⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 347
🕐 Son Güncelleme: 06.09.2026 15:28
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, İstanbul Silivri’deki Marmara Cezaevi Kampüsü’nde incelemelerde bulundu ve cezaevi önünde açıklama yaptı.
- Tanrıkulu, duruşmaların gece yarısına kadar sürdüğünü, tutukluların günde sadece 3-4 saat uykuyla mahkemeye getirildiğini ve temel insani hakların kısıtlandığını ifade etti.
- Yaşanan hukuksuzlukların sıkıyönetim ve darbe dönemlerini aratmadığını belirten Tanrıkulu, insan onurunu zedeleyen bu yargılama düzenine son verilmesi çağrısında bulundu.
İstanbul, Türkiye — YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Silivri’de bulunan Marmara Cezaevi Kampüsü önünde yaptığı basın açıklamasında, devam eden yargılama süreçlerine ve cezaevi koşullarına çok sert tepki gösterdi. Kampüs içerisindeki duruşma salonlarında ve koğuşlarda yaşananların insan onuruyla bağdaşmadığını vurgulayan Tanrıkulu, sürecin en ağır darbe dönemlerini bile geride bıraktığını savundu.
“İnsan Bedenini Yoran Bir Yargılama Biçimi Olamaz”
Cezaevindeki mahkumları ve dostlarını ziyaret ettiğini belirten Sezgin Tanrıkulu, özellikle son üç haftadır İstanbul Büyükşehir Belediyesi davalarının görüldüğü yeni duruşma salonlarında büyük bir zulüm ve hukuksuzluk yaşandığına dikkat çekti. Duruşma saatlerinin insan fizyolojisini zorlayacak düzeyde uzatıldığını belirten Tanrıkulu, şu çarpıcı örnekleri paylaştı:
“Duruşmalar sabah saatlerinde başlıyor ancak gece yarısından sonra 01.00’e, 02.00’ye kadar devam ediyor. Gece yarısı koçuna dönen bir tutuklu ancak sabaha karşı birkaç saat uyuyabiliyor ve sabah yeniden duruşma salonuna getiriliyor. İnsanlar sadece 3-4 saatlik uykuyla dört gün boyunca bu tempoya maruz bırakılıyor. Bu durum, insan bedenini yoran ve insan onurunu doğrudan zedeleyen bir uygulamadır.”
Darbe Dönemlerini Aratmayan Koşullar
Açıklamasında cezaevi altındaki nezarethanelerin durumuna da değinen Tanrıkulu, kapı yüksekliği yarım metreyi bulmayan havasız alanlarda 40’tan fazla tutuklunun bekletildiğini söyledi. Yargılama esnasında avukatların ve sanıkların savunma haklarının kısıtlandığını, en temel hukuki güvencelerin hiçe sayıldığını belirten Tanrıkulu, bu tabloyu dünyayı sarsan dava süreçlerindeki aşırı uygulamalara benzetti. Benzer şekilde, gündemdeki sıcak gelişmeler ve hak arama mücadeleleri toplumun farklı kesimleri tarafından yakından takip ediliyor; örneğin siyasi gelişmeler ve kongre süreçleri de bu dönemde kamuoyunun odak noktasında yer alıyor.
Temel İhtiyaçlar ve Basın Yayın Yasakları
Yalnızca mahkeme salonlarında değil, cezaevi içinde de keyfi uygulamaların devam ettiğini dile getiren milletvekili, ortopedik terliğe ihtiyaç duyan tutuklulara gözlem kurulu kararı gerekçe gösterilerek bu imkanın verilmediğini kaydetti. Ayrıca bazı cezaevlerinde Halk TV, Sözcü Gazetesi ve BirGün Gazetesi gibi yayınların tutuklulara ulaştırılmadığını, bilgiye erişim hakkının da engellendiğini belirtti.



