⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 442
🕐 Son Güncelleme: 06.09.2026 16:26
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, İstanbul’daki Silivri Marmara Cezaevinde tutuklu bulunan isimleri ziyaret ederek duruşma ve cezaevi şartlarını yerinde inceledi.
- Tanrıkulu, tutukluların sadece 3-4 saatlik uykuyla günlerce süren duruşmalara çıkarıldığını, bu durumun insan onuruna aykırı fiziksel bir işkenceye dönüştüğünü vurguladı.
- Yaşanan ağır hukuksuzlukların ve savunma hakkına getirilen kısıtlamaların darbe dönemlerini dahi geride bıraktığını ifade eden siyasetçi, acil iyileştirme çağrısında bulundu.
Türkiye’nin siyaset gündeminde tartışma yaratacak açıklamalar, kıdemli hukukçuların ve siyasetçilerin denetim raporlarıyla gelmeye devam ediyor. Ülke genelindeki yargı süreçleri ve cezaevi koşulları tartışma konusu olurken, İstanbul, Türkiye‘de bulunan Silivri Marmara Cezaevi’nden gelen son bilgiler insan hakları ihlallerinin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, cezaevinde gerçekleştirdiği kapsamlı ziyaretlerin ardından düzenlediği basın toplantısında iktidarın yargı politikalarına ve cezaevi idaresine sertlukle yüklendi.
“İnsan Onuruna Aykırı Bir Yargılama Biçimi Olamaz”
Gece yarısına kadar süren duruşma maratonlarının tutuklular üzerinde sistematik bir baskı aracı haline geldiğini belirten Tanrıkulu, mahkeme salonlarındaki çalışma saatlerini somut örneklerle eleştirdi. Günlük mesai saatlerinin sınırlarını aşan yargılamaların tutukluların fiziksel ve ruhsal sağlığını tehdit ettiğini belirten deneyimli siyasetçi, benzer hak ihlallerinin geçmişteki olağanüstü hal ve sıkıyönetim rejimlerinde bile bu kadar sistematik uygulanmadığını dile getirdi.
Ülke genelindeki sıcak gelişmeler ve hak arayışları sadece adalet koridorlarıyla sınırlı kalmıyor. Toplumun farklı kesimlerinden gelen tepki ve talepler, Türkiye’nin demokratik standartlarının yeniden masaya yatırılmasına neden oluyor. Benzer şekilde, yakın zamanda kamuoyuna yansıyan Adalet Bakanı Gürlek’ten 2027-2029 OVP Açıklaması! haberi, yargı ve ekonomi alanındaki yeni planlamaların tartışıldığı bir dönemde dikkat çekmişti.
3-4 Saatlik Uykuyla Duruşma Salonuna Çıkarılıyorlar
Silivri’deki duruşma periyotlarının detaylarını paylaşan Sezgin Tanrıkulu, mahkemelerin gece yarısı hatta sabaha karşı saat 02.00’ye kadar uzatıldığını aktardı. Tutukluların koğuşlarına dönüp uyuması, sabah erken saatlerde ise yeniden adliyeye sevk edilmesi sürecinin ortalama sadece 3-4 saatlik bir uyku süresi tanıdığını ifade etti. Bu durumun dört gün boyunca kesintisiz devam ettiğini belirten Tanrıkulu, yaşananları şu sözlerle özetledi: “Böyle insan bedenini yoran, insan onurunu zedeleyen bir yargılama biçimi olamaz. Bütün uyarılara rağmen mahkeme bu keyfi tutumunu ısrarla sürdürüyor.”
Nezarethane Koşulları ve Savunmaya Müdahale
Yalnızca duruşma saatleri değil, aynı zamanda adliye içindeki fiziki şartların da insan haklarına tamamen aykırı olduğunu vurgulayan Tanrıkulu, duruşma salonunun alt katındaki nezarethanelere dikkat çekti. Yarım metre yüksekliğindeki kapılardan girilen, 40’tan fazla tutuklunun tıkıldığı havasız alanların insan sağlığını tehdit ettiğini söyledi. Öte yandan, yargılamalar sürerken siyaset sahnesindeki hareketlilik de hız kesmeden devam ediyor. Ülke gündemini sarsan siyasi gelişmeler ve parti kulislerindeki son durum için Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Gündemde İlk Sırada! başlıklı incelemeye göz atabilirsiniz.
Savunma hakkının kısıtlandığını, mahkeme başkanlarının avukatlara ve sanıklara yönelik doğrudan “Sus”, “Otur” gibi müdahalelerde bulunduğunu belirten Tanrıkulu, adil yargılama ilkelerinin tamamen askıya alındığını savunarak yetkilileri derhal hukuka uygun davranmaya davet etti.



