⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 403
🕐 Son Güncelleme: 06.09.2026 09:46
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- ABD ile İran arasındaki askeri gerilimin tırmanması ve Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat endişeleri, küresel piyasalarda enflasyon riskini tetikledi.
- ABD’de açıklanan tarım dışı istihdam verisinin beklentileri aşması, Fed’in faiz artırımına gideceği yönündeki beklentileri yüzde 65 seviyesine çıkardı.
- Değerli metaller, Fed yetkililerinin çelişkili açıklamaları ve tahvil faizlerindeki yükselişin etkisiyle haftayı dalgalı ve satış ağırlıklı bir seyirle kapattı.
Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ın (OVP) detayları kamuoyuyla paylaşılırken, küresel piyasalar ABD merkezli ekonomik veriler ve jeopolitik kırılmalarla sarsılıyor. ABD ile İran arasındaki askeri gerilimin yeniden tırmanışa geçmesi, enerji sevkiyatlarının ana damarlarından biri olan Hürmüz Boğazı üzerindeki endişeleri zirveye taşıdı. Bu durum, petrol fiyatlarında yükselişin küresel enflasyonu yeniden körükleyebileceği beklentisini doğurarak tahvil piyasalarında ciddi bir satış baskısına yol açtı.
Tahvil Piyasalarında Rekor Seviyeler
Hafta içinde ABD 10 yıllık tahvil faizleri yüzde 4,82 ile Kasım 2023’ten, 2 yıllık tahvil faizleri ise yüzde 4,42 ile Ocak 2025’ten bu yana görülen en yüksek seviyelere ulaştı. Tahvil piyasasındaki bu hareketlilik, yatırımcıların güvenli liman arayışını değiştirirken, Büyük Altın Göçü gibi küresel stratejik hamlelerin de altını çiziyor. Fed yetkililerinin açıklamaları ise faiz beklentilerinde ciddi bir dalgalanma yarattı.
İstihdam Verileri Fed’in Yol Haritasını Belirliyor
New York Fed Başkanı John Williams, enflasyonun yavaşladığına dair iyimser mesajlar verirken, Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, eylül ayında faizlerin sabit tutulabileceğine dair kapıyı araladı. Ancak haftanın son işlem gününde gelen tarım dışı istihdam verisi tüm dengeleri değiştirdi. Ağustos ayında 162 bin kişi artan istihdam, 56 binlik piyasa beklentisini büyük farkla geride bıraktı. Bu veri, Fed’in faiz artırma ihtimalini yüzde 65’e taşıyarak piyasalarda yeniden “sıkı para politikası” endişelerini tırmandırdı.
Değerli Metaller ve Merkez Bankalarının Tavrı
Fed’in para politikasına ilişkin belirsizlikler, değerli metaller üzerinde baskı kurmaya devam ediyor. Özellikle güçlü istihdam verisi sonrası yükselen tahvil faizleri, altının yatırımcı cazibesini kısa süreliğine törpüledi. Diğer yandan, dünya genelinde merkez bankalarının rezervlerine altın ekleme eğilimi sürüyor. Dünya Altın Konseyi verilerine göre, merkez bankaları temmuz ayında net 23 ton altın alımı gerçekleştirdi. Bu alımlarda Çin, 20 tonluk payla liderliği elinde tutarken, Elon Musk Türkiye gündemine oturdu başlıklı haberlerde de yer alan küresel ekonomik etkileşimler, ülkelerin stratejik rezerv yönetimini doğrudan etkiliyor.
Yılın ilk 7 ayında resmi olarak bildirilen net altın alımı 130 tona ulaşmış durumda. Çin Merkez Bankası, üst üste 21 aydır altın alımı yaparak toplam rezervini 2 bin 366 tona yükseltti. Polonya gibi ülkelerin de portföylerini çeşitlendirme çabaları, altın piyasasının jeopolitik risklere karşı bir “sigorta” olarak görülmeye devam ettiğini kanıtlıyor.



