⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 397
🕐 Son Güncelleme: 06.09.2026 12:49
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Gülistan Doku soruşturmasında aranan ve ABD’de yakalanan Umut Altaş, FBI görevlilerine verdiği 34 sayfalık ifadede cinayete tanık olduğunu itiraf etti.
- Altaş, Doku’nun Mustafa Türkay Sonel tarafından araç içinde vurulduğunu, cesedin Pertek yolu çevresine gömüldüğünü ve sürece dönemin valisinin korumasının dahil olduğunu öne sürdü.
- Türkiye’ye gönderilen FBI tutanakları, soruşturmada kasten öldürme ve delilleri karartma suçlamalarıyla yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
Türkiye’nin yıllardır cevabını aradığı Gülistan Doku soruşturmasında, uluslararası adli iş birliği sayesinde düğüm noktası sayılabilecek bir gelişme yaşandı. Hakkında yakalama kararı bulunan ve ABD’de olduğu tespit edilen kilit isim Umut Altaş’ın, FBI tarafından gerçekleştirilen iki günlük sorgusuna ait 34 sayfalık resmi tutanak, Adalet Bakanlığı aracılığıyla Türk yargı makamlarına ulaştı.
FBI Sorgusunda “Cinayet” İtirafı
Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturma kapsamında, ABD makamlarına gönderilen 109 soruluk liste, Pennsylvania’daki Moshannon Valley İşleme Merkezi’nde yanıt buldu. 19-20 Ağustos 2026 tarihlerinde gerçekleşen sorgulamada Umut Altaş, Gülistan Doku’nun akıbetine dair dehşet verici iddialarda bulundu. Altaş, FBI görevlilerinin doğrudan yönelttiği “Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku’yu öldürdüğüne inanıyor musun?” sorusuna “Evet” yanıtını vererek, cinayet anına bizzat tanıklık ettiğini belirtti.
İfadedeki Korkunç Detaylar: Pertek Yolu İşareti
Altaş’ın ifadelerine göre, Gülistan Doku bir araç içerisinde vurularak hayatını kaybetti. Cesedin bagaja taşındığını iddia eden şüpheli, olayın hemen ardından dönemin valisinin koruma görevlisi Şükrü Eroğlu’nun devreye girdiğini ve kendisine “babam bu işi halledecek” denildiğini ileri sürdü. Cesedin, Tunceli’nin Pertek ilçesi yolu çevresinde bir noktaya gömülmüş olabileceğini belirten Altaş, olay yerinden ayrıldıktan sonra tekrar geri dönerek güvenlik kameralarını kontrol ettiklerini itiraf etti.
Bu gelişmeler, kamuoyunda Gülistan Doku cinayetinde şok itiraf olarak geniş yankı uyandırdı. Yargı süreci, bu yeni deliller ışığında kasten öldürme, nitelikli cinsel saldırı ve delilleri yok etme suçlamaları üzerinden derinleşiyor.
Soruşturmada Yeni Bir Dönem
Türkiye’nin adli yardımlaşma talebine yanıt olarak hazırlanan FD-302 kodlu FBI raporu, davanın seyrini tamamen değiştirdi. Daha önce pek çok farklı başlıkta gündeme gelen Gülistan Doku davasında FBI itirafı ile birlikte, olayın basit bir kayıp vakası değil, planlı bir cinayet ve sonrasında örgütlü bir delil karartma süreci olduğu iddiaları güçlendi.
Öte yandan, ülke gündemindeki diğer önemli başlıklar da dikkat çekiyor. MİT’ten kırmızı bülten operasyonu ile güvenlik güçlerinin uluslararası düzeydeki başarısı sürerken, Gülistan Doku dosyasına giren bu yeni ifadeler, adaletin yerini bulması adına kritik bir eşik olarak görülüyor.



