını belirterek Uğur Dündar’ın o dönemki yayınını eleştirdi.
- Kariyerini kendi isteğiyle noktalayan Ayhan, aradan geçen yıllara rağmen o günlerde yaşanan baskı ve üzüntü dolu anları ilk kez tüm şeffaflığıyla dile getirdi.
Türk voleybolunun “Tek ayak Aysun” lakabıyla hafızalara kazınan, milli formayı başarıyla terletmiş efsane ismi Aysun Ayhan, uzun yıllar süren sessizliğini bozdu. 12 yaşında Fenerbahçe altyapısında başladığı voleybol kariyerini, 31 yaşında ve tam zirvedeyken noktalama kararı alan Ayhan, o dönem kamuoyunu meşgul eden başörtüsü kararının arka planını anlattı.
Voleybolun Zirvesinde Gelen Radikal Karar
Kariyerinin en verimli döneminde voleybolu bırakma kararı, spor camiasında büyük bir şaşkınlıkla karşılanmıştı. Ancak Ayhan, bu kararın anlık bir heves değil, uzun süredir içinde taşıdığı bir inanç olduğunu vurguladı. “Beni bilenler, tanıyanlar bilir. Yakın arkadaşlarıma hep voleybolu bırakınca örtüneceğimi söylerdim. Hatta son iki sene namaz kılarak oynadım,” ifadelerini kullanan eski milli sporcu, bu süreci tamamen kendi iradesiyle yönettiğini belirtti.
Türkiye’de gündem hızla değişirken, geçmişin izleri de 500 yıllık dünya haritası gibi köklü değişimlere uğrayabiliyor. Ayhan’ın yaşadığı süreç de o dönemin toplumsal dinamikleri açısından önemli bir örnek teşkil ediyor.
“Uğur Dündar Annemi Çok Ağlattı”
Aysun Ayhan’ın açıklamalarında en dikkat çeken bölüm ise duayen gazeteci Uğur Dündar’ın o dönem yaptığı haber oldu. Ayhan, kendi kararıyla voleybolu bırakmış olmasına rağmen, medyanın konuyu ele alış biçiminin ailesini derinden yaraladığını ifade etti. Ayhan, “Hiç unutmuyorum, annemle oturuyorduk. Annem haberleri izlerken ağlamaya başladı. ‘Anne niye ağlıyorsun?’ diye sorduğumda, o dönem yapılan haberlerin üzerimizde yarattığı baskıyı ve üzüntüyü gördüm,” diyerek yaşadığı o zor günleri anımsadı.
Toplumun farklı kesimlerinde yaşanan bu tür travmalar, zaman zaman İstanbul’da yaşanan şiddet olayları veya toplumsal adaletsizlikler gibi farklı mecralarda da tartışılmaya devam ediyor. Ayhan, o dönem kendisine yöneltilen eleştirilerin kişisel bir inanç tercihinden ziyade, kamuoyunda farklı bir boyuta çekilmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.
“Daha Oynayabilirdim”
Fiziksel olarak voleybol oynamasına engel bir durumu olmadığını belirten Ayhan, “Ameliyatlık bir sakatlığım yoktu, sadece aşillerim ağrıyordu. Özel hayatıma, uykuma ve beslenmeme çok dikkat ederdim. İsteseydim kariyerime devam edebilirdim ancak inancım, voleybolun önüne geçti,” sözleriyle sporu bırakma kararının tamamen manevi bir tercih olduğunu yineledi. Ayhan, günümüzde sporcuların yaşadığı okullardaki şiddet ve disiplin sorunları gibi gündem maddelerinin aksine, kendi döneminde kişisel tercihler üzerinden büyük bir toplumsal baskı gördüğünü de sözlerine ekledi.



