⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 386
🕐 Son Güncelleme: 06.09.2026 11:34
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve BAE, İsrailli bakanlar Ben-Gvir ve Katz’ın Gazze’deki Filistinlileri zorla yerinden etmeye yönelik kışkırtıcı açıklamalarını ortak bir bildiriyle kınadı.
- Bakanlar, bu tür planların uluslararası hukuku açıkça ihlal ettiğini ve bölgedeki barış çabalarını, özellikle de iki devletli çözüm hedefini doğrudan tehdit ettiğini vurguladı.
- Uluslararası topluma ve BM Güvenlik Konseyi’ne çağrıda bulunan ülkeler, işgal altındaki topraklarda yeni bir demografik gerçeklik dayatılmasına karşı kararlı duruş sergilenmesini talep etti.
Türkiye’nin öncülüğünde bir araya gelen Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanları, İsrailli yetkililer Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich’in (Katz) Filistinlilerin Gazze Şeridi’nden zorla yerinden edilmesine yönelik açıklamalarına karşı ortak bir cephe oluşturdu. Yayınlanan sert bildiride, bu tür kışkırtıcı söylemlerin bölgedeki insani krizi derinleştirdiği ve uluslararası hukuku hiçe saydığı ifade edildi.
Uluslararası Hukuk ve Barış Tehdit Altında
Bakanlar tarafından yapılan açıklamada, Filistin halkını kendi topraklarından koparmayı amaçlayan her türlü planın, uluslararası insani hukuk ilkelerine aykırı olduğu belirtildi. Özellikle Türkiye ekonomisinde 2027-2029 yol haritası gibi küresel istikrarın konuşulduğu bir dönemde, bu tür radikal çıkışların bölgedeki barış umutlarını ciddi şekilde zedelediği kaydedildi. Bakanlar, bu açıklamaların yalnızca birer söylem değil, resmi bir politika haline getirilmesinin yaratacağı “ciddi sonuçlar” konusunda İsrail’i ve uluslararası kamuoyunu uyardı.
İki Devletli Çözüm Vurgusu
Bildiride, Gazze Şeridi’nin işgal altındaki Filistin topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulanarak, 4 Haziran 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin kurulmasının tek kalıcı çözüm olduğu yinelendi. Bakanlar, zorla yerinden etme girişimlerinin, bölgedeki istikrarı tesis etmeye yönelik tüm uluslararası diplomatik çabaları boşa çıkardığını belirtti.
Öte yandan, bölgedeki gerilim devam ederken orman yangınlarına sıkı takip gibi iç güvenlik konularının yanı sıra, küresel çapta yaşanan diplomatik krizler de yakından izleniyor. Bakanlar, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni (BMGK) sorumluluk almaya çağırarak, İsrail’in işgal altındaki topraklarda yeni bir demografik gerçeklik yaratma çabalarına karşı kararlı bir tavır takınılması gerektiğini ifade etti.
Diplomatik Tepkiler Büyüyor
Filistin halkının kendi topraklarında kalma iradesine tam destek verdiklerini belirten 8 ülke, Filistin davasını zayıflatmayı hedefleyen tüm girişimlerin karşısında olduklarını bir kez daha teyit etti. Diplomatik çevreler, bu ortak açıklamanın İsrail üzerindeki uluslararası baskıyı artıracağını ve önümüzdeki günlerde daha fazla ülkenin bu girişime destek verebileceğini öngörüyor. Son olarak, İstanbul Havalimanı Avrupa zirvesini kimseye bırakmıyor gibi küresel başarıların konuşulduğu bir atmosferde, bölge ülkelerinin ortak hareket etme kabiliyetinin diplomatik açıdan büyük bir önem taşıdığı değerlendiriliyor.



